Savaşın çocukları

Şehit düşmüş anne-babanın, yetim kalmış  çocukların ülkesi Suriye… Savaşta dünyaya gelmiş,  savaşta öleceğini düşünen çocukların ülkesi.

Fatih Yedier
Fatih Yedier Tüm Haberleri

Dünyanın hep bir kaos içinde olduğu, ömür boyu sürecek sandığı ve değişmeyecek diye düşündüğü dünya düzeni… ‘Kitap okuyor musun?’ diye sorduğunda, “Evet, Kur’an-ı Kerim okuyorum” diye cevap veren çocukların ülkesi Suriye… Gözlerde korku, tedirginlik ve çaresizlik…  Adını ne koyarsan… Onlar savaşın çocukları…

İç savaşın pençesinde 7 yıldır yaşam savaşı veren Suriye’de bir okulun açılışı ve etkinlik için Atatürk Havalimanı’ndan gazeteciler olarak yola koyulduk. Sabahın ilk ışıklarında Gaziantep Havaalanı’na iniş yaptıktan hemen sonra İHH’nın Kilis’te bulunan yardım deposuna geçtik. Burada bizi ağırlayan dernek yöneticileri ve gazetecilerle kahvaltı, muhabbet derken hoş sohbet çoktan alıp götürdü bizi Suriye’ye… Muhabbet koyu olunca animasyon şirketinden bir kişi daha dâhil oldu muhabbete… Fırat Kalkanı Operasyonu’ndan sonra birçok kez gitmiş Suriye’ye… Tecrübelerinden istifade ediyoruz. Anlatıyor, ‘Yaşanan zulmü göreceksiniz, şahit olacaksınız. Suriye vatandaşları hakkında olumsuz düşünceleriniz varsa hepsi gidecek’ diyor. Neyi ima ettiğini daha sonra çok daha net anlıyorum.

KORKU, HEYECAN, MUTLULUK

Sınıra doğru yola çıktıktan 5 dakika sonra, tam sınırın sıfır noktasında yine bir İHH’nın deposuyla daha karşılaşıyoruz.  Burada araç değişikliği yaparak, Suriye plakalı bir otobüsle Azez’e doğru yola koyulduk. Sınırdan geçerken bir yanımızı korku, diğer yanımızı heyecan sarıyor. Polis kontrollerinden geçiyoruz, kimlikler kontrol ediliyor. Her şey tamam… Artık çocuklar bizi bekler diyerek, süratli bir şekilde Azez’de yer alan Burak Atı Türkmen köyüne varıyoruz. Kalabalık bir çocuk çığlığı karşılıyor bizi… İğne atsan yere düşmez. Tam karşımda ise Mülteci Hakları Derneği’ne ait standı görüyorum. Üzerinde “Sınırsız Çocuk Şenliği” yazıyor. Kafamı sağa çeviriyorum, bir belediyenin yaptırdığı okula şahit oluyorum. Korkular gidiyor, yerine hınca hınç mutluluk doluyor gözlere…

BİTMEK BİLMEYEN ENERJİ

Uluslararası Mülteci Hakları Derneği öncülüğünde düzenlenen “Çocuk Şenliği Etkinliği” öğlen saatlerinde başlayıp akşam saatlerine kadar devam ediyor, aralıksız. Çocukların üzerindeki enerjiyi harcamak hiç de öyle kolay olmuyor. Türkiye’den etkinlik için giden üniversite öğrencileri, çocuklarla adeta çocuk oluyor, birlikte koşuyor, birlikte oynuyor, birlikte gülüyorlar. Akşam saatlerine kadar bitmek, tükenmek bilmeyen enerji… Kimsenin pes etmesi mümkün görünmüyor. Protokol geliyor, okul için hazırlıklar tamamlanıyor ve kurdeleler kesilerek okulun açılışı da gerçekleştirdikten sonra, çocukların sevinç çığlıkları yerleri, gökleri inletiyor. Yüzlerdeki mutluluk, bizim de mutluluğumuza mutluluk katıyor.

TÜRKMEN VATANDAŞIN MİSAFİRPERVERLİĞİ

Tüm bunlar yaşanırken, yanıma Türkmen bir vatandaş yanaşıyor, motosikletiyle… Geldiğimizden çok memnun olmalı ki, yüzünden tebessüm hiç eksik olmuyor. Usulca kulağıma yanaşıp, eve davet ediyor. ‘Lütfen gelin, size yemek, çay ısmarlamak istiyorum’ diyor. ‘Güvenlik nedeniyle bu alanın dışına çıkmam yasak, yine de çok teşekkür ederim.’ dememe rağmen davette ısrarcı oluyor. Ancak elden bir şey gelmesi mümkün olmayınca, ‘her zaman bekleriz’ diyerek arkasını dönüp gidiyor.

SAVAŞLA BÜYÜYEN ÇOCUKLAR

Arkamda keskin bakışlarla beni izleyen askerler dikkatimi çekiyor. Usul usul yanlarına gidip selam veriyorum. Özgür Suriye Ordusu’ndalarmış… Biraz muhabbet ettikten sonra benim gibi onlar da sanırım rahatlamış olmalılar ki, başladılar anlatmaya: “Bu köy ciddi yaralar aldı, insanlara ciddi zulümler yapıldı. Çocuklar savaşın içinde doğdu, savaşla büyüdüler. Evsiz kalan çok sayıda aile var. Yaralar sarılmaya çalışılıyor ama sanırım çok zaman alacak.” Cümleleri arka arkaya sıralıyorlar. Söylemeden de geçmiyor, 800 TL de maaş alıyormuş.

‘KİTAP OKUYOR MUSUN?’ SORUSU GÖZYAŞINA NEDEN OLDU

Tam bu sırada bir an sahneden bir ses yükseldi. Mülteci Hakları Derneği’nin düzenlediği programın sunucusu küçük bir çocuğu sahneye çıkardı. Adı Yahya’ymış… Yahya’ya dört koldan sorular soruldu. Ancak bir sorunun cevabı adeta herkesin gözlerini doldurdu. Sunucu, ‘Yahya hiç kitap okuyor musun?’ diye sorunca Yahya’nın verdiği cevap ‘Evet, Kur’an-ı Kerim okuyorum’ oldu. Bu cevap bir an protokolü sessizliğe bürüdü, gözler doldu. Ağlamamak için kendini tutanlar, dayanamayıp ağlayanlar oldu.

TÜRK ASKERİYLE GÜVENLİ VE HUZURLU

Okul açılışına Kilis valisi de katıldı. Valiyle gelen Türk polisi de… Ortam daha güvenli ve huzurlu oldu Özel Harekât polisiyle... Selam veriyor, bizim nereden geldiğimizi soruyor, mesleğimizi merak ediyor. Biz de ona merakla Türk askerinin Azez (Fırat Kalkanı Bölgesi)’deki gücünü, yapısını soruyoruz. Kendinden emin bir şekilde, göğsü kabarırcasına üzerine basa basa ‘Biz buradayken bu bölge emin ellerde, merak etmeyin’ diyor. Sınırın dışına çıkmamızı da tavsiye olarak belirtiyor.

KAFA KURCALAYAN SORULAR!

Etkinlik yavaş yavaş bitiyor ama çocuklar ‘meydanı boşaltmak şöyle bir duradursun’ dercesine oyunlara halen devam ediyor, üniversite öğrencisi kızlar da eğlencenin bitmemesi için sanki özel çaba sarf ediyor. Herkes halinden memnun… Daha sonra animasyon ekibinden bir kişinin, henüz daha Suriye’ye geçmeden söylediği söz kafamı kurcalıyor. ‘Yaşanan zulmü göreceksiniz, şahit olacaksınız. Suriye vatandaşları hakkında olumsuz düşünceleriniz varsa hepsi gidecek’ sözleri kafamı aşırı derece meşgul ediyor. Evet, bazı şeyler şekillendi kafamda, ama emin değilim. Ne mi? Çocuklar…

SAVAŞIN ÇOCUKLARI

1 ile 8 yaş arasındaki çocuklar… Güldürmek hiç de öyle kolay değil. Soğuklar. Yüzlerinde bir huzursuzluk... Araştırdım, evet tam da tahmin ettiğim gibi… Bunlar, savaşın çocukları… Savaşta doğup, savaşla büyüyen küçük bedenler. Şehit düşmüş anne-babanın, yetim kalmış çocukların şehri Suriye… Evsiz kalmış, işsiz, aşsız kalmış insanların şehri burası… Anlatılmak istenen tam da buymuş. Gözlere yansıyan korku, tedirginlik, çaresizlik…  Adını ne koyarsan… Savaşta dünyaya gelmiş, savaşla öleceğini düşünen çocuklar. Dünyada hep bir kaos, mutluluk diye bir şey olmadığını düşünen küçük bedenler. Büyüdükten sonra da değişmeyecek sandığı dünya düzeni… Bunlar savaşın çocukları…

22 Eyl 2018 - 02:44 - Dünya

Muhabir Fatih Yedier


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?