Aziz Konukman'dan çarpıcı McKinsey analizi

Prof. Dr. Aziz Konukman, ABD'li danışmanlık şirketi McKinsey'i analiz etti. İktidarın bu kararla neyi hedeflediği, neleri göz ardı ettiğini açıkladı.

Haber albümü için resme tıklayın

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Konukman, milligazete.com.tr'ye verdiği mülakatında, Türkiye'nin tartıştığı McKinsey'i anlattı. McKinsey için 703 nolu kararnamede yapılan değişikliği, iktidarın bu kararla neyi hedeflediği ve McKinsey'in Türkiye'ye olası sonuçlarını değerlendiren Konukman, süreci tüm detaylarıyla ele aldı.

Aziz Konukman Hazine ve Maliye Bakanlığının McKinsey kararının Cumhurbaşkanlığı Sistemiyle çeliştiğini açıkladı. 10 Temmuz 2018'de yayımlanan 1 nolu 703 sayılı Cumhurbaşkanı Kararnamesini hatırlatan Konukman, Cumhurbaşkanlığı Teşkilatını düzenleyen bu kararnamede Hazine ve Maliye Bakanlığının icracı bir pozisyonda olmadığını söyledi. 

Konuyla ilgili çarpıcı bir tespitten bulunan Konukman, 1 nolu 703 nolu kararnemenin 527'nci maddesine dikkat çekti. Cumhurbaşkanlığı Teşkilatında yer alan Finans Ofisinin görev kapsamını içeren bu maddede bakın hangi görevler yer alıyor;

  • Ulusal ve uluslararası bankacılık ve finans sektörünü izlemek ve analizler yaparak raporlamak.
  • Türkiye'nin finans piyasaları içindeki konumu raporlamak
  • Finansal kaynakların çeşitlendirilmesi ve uluslararası fonların Türkiye'ye gelmesini sağlayacak çalışmalar yapmak
  • İstanbul Finans Merkezi projesini yürütmek ve gelişmeleri takip etmek

İşte Aziz Konukman'a göre Yeni Ekonomi Programı'yla (YEP) kurulan Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisine ilişkin sorumluluklar halihazırdaki sisteme göre Finans Ofisine ait! Üstelik tablo bu kadarla sınırlı değil. Teşkilat şemasına göre Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Strateji ve Bütçe Başkanlığının görev ve yetkileri arasında yer alan, OVP başta olmak üzere bütçeye temel olabilecek belgelerin hazırlanmasına Hazine ve Maliye Bakanlığının 5018’e aykırı bir şekilde ortak edilmiş olması da süreci adım adım McKinsey'e taşıyor.

Sürecin devamı Prof. Dr. Aziz Konukman'ın Birgün'deki yazısında daha açık bir şekilde ifade ediliyor:

Oysa 5018’in geçici 22’nci maddesi (bu geçici madde 703 sayılı KHK’nin 213’üncü maddesinin 1’inci fıkrasının ggg bendiyle 5018’e işleniyor) bu sorumluluğu Cumhurbaşkanı tarafından oluşturulacak idareye bırakmaktadır. Bu idarenin daha sonra yayımlanan 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 37’inci maddesinin h bendiyle Strateji ve Bütçe Başkanlığı olacağı hükme bağlanmaktadır. Geçici 22’nci madde sadece geçici bir süre için (Cumhurbaşkanı tarafından oluşturulacak idarenin teşkilatlanması tamamlanıncaya kadar) bu görev ve yetkilerin, Cumhurbaşkanı kararı ile Hazine ve Maliye Bakanı veya Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca kullanılabilmesine olanak tanımaktadır. Nitekim daha sonra çıkartılan 30 Temmuz 2018 tarih ve 5 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile bu olanaklı hale gelmiştir. O nedenle OVP ve Hazine ve Maliye Bakanı veya Hazine ve Maliye Bakanlığı birlikte anılır olmuştur. Ancak bu geçici durum, Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın sözü edilen görev ve yetkilerine Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ortak edilmesiyle kalıcı hale getiriliyor.

İşte bu değişiklikler Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisinin Yeni Ekonomi Programı'ndaki yer almasının nedenini anlamlandırabilmek, McKinsey'e giden yolun taşlarının döşendiğini anlayabilmek açısından kritik bir önem arz ediyor.

Aziz Konukman: Politika üretme yetkileri yok

Aziz Konukman, milligazete.com.tr'ye verdiği mülakatında Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisine ilişkin çarpıcı tespitlerde bulundu. Birime ilişkin "16 bakanlığın temsilci vereceği, bakanlıklar üstü bir kurul" diyen Konukman, "Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisinin kurulması manidardır." dedi.

Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisine ilişkin "Politika üretme yetkileri yok." diyen Konukman, McKinsey'in bu ofise danışmanlık vereceğini ve bakanlıkların da bu ofise biat edeceğini söyledi.

"Bu bir ecnebi aklına teslimiyet demektir."

Prof. Dr. Aziz Konukman'ın McKinsey'e ilişkin tespitleri, olup bitenlere ışık tutacak cinsten. İşte Konukman'ın McKinsey'e dair çarpıcı ifadeleri:

"McKinsey üç ayda bir tüm devleti denetleyecek. Bu tam olarak bir ecnebi aklına teslimiyet demektir. Üstelik "Dış güçler bize engel oluyor." söylemlerinin olduğu bir süreçte gerçekleşmiştir. Dış güçlerin merkezinde olan Amerikalı bir şirket üstelik! Bakan bey icra yetkileri yok diyor ama bundan alâ icra mı olur?" 

"McKinsey'e al şu devleti eti senin kemiği benim, kafana göre yapılandır, üç ayda bir denetle, istediğin gibi olmuş mu olmamış mı söyle, diyoruz. McKinsey bilgi ticareti yapan, akıl satan bir kuruluş."

"Türkiye dışında danışmanlık yaptığı ABD ve dünyanın dört bir yanında 100'lerce şirket var. İçeriden öğrendiği bilgilerle hazinenin, kamu bankalarının, varlık fonundaki şirketlerin, Merkez Bankasının, savunma sanayiinin hepsinin kılcal damarlarına girecek, hepsine ulaşacak. Türkiye ekonomisinin kozmik odası olacak."

"Zaten IMF ve Dünya Bankası bu kozmik odaya girmişlerdi (Kemal Derviş Dönemi). Bu kez bir şirket doğrudan kozmik odaya girmiş oluyor."

"Sır tutarız diyorlar. Bu bilgilerin el altından ticaretinin yapılmayacağının bir garantisi yok. Çünkü bu hayır hasenat kurumu değildir. Babasının hayrına, Berat beyin hayrına değil! Para kazanacak, kârına bakacak.

"Ben bir akademisyen olarak araştırdım, bu şirketin böyle başarılı olduğu bir çalışma yok. En bilinen skandalları enerji devi Enron'u yapılandırıp borsa manipülasyonlarıyla içinin boşaltılıp batırılmasıdır. Bir de Güney Afrika'da devlete bağlı bir enerji şirketinde büyük bir rüşvet skandalı var. Daha sonra bunun için özür dilemişler. 

Konukman'a sorduk: İktidar McKinsey'le neyi hedefliyor?

Devleti denetleyecek, devletin kritik ekonomik verilerine ulaşacak McKinsey ile çalışmanın riskleri ortadayken, iktidar bu kararla neyi hedefliyor? İşte toplumun birçok kesiminin, AKP'ye yakın isimlerin zihninde yankılanan bu soruyu Prof. Dr. Aziz Konukman cevapladı: 

"ABD'yi Almanya'yı para bulmak için dolaşıyorlar. İnandırıcı olamıyorlar. Çünkü TÜİK'in verilerine güvenilmiyor. Merkez Bankasının itibarı yerlerde sürünüyor." Güven sağlayıp sermaye çekebileceklerini umut ediyorlar." 

"Dış güçlerin diye diye Amerikalı şirketle anlaşıp ciğeri kediye teslim ediyorlar."

"İçeriden bilgi sızdırma dünyanın her yerinde bir cezayla sonuçlanıyor. Türkiye'de bunun cezası 5 yıl hapis! Bu durum yurt dışında "İnsider trading" kavramıyla biliniyor."

"Aslında biliyorsun, Yeni Ekonomi Programı'nın (YEP) eksikliği, yapılması söz verilen tedbirlerin bir denetiminin olmayışı. Dışarıdaki yatırımcı bir güven arıyor. YET'in bir güvence vermediğinden bahsediliyor." 

"180 milyar dolar ödenmesi gereken borç var. 57 milyar dolar da cari açık var. Şimdi bu yola başvurmuyorlar. Çünkü IMF'ye borçlarımızı ödedik diye böbürlenmeler oldu."

"IMF ile çözüme gitmek istemiyorlar. Bu şirketin yatırımcılara güven sağlayacağını düşünüyorlar. Belki de seçimden sonra IMF ile anlaşacaklar. Bu boşluğu bu şekilde dolduruyorlar. Eninde sonunda bir denetim onayı olmadan dışarıdan kredi almaları çok güç."

"Durumu şöyle örnekleyelim; IMF'ye gidilse ne olurdu? IMF ile anlaşma yapılırdı. Biz de yapacaklarımızı taahhüt altına alırdık."

"IMF gelse Türkiye'nin para ihtiyacı nedir diye araştırma yapacak. Burada bütün bunlar kolay bir iş değil. Cumhurbaşkanlığının harcamaları, bakanlıkların harcamaları, gizli/örtülü harcamalar... IMF bütün bunları ister fakat bir özel şirket (McKinsey) bu kadar yasak bölgelere girmekten alıkonabilir. 

"Kapitalizmin olmazsa olmazı; hukuk güvenliği. İşte bu güvenceleri şimdi bu özel kuruluş olacak. Şu olabilir, belki New York'ta para verecek olanlar dedi ki; sen bu şirketle anlaşırsan geliriz. O zaman gelmeleri daha kolay. Bu şirket bu tarz pazarlıklara açık."

Konukman: IMF'ye gidilsin anlamı çıkmasın

"Söylediklerimden IMF'ye gidilsin anlamı çıkmasın. Bu yapılan yanlışların ülkeyi oraya götürmesi demek. Bu egemenlik alanının yeniden yapılandırılması demek. Kamusal alanın yabancı bir şirketin (McKinsey) denetimine bırakılması demek. Tabii bu her iki biçimde de demokrasiye aykırı."

"Bu şirket kamusal alana örtülü ya da açık dahil ediliyor. Derviş'in IMF programlarıyla da bu oluyordu. Bugün ise şirket (McKinsey) yapıyor. 

"Şöyle bir durum da var. Hiçbir denetime gitmesek dahil kamusal alan denetimsizleştirildi. Bu dediklerimiz zaten oluyordu. McKinsey ile beraber işin içine dış güç de girmiş oluyor."

"Kamu kaynaklarının dağıtımında halk zaten devre dışı ama AKP iktidarı bile devre dışı. Korkut Boratav'ın bir yazısına atıfta bulunayım, "Lütuf düzeni". Kısacası AKP'li olman yetmiyor, reisin onay vermesi lazım."

 "Dar bir çevreyle çalışarak kaynak tahsisi yapıyor. Korkut hoca son yazısında Yeni Ekonomi Programı (YEP) için 'IMF'siz IMF programı' dedi." Kısacası dış denetim eksikliği var bu modelin, onu da McKinsey'le yapacaklar."

Kaynak: milligazete.com.tr

Mehmet Ali Çelik

# MCKİNSEY İLE İLİŞKİLİ:
# BERAT ALBAYRAK İLE İLİŞKİLİ:
# AKP İLE İLİŞKİLİ:

02 Ekim 2018 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Muzaffer - New York'ta para verecek olanlar dedi ki; sen bu şirketle anlaşırsan geliriz. O zaman gelmeleri daha kolay. Bu şirket bu tarz pazarlıklara açık. Hocam şuna kısaca desene "AKP GİTTİ GENE GÜNÜ KURTARMAK İÇİN SİYONİZMİN EMRİNE BAŞÜSTÜNE DEDİ." bütün kitlerimizin içine etti, çiftçiliği bitirdi, herşeyi ithal duruma getirdi, Ülkeyi ömründe görmediği borca soktu. Döndü dolaştı siyonizmle ilk günkü gibi el sıkıştı. Bizde acaba düzelirlermi diye çırpınıyoz. Reis ilk hatayı hocanı arkasından hançerlemekle yaptın, islam gömleğini çıkarmakla yaptın. İstediğin kadar oku üfle daha iflah olmassın, bu seni daha çok imanından uzaklaştırır ancak. Ta'ki o en başta ki yaptığın yanlışı itiraf edip pişmanlık gösterene dek. Tabi Allah nasip ederse.

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 03 Ekim 00:50

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?