Reklamı Kapat

AKP'nin 3 vahim yanlışı: Güney sınırlarımız tehlikede

AKP hükümetinin yanlış politikaları; Türkiye'nin güney sınır hattının boydan boya tehlikeye girmesine neden oldu. Irak, Kıbrıs ve Suriye sınırları bağımlı dış politikadan büyük zarar gördü.

İnternet Haber Merkezi
İnternet Haber Merkezi Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

2002 yılından bu yana 17 senedir iktidarda bulunan AKP'nin dış politikada atmış olduğu yanlış adımlar, Türkiye'nin güney sınırının güvenliğinin tehdit altına girmesine sebep oldu. AKP'nin özellikle Irak, Kıbrıs ve Suriye politikalarındaki yanlış hamleleri Türkiye'nin güney sınırında boydan boya tehlikeli bir ortam oluşmasına yol açtı.

İLK YANLIŞ ADIM: IRAK POLİTİKASI

3 Kasım 2002 yılında iktidara gelen AKP'nin dış politikada yapmış olduğu ilk vahim hata Irak'a ilişkin oldu. AKP'nin Irak meselesindeki yanlış adımları sadece güney sınırlarımız için değil topyekün İslam coğrafyası için de bir felaketin başlangıcı oldu. AKP Hükümetlerinin Irak meselesinde izlemiş olduğu siyaset neticesinde işgalci ABD, bölgede emellerini gerçekleştirme noktasında büyük bir adım atmış oldu. Bu politikanın sonucu olarak; milyonlarca Müslüman katledildi, binlerce kadın işgal askerlerinin tecavüzüne uğradı, on binlerce çocuk yetim kaldı.

ABD kaynaklı bölgesel politikanın tarafı olan AKP hükümeti, 2003'te başlayan Irak işgalinde TBMM'den tezkere çıkmamasına rağmen, İncirlik Üssü'nden 4990 sortiye izin verildiği dönemin Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül tarafından açıklanmıştı. Diğer taraftan yapılan lojistik yardımlarla masum insanların ölümünden sorumlu olan AKP, Irak'ın fiilen bölünmesine de hizmet etmiş oldu. Irak'ın fiilen bölünmesi, Türkiye'yi de etnik temelde derinden etkileyebilecek bir durum olarak ortaya çıktı.

ABD'nin Irak'ı işgal sürecinde, işgal destek pozisyonu alan AKP hükümeti, izlemiş olduğu yanlış politika ile Türkiye'nin güney sınırının da tehlike altına girmesine sebep oldu. AKP'nin büyük hatalar yaptığı süreçte Irak, ABD tarafından işgal edildi. İşgal sonrasında Irak'ta etnik ve mezhepsel ayrışma had safhaya çıktı, fiili bölünme gerçekleşti ve bölgedeki ABD varlığı arttı.

MİLLİ GÖRÜŞ LİDERİ ERBAKAN AKP'Yİ UYARMIŞTI

ABD'nin Irak'ı işgali sürecinde AKP'nin izlemiş olduğu siyaset Milli Görüş tarafından sert tepki ile karşılanmıştı. AKP'nin Irak politikasına yönelik en sert eleştirileri Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmetin Erbakan Hoca yapmıştı. Erbakan Hoca, Irak'ın işgaline Türkiye'nin alet edilmemesi için yoğun çaba göstermişti.

ABD'nin Irak'ta gerçekleştirdiği katliamları telin etmek için 2004 yılında Saadet Partisi tarafından organize edilen "Zalimlere Lanet Mitingi"nde konuşan Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmetin Erbakan Hoca, AKP yöneticilerine yönelik şu tepkiyi göstermişti:

"'Komşuda yangın varken eli bağlı oturmayız' diyen ey AKP yöneticleri! Şimdi en büyük katliam, en büyük yangın varken nasıl eliniz, kolunuz, diliniz bağlı oturuyorsunuz. Yazıklar olsun size, yazıklar olsun size, yazıklar olsun size!"

 AKP'nin Irak işgalinde ABD'ye yardım ettiğini belgeleyen Resmi Gazete nüshası için tıklayınız

AKP'NİN İKİNCİ BÜYÜK YANLIŞI: KIBRIS POLİTİKASI

AKP'nin Türkiye'nin güney sınırlarını tehlikeye atan politikasının ikinci büyük sac ayağı, 1974 yılında Erbakan Hoca'nın büyük gayretleriyle fethedilen Kıbrıs oldu.

İktidara geldiğinde "Kıbrıs'ta çözümsüzlük çözüm değil" sloganını kullanan AKP, Kıbrıs konusunda attığı yanlış adımlar ile başta Akdeniz kıta sahanlığı olmak üzere Türkiye'nin güney sınırını derin bir tehlikeye soktu.

Türkiye'nin güney sınırının tehlikeli bir hal almasına yol açan sebeplerden biri de 'Annan Planı'na verilen destek oldu. Kıbrıs'ta Annan Planı çerçevesinde kurulması düşünülen 'Birleşik Kıbrıs Devleti'ne taraf olan AKP, Kıbrıs konusunda yanlış bir politika sergilemiş oldu.

Annan Planı başarılı olsaydı ne olacaktı?

  • Türk askeri adadan çekilecekti.
  • Türkiye, 1974 barış harekatı ile elde ettiği haklardan vazgeçmiş olacaktı.
  • Kıbrıs Türkleri'nin sahip olduğu toprakların büyük bir kısmı Rumların eline geçecekti.
  • Kurulacak yeni devlette Rumların etkisi fazla olacaktı.

MHP KIBRIS KONUSUNDA AKP'Yİ TESLİMİYETÇİ OLARAK GÖRÜYORDU

Bugünlerde AKP ile birlikte Cumhur İttifakı adı altında birlikte hareket eden MHP, Kıbrıs konusunda AKP'yi teslimiyetçi olarak görüyordu.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), 2003 yılında yayınladığı 'Kıbrıs Raporu'nda AKP'yi teslimiyetçi ve Batı karşısında kompleks içinde olan bir parti olarak nitelendiriyordu.

AKP'nin Kıbrıs konusuda teslimiyetçi bir tavır sergilediği belirtilen raporda; AKP'ye yönelik kullanılan ifadeler şu şekilde:

"Kıbrıs’a ilişkin tartışmalarda, daha işbaşına gelmeden sergilemeye başladıkları teslimiyetçi tavırlarla AKP iktidarının konumu merkezi bir öneme sahiptir."
"AKP iktidarının Kıbrıs meselesine bakışında, Batı karşısındaki aşağılık kompleksinin oluşturduğu zihin bulanıklığının yanı sıra, iç siyasete yönelik hesaplar da belirleyici olmuştur."

MHP 2003 yılında yayınladığı 'Kıbrıs Raporu'unda AKP'nin Kıbrıs'ı milli yük olarak gördüğünü belirtilirken, şu ifadeler dikkat çekmişti:

"Kıbrıs meselesini artık “millî dava” olarak değil, “millî yük” ve “ayak bağı” olarak algılayan AKP iktidarının, seçmenden teslimiyetçi Kıbrıs politikaları için destek de almamış olmasına rağmen seçimlerden hemen sonra gözle görülür hale gelen tavır değişikliği çok düşündürücüdür."

Özellikle 31 Mart'ta gerçekleştirilecek yerel seçimlere az bir süre kala beka sorunu kavramı dillendirilirken MHP'nin Kıbrıs konusunda eleştirdiği AKP ile yan yana yer alması dikkat çekiyor.

AKP'NİN SINIRLARIMIZI TEHLİKEYE ATAN ÜÇÜNCÜ YANLIŞ POLİTİKASI: SURİYE!

AKP iktidarının dış politikada izlemiş olduğu yanlış adımların bir örneği de Suriye'de sergilendi. Uluslararası güçlerin Suriye'de başlattıkları iç savaş nedeniyle ülke etnik ve mezhepsel temelli olarak derinden sarsılırken AKP de izlemiş olduğu politikalar ile yangına benzin dökmüş oldu.

AKP hükümeti, savaş neticesinde Suriye'de ortaya çıkan birçok problemin müsebbiblerinden biri oldu. Savaşı durduracak etkin diplomasiyi benimsemeyen AKP, 'Şam'da namaz kılacağız' gibi söylemlerle mevcut yangını daha da körükledi.

Bir dönem Suriye ile sıcak ilişkilere sahip olan AKP hükümeti, Suriye konusundaki yanlış politkaları nedeniyle, 2011'den bu yana devam eden iç savaş neticesinde şu acı tablonun müsebbiplerinden oldu:

  • Yüz binlerce insan hayatını kaybetti.
  • Milyonlarca insan mülteci durumuna düştü.
  • Yaşanan çatışmalar neticesinde ülke harap hale geldi.
  • Ülkede ABD ve Rusya egemenlik alanı oluşturdu.
  • Ülke fiili bölünmenin eşiğine geldi.

Öte yandan iç savaş öncesinde Türkiye ile Suriye arasındaki sınır hattında mayınlı arazinin temizlenmesi de Türkiye'nin sınır güvenliğini derinden etkiledi.

Tarıma açılma gerekçesiyle temizlenen Suriye sınırındaki mayınlı araziler, Türkiye için tehdit konusu haline geldi. Diğer taraftan mevcut tarım arazilerinin verimli bir şekilde işletilmesinde ciddi başarı gösteremeyen AKP hükümetinin ülke güvenliği açısından önemli bir etkiye sahip mayınlı bölgeleri de temizletmesi dikkat çekmişti.

milligazete.com.tr - Yavuz VURAL

12 Mart 2019 - Gündem

Muhabir İnternet Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?