Reklamı Kapat

Oğuzhan Asiltürk: Milli Görüş tercih değil zorunluluktur

Hak ve adalet merkezli bir dünyanın kurulmasının elzem olduğu gerçeği ile hareket eden MİLKO’lar, Hak ve Adalet Konferansı düzenledi

Muhammed Vefa
Muhammed Vefa Tüm Haberleri
+7
Haber albümü için resme tıklayın

Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO) belde-i muhayyere Konya’da 1969 ruhuyla yeni bir çalışmanın fişeğini ateşledi. İnsanlığın saadeti için hak ve adalet merkezli bir dünyanın kurulmasının elzem olduğu gerçeği ile hareket eden MİLKO’lar, ilki Konya’da gerçekleştirilen ‘Hak ve Adalet Konferansı’ tertipledi. Tarihi konferansta ‘hak ve adalet’ kavramları 1969 ruhu ile yeniden ele alındı. Tarihi konferansa Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı Oğuzhan Asiltürk, MİLKO Genel Sekreteri ve Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlyas Tongüç, MİLKO kuruluşlarının genel başkanları, şube başkanları, sivil toplum örgüt temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yeni bir çalışmanın işaret fişeğinin ateşlendiği konferansta konuşan Saadet Partisi YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk, önemli değerlendirmelerde ve tespitlerde bulundu.

PARLAK: CANLA BAŞLA ÇALIŞACAĞIZ

Kur’an-ı Kerim tilaveti ve sinevizyon gösterisi ile başlayan programda MİLKO’lar adına selamlama konuşmasını yapan Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Konya Şube Başkanı Mehmet Parlak, “Konya’mız çok tarihi bir gün yaşıyor. Gündüz Milli Görüşçü Kuruluşları kentimizde toplantılar yaptı. ‘Hak ve adalet’ eksenli bir dünyanın kurulması için ‘Hak ve Adalet Konferansı’ düzenleniyor. Erbakan Hocamızın 1969 yılında attığı tohumlar bugün filizlendi. Şimdi bizim Erbakan Hocamızın kurduğu teşkilatlara sahip çıkmak için canla başla çalışmalıyız” dedi. 

TONGÜÇ: GAYRET VE BEDEL İSTER

Milli Görüşçü Kuruluşların Genel Sekreteri ve Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlyas Tongüç, “Konya, Milli Görüş çadırımızın orta direğidir. ‘Hak ve adalet’ adı konulan konferanslarımızın ilkini Konya’da düzenliyoruz. Bu konferansımız Konya’dan yurdun dört bir yanına yayılacak. Hak ve adaletin olduğu toplumlarda mutluluk ve huzurun olduğunu, hak ve adaletin olmadığı toplumlarda ise her türlü sıkıntının olduğunu görüyoruz. Hak ve adalet dediğimiz şey öyle kolay bir söz değildir. ‘Kenar-ı Dicle’de bir kurt kapsa koyunu, gelir de adl-i ilâhi Ömer’den sorar onu’ demek birkaç saniyemizi alır. Ama bunu yerine getirmek büyük bir gayret ve bedel ister” diye konuştu. 

MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİNİ ÇIKARIRSANIZ BAŞKASININ OYUNCAĞI OLURSUNUZ

Asiltürk, “Tarih boyunca bütün istilalara karşı milletimiz bir araya geldi. Bu kritik noktada saadet dünyasını kurmak için Saadet Partili, AK Partili bütün inançlı arkadaşlarımıza görev düşüyor. Milli Görüş sahibi olursanız bunları başarırsınız. Milli Görüş gömleğini çıkarırsanız bunları başaramazsınız. Başkasının oyuncağı olursunuz. Milli Görüş bir tercih değildir, bir zorunluluktur” dedi.

KULUN HAYRA YÖNELMESİ KEMALDİR

Saadet Partisi YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk, “Milli Görüşçü Kuruluşlar’la bir araya geldik. Bugün burada AK Partili Milli Görüşçü kardeşlerimiz de var. Mümin olmanın altı şartı var. Allah, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahirete ve kadere imandır. Kadere iman derken hayra da, şerre de iman ederiz. Allah insanoğlu ve cinlere cüzi bir irade verdi. Allah bize iyiyi de kötüyü de seçme hakkı verdi. Allah bir zorlama yapmadı. Allah kitaplar gönderiyor ve bizi uyarıyor. Kullun şerre yönelmesi acizliktir, hayra yönelmesi kemaldir” dedi.

HOŞGÖRÜLÜ HAREKET ETMELİYİZ 

“Müminlerin kardeş olduğuna biz karar vermedik” diyen Asiltürk, “Kur’an-ı Kerim’de müminlerin kardeş olduğunu aktarıyor. Şimdi yaşadığımız ortama bakın. Türkiye iki gruba ayrılmış. Biri ne söylese de ‘batıl’ diyor, diğeri ne söylese o ‘batıl’ diyor. Allah bundan razı değil. AK Parti’de ‘bakara makara’ diyen var ama çoğu inançlı bir kesim. Gruplar birbirine düşman. Bu böyle gitmez kardeşim. Kendi arzularıyla yaşayan toplulukları Allah helak etti. Allah’ın emir ve yasaklarını arkalarına attılar. Türkiye’de yaşanan bu değil mi? Her türlü yolsuzluk, kandırma ve tecavüz, her şey var. İmanın altı şartına inanan herkes Müslüman’dır. Diğer kavimlerin başına gelen durum bizim başımıza da gelir. Tabii birdenbire olmaz. Hoşgörülü hareket etmeliyiz” şeklinde konuştu.

İMANLILAR KURTULUR

Asiltürk, bir toplumun Allah ve Peygamber’inden uzaklaşırsa yıkılacağının altını çizerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Size bir müjde vereyim; bu toplumlar fırtınalarla, kasırgalarla ve depremlerle yıkıldı. Ama imanlılar kurtuldu. Lut kavminden sadece bir aile kurtuldu. Bir avuç olsa bile Allah kurtarıyor. Bundan çıkan netice şudur: Batılıların 3. dünya harbi dediği, Melhame-i Kübra dediğimiz yer Hatay, herkes orada zaten. ABD ile Rusya da orada. Her ikisi burada silahlarını kullanacak. ABD’nin, Japonya’ya attığı atom bombası oraları yok etti. Şimdi o silahın bin katı güçlü bombalar yapıldı ve onlar bölgemizde bulunuyor.”

DÜŞMANLIK YAPMAYACAĞIZ

“Dinimize sağlam bağlanırsak başımıza bir şey gelmez” diye vurgulayan Asiltürk, “Birbirimize düşmanlık yapmayacağız. Allah onu bildiriyor. Böyle olursak kısa yoldan döner Hakk’a yöneliriz. Biri imanlı olur da yanlış yolda olursa; bir, Allah onu affeder. İki, dünyada hepimizin başına geliyor. Birtakım imtihanlarla sınanıyoruz. Hastalıklar oluyor. Hastalıklar günahları temizliyor. Bu temizleme bitmezse mezarda biter. Allah ile harp edeceksin. Üç kere umreye gideceksin ‘cennetin başköşesine geçeceğim’ diyorsun. İbadetten daha önemli olan bir şey var o da; imandır. Bir insanın imanlı olması Allah’ın indirdiği kitabını uygulamasıyla olur” diye konuştu.

HAK VE ADALET GELİR

Önemli değerlendirmelerde bulunmaya devam eden Asiltürk, “Hüküm Allah’ındır. Türkiye Cumhuriyet laik sosyal hukuk devletidir. Bu sözlerimi kalp kulağıyla dinleyin. 1924 Anayasası’nda, ‘Türkiye’nin dini İslam’dır’ ifadesi yer alıyordu. O ifadenin yer aldığı Meclis’i feshettiler. 8 sene içinde bugünkü anayasa oluştu. Türkiye’nin dinini bir Meclis değiştirdi. Bir Meclis’le de Anayasa’ya bu maddeyi koyabilirsiniz. Yazılınca peki ne kazanılacak. Anayasa’da olmayan hak ve adalet geri gelir” dedi.

BİR ZULÜM DÜZENİ KURULDU

Asiltürk, İslam ülkelerinde zulmün her geçen gün artığını ifade ederek şunları kaydetti: “Yeniden bir araya geleceğiz. Yeniden güçleneceğiz. Niye olmasın. Kuvvet sahibi Allah’tır. Bir zulüm düzeni kuruldu. Afganistan’da, Gazze’de, Myanmar’da, Irak’ta ve Suriye’de hep zulüm Müslüman ülkelerinde var. İlmi terk edersen, Allah’ın emirlerine uymazsanız bu hale gelirsiniz. Tarih boyunca bütün istilalara karşı milletimiz bir araya geldi. Bu kritik noktada saadet dünyasını kurmak için Saadet Partili, AK Partili bütün inançlı arkadaşlarımıza görev düşüyor. Milli Görüş sahibi olursanız bunları başarırsınız. Milli Görüş gömleğini çıkarırsanız bunları başaramazsınız. Başkasının oyuncağı olursunuz. Milli Görüş bir tercih değildir, bir zorunluluktur.”

ESMERER: KONYA AYAĞA KALKIŞIN SİMGESİ OLACAK

Yeni Bir Dünya Sanayici ve İş Adamları Derneği (YENİAD) Genel Başkanı Selman Esmerer de konuşmasında, İslam coğrafyasında yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek, Konyalıların daha önce olduğu gibi yeniden ayağa kalkışın simgesi olması gerektiğini ifade etti.

KURDAŞ: ÜMMET ADINA HİÇBİR HİZMET OLMAYACAKTI

Daha sonra söz alan Medya ve İletişim Derneği (MEDYA-DER) Genel Başkanı ve Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, “İnsanlar kavramlarla düşünüyor. Hak ve adalet kavramı üzerine yapılan bu konferans yol açıcı olacaktır. Bazı şeyler yokluğu ile belli olur. Milli Görüş Hareketi’nin yokluğunu düşündüğünüz zaman, ne kadar önemli işler yaptığını fark ediyorsunuz. 1969’da Erbakan Hocamız besmeleyi çekmemiş olsa idi, Konya hocamızı Meclis’e göndermemiş olsa idi, Milli Nizam, Milli Selamet, Refah, Fazilet, Saadet partileri kurulmamış olsa idi, MGV – AGD kurulmamış olsa idi, Millî Gazete 46 yıldır ‘Hak geldi batıl zail oldu’ diye bir sesi haykırmamış olsa idi acaba Türkiye’de geriye ne kalıyor? Milli Görüş bu hizmetleri yapmamış olsa idi, Müslümanlar, ümmet adına yapılmış hiçbir hizmet olmayacaktı. Elhamdülillah, Allah’ın lütfu ile bizler önemli bir hizmet veriyoruz. Mevlânâ şöyle der: Adalet nedir? Meyve ağaçlarına su vermektir. Zulüm nedir? Diken sulamaktır. Adalet her nimeti yerli yerine koymaktır. Milli Görüş Hareketi her şeyi yerli yerine koyan bir nizamı koymaya çalışan bir teşkilattır” diye konuştu.

YILDIRIM: HAK HER ZAMAN ÜSTÜNDÜR

Din Görevlileri Birliği Derneği (Din-Bir-Der) Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım da yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Hak değişmeyen gerçekler demektir. Adalet ise herkese hakkını vermektir. Kur’an’da hak kelimesi türevleri ile 290 yerde geçer. Batıl hakkın zıddıdır. Hak insan hayatındaki düzen içinde hava ve su ne ise hak ondan daha mühim bir şeydir. Hak her zaman üstündür. Batıl ise sahtedir ve yok olmaya mahkûmdur. İnsan ya haktan ya da batıldan yana olur. İnsan ancak hakkı üstün tutarak kazanabilir. Ya iman eder hak esaslara göre hakkı üstün tutar ya da kuvveti üstün tutar, batılı tercih eder.”

TURHAN: GENÇLİK KAVRAMI DA ÖNEMLİ

AGD – MGV Genel Başkanı Salih Turhan da konuşmasında, “Hak ve adalet kadar gençlik kavramı da önemlidir. Gençlerin büyük bir ahlaki problem içinde olduğu değerlendirmelerini yapıyoruz. Fakat problemin kendisi gençlikmiş gibi davranıyoruz. Yine bir bakıyorsunuz; deizm tartışması çıktı. Son dönemde liselerde ‘deizm’e kapılan gençlerin çokluğundan bahsedildi. Ne demek ‘deizm’? Ben Allah’a inanıyorum, İslam’ı kabul ediyorum ancak (haşa) din benim hayatıma müdahale etmesin’ diyen gençler ile karşılaşıyoruz. Bunun sebebi gençler midir yoksa büyüklerinin onlara olan örnekliği midir? Ben Müslüman’ım diyen insanların Allah’ın yasakladığı faizle iç içe olması sorunu var. Birçoğumuzun takip ettiği dizilerde ahlaksızlıklar var. Yanlışın varlığını ifade ederiz ama gençlerimize örnek olma hususunu yerine getirmiyoruz. Gençlerimizin kötülüğe buluşmaması için Kur’an ve sünneti hayatımızın merkezine almalıyız, örnek olmalıyız” ifadelerine yer verdi.

SÜRÜCÜ: NEDEN BU KADAR HAKSIZLIK VAR?

Son olarak söz alan ÖĞDER Genel Başkanı Hamdi Sürücü de, “Hak ve adaletin kaybolmasında birinci sebep eğitimin bozulmasıdır. İkinci sebep, yeme ve içmeye dikkat edilmemesi, mide fesada uğrarsa kalp fesada uğrar. İnsanları iyi eğitmemiz gerekiyor. İyi eğitilmeyen insanlar zalimleşir. Bizler de bunun için öğretmenlerimizi eğitmeye çalışıyoruz. Ülkede 1 milyon 300 bin eğitici var. İmamlarla 1 milyon 400 bin eğitici var. Bu kadar eğitmenin olduğu bir ülkede neden bu kadar haksızlık ve adaletsizlik var? Bu soruyu sormak zorundayız” dedi.

Millî Gazete

Kalpleri fethedeceğiz

05 Kasım 2018 - Gündem

Muhabirler : Muhammed Vefa , Ramazan Kaya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?