Son Dakika Haberleri

Reklamı Kapat

Taşgetiren: Bizim cenah bir iç sancı yaşıyor

"Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren, "Bizim cenahtan sakınılmış eleştiriler" başlıklı yazısında muhafazakar camiayı mercek altına aldı.

Büyütmek için resme tıklayın

Muhafazakar camiaya yakınlığıyla bilinen "Karar" yazarı Ahmet Taşgetiren, bugün yayınlanan köşe yazısında "sakınılmış eleştiriler" ifadesini kullanarak sosyolojik değerlendirmelerde bulundu.

İslami kesimin sonunda çıkıp, Bu iktidar bizi temsil etmiyordu gibi bir sığınma alanı oluşturamayacağını ifade eden Taşgetiren, "Onun için sevaplarının da günahlarının da bu cenahı ilgilendirdiği muhakkak." ibaresini kullandı.

Karar gazetesi yazarı, iktidara yakın kesimin "Nereye gidiyoruz?" sorusunun sosyal medya ve ev sohbetlerine daha fazla yansıdığı değerlendirmesinde bulundu. Taşgetiren, bu soruya bir cevap niteliği taşıyan "Yolsuzluklar, kısa yoldan, katakullilerle zenginleşmeler, adli alandaki farklı kumpaslar, kibir dili, aile alanındaki savrulmalar, ekonomideki çarpıklıklar, keyfi yönetim tarzı, kamplaşma" konularını maddeler halinde yazısına taşıdı.

İşte Ahmet Taşgetiren'in "Bizim cenahtan sakınılmış eleştiriler" başlıklı yazısından kesitler: 

16 yıllık bir merkezi ve tek başına iktidar söz konusu. Belediyelerde 25 yıllık bir iktidar süreci yaşanmış. 
Hep deniyor, 25 yaşına kadar olanlar, bir şekilde muhafazakar camianın yönetimi içinde doğup büyümüşler ve artısı ile eksisi ile birbirine eklemlenen kadroların iktidarına tanık olmuşlar.
“Bizim cenah”ın kurulu düzenin zulümleri içinde varlıklarını sürdürdüğü bir gerçek. Büyük mücadeleler verildi. Dolayısıyla bugün sağlanan özgürlük ortamının kıymeti görmezden gelinemez. 
Aynı şekilde “Bizim cenah”ın içinde yeniden eski zor günlere dönme endişesinin her türlü değerlendirmeyi etkiliyor olması da tabii.
Bir başka şey, imkanlar kuşkusuz. “Bizim cenah” farkları değerlendirmeye “Belediye köşkleri”ne girilebiliyor olmasından başlayıp, devlet imkanlarından  yararlanabiliyor olmaya kadar devam etmesi “İnsan ve fayda” ekseninde görmezden gelinemeyecek bir durum.
Peki kaygılar niye?
Kaygılar, çıkar hesabı ya da eskiye dönme korkusu sebebiyle bizim değerler dünyamızda olmaması gereken çarpılmalara göz yumup, onların bizim yönetim biçimimizin de özelliği haline gelmesine tahammül etmenin bedeli noktasında toplanıyor.
İtiraz ederken haklıydınız. Çünkü değerlerinizin haklı olduğuna inanıyordunuz.
Ve tabii ki tezlerinize güveniyordunuz. “Biz gelirsek...” diye başlayan cümleler, insanlık için erdemli bir dünya inşa etmeyi vadediyordu.
İşte geldiniz ve geçen yıllar kabul edemeyeceğiniz değer aşınması yekûnunu önünüze koydu.
Ne yapacaksınız?
Şu an “Bizim cenah” bir iç sancı yaşıyor.
Sütunlara, sosyal medya mesajlarına bu sancının “sakınılmış” ifadeleri yansıyor.
“Sakınılmış” diyorum, çünkü bu ifadeler, mesela benzeri bir durum diğer siyasi iktidarlarda olsa, başka türlü bir doz içerirdi.
Sakınmanın gerekçesi de gözleniyor:  Bu gider ötekiler gelirse, bir endişe alanı. Kullanılan imkanlar başka iktidarlarda olur mu, bir endişe alanı. Ve eleştirel tavırlar, “muktedirlerimiz”i nasıl etkiler, boğma ameliyesine maruz kalınır mı, bir tedirginlik alanı.
Bütün bunlarda Türkiye’nin henüz normalleşememiş olmasının etkileri de var.
Ne zaman normalleşeceğiz? Normalleşinceye kadar köprülerin altından ne tür sular geçecek? “Bizim cenah”ta bunları konuşmaya da sıra gelir elbet.

11 Ocak 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

04

Eski Bir Dindar - düne kadar savunduğumuz ne varsa hepsi yerle yeksan

klasik mal bulmuş mağribi tavırları

acırım o camia içinde geçen uzun yıllarıma ki acırım...

Yanıtla . 3Beğen 13 Ocak 00:02
03

İdris Esen - Onlar ki verir laf ile dünyaya nizâmat

Bin türlü teseyyüb bulunur hânelerinde. (teseyyüb: eksiklik, tembellik)

Ziya Paşa

Yanıtla . 1Beğen 12 Ocak 17:54
02

Mgvli12 - Birisi şu Türkiye 'de muhafazakar kavramının ihtivasını ortaya koyabilir mi? Ne demek "muhafazakar"? Neyi muhafaza ediyorlar? Eğer İslamı muhafaza ediyorlar ise, önce kendilerinin Islamın zırhını giymeleri ve tüm nefsi heva ve heveslerinden yüz çevirmeleri gerekmez mi?

İslâm 'da insanlar ikiye ayrılır. İnanan- inanmayan. Başka bir ayrım yoktur. Şimdi muhafazakâr, inanan mı demek? Öyleyse muhafazakar olmayan inanmayandır diyebilir miyiz? Öyle değilse geriye hangi değerlere sahip insanlar muhafazakar kavramına giriyor?

Kanaatimce bu kavram üretme bir kavramdır ve iyi niyetli değildir. Çünkü adam çıkıp "ben müslümanım" "Allah'ın haram dediğinden uzak durur, emrinden çıkmam" dese birtakım beklentiler olacak? Bunları yapmayı veya birtakım şeylerden kaçınmayı göze alamayınca alternatif bir kavrama sığınıyor. Nedir o? "Muhafazakar"...

Bakalım hesap gününde Rabbimiz bizleri nasıl tanımlayacak?

Rabbim hepimizi inananlardan eylesin.

Yanıtla . 2Beğen 12 Ocak 13:45
01

gerçek - akp iktidarı için çoooooook GEÇ

Yanıtla . 1Beğen 12 Ocak 01:38

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?