Özelleştirmede ‘konkordato’ endişesi!

Şeker fabrikalarını alan firmaların özelleştirme ödemelerinin ötelenmesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme talebinde bulundukları öğrenildi.

Büyütmek için resme tıklayın

Ilgın, Yozgat ve Burdur şeker fabrikaları, alıcı firmaların kaynak bulamadığı için ihalesi iptal edilirken, devri yapılan Afyon, Çorum, Bor, Kırşehir, Elbistan, Erzurum, Erzincan, Muş ve Alpullu şeker fabrikalarını alan firmalarda da konkordato endişesi yaşanıyor.

Şeker fabrikalarının özelleştirmesi büyük bir fiyaskoyla sonuçlandı. Millî Gazete’nin ısrarlı yayınlarına ve kamuoyu tepkisine rağmen yanlışta ısrar edilmesinin çiftçi, işçi ve devlete faturası ağır oldu. Özelleştirilen şeker fabrikalarında binlerce işçi işinden olurken, üretici de pancar üretiminden soğudu. Devlete gelir sağlamak amacıyla yapılan fabrika satışlarından da istenilen gelir elde edilemedi. Ilgın, Yozgat ve Burdur şeker fabrikalarının satış ihalesinin iptal edilmesi şeker işçisi ve pancar üreticileri tarafından sevinçle karşılanırken, Özelleştirme İdaresi’nin fabrikalara yönelik gerçek niyetini de gözler önüne serdi. Hiçbir stratejiye dayanmadan alelacele satışa çıkarılan fabrikalardan 10 tanesinin devri yapılabilirken, 1 tanesine alıcı çıkmadı, 3 tanesi de alıcılar yükümlülüklerini yerine getirmediği için satış ihalesi iptal edildi.

PANCAR ÜRETİCİSİ MAĞDUR OLDU

Türkiye’nin stratejik kuruluşlarının başında gelen şeker fabrikalarının ‘sermaye ve sektör yeterlilikleri’ olmayan firmalara satıldıkları ortaya çıktı. Pancar üretimiyle alakası olmayan tamamen sektör dışında, inşaat, tekstil, demir çelik sektöründeki firmalara satılan şeker fabrikalarında pancar üreticisi bu yıl ciddi mağduriyetlerle karşılandı. Elbistan Şeker Fabrikası’nda maliyetleri düşürmek için toprak silonun yapılmamasından dolayı çiftçi pancarını zamanında fabrikaya teslim edemezken, Çorum’da da çiftçiye günlerce nakliye parası ödenmedi.

SERMAYE YETERLİLİĞİ OLMAYAN FİRMALARA NEDEN SATILDI?

Şeker fabrikaları sektör dışından firmalara satıldığı gibi bu firmaların sermaye yeterliliklerinin de olmadığı görüldü. Ilgın Şeker Fabrikası’nı satın alan AlteksTeksil, Burdur Şeker Fabrikası’nı alan Erser-Sterk ortak girişim grubu ile Yozgat Şeker Fabrikası’nı alan Doğuş Gıda, sermaye bulamadıkları için fabrikaların bedelini ödeyemediler. Bu firmaların sermaye yeterlilikleri bulunmamasına rağmen Özelleştirme İdaresi ihale şartnamesine aykırı bir şekilde 5 kere süre uzatımında bulundu.

ÖDEMELERİ UZATMAK İÇİN ERDOĞAN İLE GÖRÜŞECEKLER

Üç şeker fabrikası alıcı firmaların kaynak bulamamasından dolayı satış ihalesi iptal edilirken, devri yapılan 10 şeker fabrikasını alan firmaların da maddi kriz içinde oldukları öğrenildi. Afyon, Çorum, Bor, Kırşehir, Elbistan, Erzurum, Erzincan, Muş ve Alpullu şeker fabrikalarını alan firmaların özelleştirmenin bedeli olan ödemelerinin ötelenmesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşecekleri kaydediliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın firmaların bu talebine nasıl yanıt vereceği bilinmezken, bu durum satışı gerçekleşen 10 şeker fabrikasından beklenilen gelirin elde edilemeyeceğini gösteriyor.

KONKORDATO İLAN EDERLERSE NE OLACAK?

Devri yapılan 10 şeker fabrikasında firmaların konkordato ilan etmeleri durumunda, özelleştirmeden beklenilen gelirin uzun yıllar Hazine’ye ödenmemesi anlamına geliyor. Özellikle bazı firmaların yaşadıkları krizden dolayı aldıkları fabrikanın taksit ödemelerini zamanında yapamayacakları ve konkordato ilan edebilecekleri vurgulanıyor.

YETERLİ SERMAYESİ OLMADIĞI HALDE 3 FABRİKAYI NASIL ALDI?

Nisan ayında yapılan özelleştirme ihalesinde üç tane şeker fabrikasını alan Doğuş Gıda’nın durumu dikkat çekiyor. Doğuş Gıda, ihalelere iddialı bir şekilde girerek, Afyon, Bor ve Yozgat şeker fabrikalarını satın almıştı. Üç fabrikayı satın alarak dikkatleri üzerine çeken Doğuş Gıda, bu fabrikalardan sadece Afyon Şeker Fabrikası’nı devralabildi. Bor Şeker Fabrikası’nı ihale şartnamesine aykırı bir şekilde kontrolünde bulunmayan başka bir firmaya devrederken, Yozgat Şeker Fabrikası’nın da ödemesini yapamadı. Doğuş Gıda’nın yeterli sermayesi bulunmadığı halde özelleştirme ihalelerine nasıl girdiği ve bu üç fabrikayı neden aldığı bilinmezken, Doğuş Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Karakan, Bor Şeker Fabrikası’nın usulsüz devriyle ilgili olarak da, “Paramız yetmedi, aldık sattık, ne var bunda?” diyerek kendisini savunmuştu.

FİYASKO ÇİFTÇİ-İŞÇİ-DEVLET MODELİNİ YENİDEN GÜNDEME GETİRDİ

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin büyük bir fiyasko ile sonuçlanması, çiftçi-işçi-devlet modelinin haklılığını bir kez daha ortaya çıkardı. Şeker pancarı üretiminde söz sahibi olan Fransa, Almanya, Hollanda ve Polonya ile ABD’de şeker üretimi kooperatif modeli ile sürdürülürken, Türkiye’de de bu modelle fabrikaların yeniden yapılandırılması gerekiyor. Üç şeker fabrikasının ihalesinin iptal edilmesi ve devri yapılan fabrikalarda çiftçinin yaşadığı mağduriyetler, Türk Şeker’in bünyesinde kalan şeker fabrikalarının ‘çiftçi-işçi-devlet’ modeliyle yapılandırılmasını yeniden gündeme getirdi.;

Kaynak: Millî Gazete

# ŞEKER FABRİKALARI ÖZELLEŞTİRMESİ İLE İLİŞKİLİ:

28 Aralık 2018 - Ekonomi

Muhabir Sadettin İnan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?