Reklamı Kapat

Askeri çözüm olmaz

Tahran’daki üçlü zirvenin ortak bildirisinde, Suriye meselesine askeri çözüm getirilemeyeceği ve ihtilafın siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceği inancı yinelendi. Tahran bildirisinde, Türkiye, Rusya ve İran’ın İdlib’deki durumu, işbirliği ruhuna uygun olarak ele alması kararlaştırıldı.

Büyütmek için resme tıklayın

İran’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Suriye konulu İran-Türkiye-Rusya Üçlü Zirvesi, Tahran’da gerçekleştirildi.

 İran Cumhurbaşkanı   Ruhani’nin başkanlığında  gerçekleştirilen ve  canlı  yayınlanan zirve sonrasında 12  maddelik sonuç  bildirisi yayımlandı... Mülteci alma kapasitemiz doldu.

 İdlib, sadece Suriye’nin siyasi geleceği için değil, bizim milli güvenliğimiz ve bölgenin istikrarı için hayati öneme sahip. İdlib’e yapılacak bir saldırı felaketle, katliamla ve çok büyük bir dramla sonuçlanacaktır. Türkiye, mülteci ağırlama kapasitesini doldurmuştur. Bizler İdlib’e odaklanırken, Fırat’ın doğusunda arzu etmediğimiz gelişmeler yaşanıyor. Artık DEAŞ tehdidi kalmamış olmasına rağmen ABD’nin bölgede bir başka terör örgütünü güçlendirmeye devam etmesinden rahatsızız. İdlib’de bir ateşkese adım atılmasında büyük fayda var. Ateşkes ilanı yapabilirsek önemli bir adım olacak.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “Suriye” meselesi için gerçekleştirdikleri Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi İran’in Başkenti Tahran’da yapıldı. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi öncesi İran Cumhurbaşkanı ve Rusya Devlet Başkanı ile ikili görüşme gerçekleştirdi.  İran Liderler Konferans Salonu’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip   Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, “Suriye” konulu “Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi” başında açılış konuşması yaptı. Erdoğan, Astana ruhunun özünde bu asgari müştereklerin Suriye’nin siyasi birliğinin sağlanması, toprak bütünlüğünün korunması ve ihtilafa barışçıl bir siyasi çözüm bulunması olduğunu anımsattı.

İDLİB’DE ATEŞKES ÖNEMLİ BİR ADIM OLACAK

Türkiye olarak, şehitler verdiğimiz ve ciddi özveride bulunduğumuzu bu sürecin şu an itibarıyla çok riskli bir yere geldiğini görüyoruz. Şunu bir kere daha vurgulamak istiyorum; İdlib, sadece Suriye’nin siyasi geleceği için değil, bizim milli güvenliğimiz ile bölgenin barış ve istikrarı bakımından da hayati öneme sahiptir.” Erdoğan, “İdlib, sadece Suriye’nin siyasi geleceği için değil milli güvenliğimiz ile bölgenin barış ve istikrarı bakımından da hayati öneme sahiptir... İdlib’de ateşkes ilanı olursa önemli bir adım olacak” dedi.

“RUS VE İRANLI DOSTLARIMIZIN GÜVENLİK ENDİŞELERİNİ ANLIYORUZ”

Erdoğan, her ne gerekçeyle olursa olsun İdlib’e yapılan veya yapılacak bir saldırının katliamla ve çok büyük bir insani dramla sonuçlanacağına dikkati çekti. Erdoğan “Rus ve İranlı dostlarımızın İdlib’deki bazı terörist oluşumlardan kaynaklanan güvenlik endişelerini elbette anlıyoruz. Türkiye olarak, biz bu konuda gereken çabayı gösterdik, daha fazlasını da göstermeye de hazırız. İdlib’in kan gölüne dönmesini asla istemiyoruz. Siz dostlarımızdan da bu çabalarımızda bize destek olmanızı bekliyoruz” şeklinde konuştu. Amerika’nın bölgede bir diğer terör örgütünü güçlendirmeye devam etmesinden fevkalade rahatsız olduklarını vurgulayan Erdoğan, “Amerika’nın 20 bine yakın tırı silah ve mühimmatıyla bölgeye göndermesi, terör örgütünün ne denli güçlendiğinin çok açık ifadesidir” diye konuştu.

ORTAK ÇABALARIMIZ SAYESİNDE SURİYE’DEKİ SAVAŞTA SONA YAKLAŞMIŞ BULUNUYORUZ

Üçlü Zirvesi’nde konuşan İran Cumhurbaşkanı Ruhani, “Ortak çabalarımız sayesinde Suriye’deki savaş ateşinin sonuna yaklaşmış bulunuyoruz” diye konuştu. Putin ise, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, “Ortak mutabakatlarımızın başarılı şekilde hayat geçirilmesi siyasi çözüm sürecini ilerletebildi. Önceliğimiz Suriye’yi terörizmden tamamen temizlemektir. Tüm taraflara silahları bırakma çağrısı yaptık.”

ERDOĞAN: FARKLARA DEĞİL ASGARİ MÜŞTEREKLERE ODAKLANDIK

İran Liderler Konferans Salonu’nda gerçekleşen zirve sonrası Erdoğan, Ruhani ve Putin ortak basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında konuşan Erdoğan, yaklaşık 8 yıldır devam eden ihtilafın bir günde çözülmesini beklemenin mümkün olmadığını dile getiren Erdoğan, “Ancak biz başkaları gibi geriye yaslanıp yangını seyretmek yerine onu söndürmenin yollarını arıyor, bunun için elimizi taşın altına koyuyoruz” dedi. Aralarındaki farklara değil asgari müştereklere odaklandıklarına dikkati çeken Erdoğan, bu sayede Soçi ve Astana’nın, Cenevre’de siyasi çözüm için yürütülen çabaların katalizörü olduğunu söyledi. Erdoğan, ortak basın toplantısında bir basın mensubunun İdlib’de askeri bir operasyonun ardından ciddi bir göç dalgasının başlayabileceği ihtimalini sorusuna, söz konusu göç dalgasının durdurulmasının, Türkiye açısından önemini vurgulayarak, Rakka olayını anımsattı.  

RUHANİ: ABD SURİYE’Yİ DERHAL TERK ETMELİDİR

Basın toplantısında konuşan Ruhani, zirvede ABD’nin müdahalesine ve dış müdahaleye karşı çıktığını hatırlatarak bunun sorunları daha karmaşıklaştıracağını söyledi. Gazetecilerin sorularına yanıtlayan Ruhani, Fırat’ın doğusu konusunda sorun bulunduğunu belirterek “ABD’nin Suriye’yi derhal terk etmesi gerekli.” ifadesini kullandı.

PUTİN: “BİZİM BARIŞ ÇAĞRIMIZ İDLİB’DE DE DUYULACAKTIR”

Putin, Tahran’daki Suriye konulu üçlü zirvenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, “İdlib’de kademeli olarak durumun istikrara kavuşmasını görüştük. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın teklifiyle bütün taraflara silahları bırakma çağrısında bulunduk” diye konuştu. Putin gazetecinin sorusu üzerine şunları söyledi: “Bizim barış çağrımız İdlib’de de duyulacaktır.”

ZİRVENİN SONUÇ BİLDİRGESİ

Soçi ve Ankara’dan sonra üçüncü Tahran’da yapılan “Üçlü Zirve”nin ardından ortak bildiri yayımladın. 12maddelik bildirgede öne çıkan maddeler şunlar:

* “Devlet Başkanları; Astana formatının Ocak 2017’den bu yana sağladığı başarılardan, özellikle de Suriye genelindeki şiddetin azaltılmasında katedilen ilerlemeden ve ülkede barış, güvenlik ile istikrara yapılan katkıdan duydukları memnuniyeti ifade etmişlerdir.

* “Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü ile BM Şartı’nın amaç ve ilkelerine olan kuvvetli ve devam eden taahhütlerini vurgulamış ve bunlara herkes tarafından saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizmişlerdir. Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile komşu ülkelerin ulusal güvenliğini zayıflatmayı amaçlayan ayrılıkçı gündemlere karşı durma kararlılıklarını ifade etmişlerdir.

* “Sahadaki güncel durumu ele almışlar, 4 Nisan tarihinde Ankara’da yapılan son toplantılarının ardından Suriye’yle ilgili meydana gelen gelişmeleri değerlendirmişler ve aralarındaki mutabakat uyarınca üçlü eşgüdümü sürdürmek hususunda hemfikir kalmışlardır.

* “Suriye ihtilafına askeri çözüm getirilemeyeceğine ve ihtilafın yalnızca müzakere edilmiş bir siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceğine dair inançlarını yinelemişlerdir. 

* “Suriyelilerin öncülüğünde ve sahipliğinde bir siyasi çözüme ulaşma sürecini ilerletme amaçlı ortak çabaları sürdürme konusundaki kararlılıklarını yinelemişler ve Anayasa Komitesi’nin kurulması ile çalışmalarının başlatılmasına yardımcı olmaya yönelik taahhütlerini vurgulamışlardır…

* “Bütün Suriyelilerin normal ve huzurlu bir hayata yeniden kavuşmalarına ve acılarının hafifletilmesine yönelik tüm çabalara destek olma ihtiyacını vurgulamışlardır...

* “Sığınmacıların ve ülke içinde yerlerinden edilmiş kişilerin Suriye’de ikamet ettikleri asıl yerlere güvenli ve gönüllü olarak geri dönüşleri için gerekli şartların oluşturulması ihtiyacının altını çizmişlerdir...

* “Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin’in daveti üzerine, bir sonraki toplantılarını Rusya Federasyonu’nda yapmayı kararlaştırmışlardır.

DIŞ MÜDAHALE KARMAŞAYI ARTIRIR

BUGÜN bu zirvede Amerika ve Siyonist rejimi gibi güçlerin müdahale etmemesini söyledim. Dış müdahale karmaşıklığı artırır ve Suriye halkını daha fazla sıkıntıya sokar. Bu toplantıda teröristleri silahlarını bırakmaya teşvik etmemiz gerektiği konusunu ele aldık. Suriye’nin yasal hükümeti ile işbirliği yapmalıyız. Anayasanın yazılması ve nihaileşmesini hızlandırmamız lazım. Yedi yıldan sonra Suriye halkı çok zarar gördü. Suriye halkı nihai zaferine çok yaklaşmış durumda.

ÖNCELİĞİMİZ SURİYE’Yİ TERÖRİZMDEN TEMİZLEMEK

ÖNCELİĞİMİZ Suriye’yi terörizmden tamamen temizlemektir. Tüm taraflara silahları bırakma çağrısı yaptık. Rusya, Türkiye ve İran’la terörizmle mücadele çabalarına devam edecek. Bütün taraflara silahları bırakma çağrısında bulunduk. Şimdi de muhalefetin kendi payına düşeni yapması lazım. Kimyasal silah senaryoları, Suriye hükümetine zarar verme amacını taşıyor. Bizim elimizde silahlı grupların bu tür senaryoları sahneye koyacağına dair bilgiler var.”

08 Eyl 2018 - 00:30 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Ihsan - çözüm terör örgüttüne silah bıraktırmak iş biter sorun kalmaz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Eylül 11:04
01

Ri - İran ve rusya meşru hükümet meşru hükümet deyip duruyor.Suriyede meşru hükümet ancak dürüst bir seçimle olur.aslında gayet kolay meşru bir seçim meşru bir hükümeti doğurur. O zamandameşru hükümet güçlü bir şekilde desteklenir....

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Eylül 10:08


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?