Reklamı Kapat

İklim kanunu

TBMM’nin açılmasıyla birlikte milletvekillerinin onayına sunulacak olan İklim Kanunu, büyük tehlikeleri içerisinde barındırıyor.

İklim kanunu
İklim kanunu
Haber albümü için resme tıklayın

TBMM’nin açılmasıyla birlikte milletvekillerinin onayına sunulacak olan İklim Kanunu, büyük tehlikeleri içerisinde barındırıyor. Küresel emperyalist ve Siyonist odakların “küresel ısınma ve iklim krizi” adı altında ortaya koydukları ifsat projesi, dünya nüfusunu azaltma, tüm inançları yok etme, insanlığı tam kontrol ve köleleştirme gayesini taşırken, söz konusu plan ülkemize de dayatılıyor.

“BÜYÜK RESETLEME” Mİ GELİYOR?

Klaus Schwab denildiğinde akıllara doğrudan “Büyük Resetleme” (Great Reset) kavramı geliyor. Bu kavrama göre küreselleşme sonrasında kapitalizm artık eski haliyle sürdürülemez bir noktaya geliyor. Sermaye hareketlerinin serbest kaldığı, bir başka deyişle sermaye sahiplerinin dilediği yere dilediği zamanda parasını yollaması ve çekmesiyle başlayan serbestleşmeyle ulus devletlerin kendilerine özgü para ve maliye politikaları birbiriyle çelişiyor. O nedenle bu politikaları tek elden standart biçimde yürütecek bir otoriteye ihtiyaç duyuluyor. Bu otoritenin küresel sistemin tümünde geçerli kuralları belirleyip uygulamayı denetlemesi gerekiyor. “Büyük Resetleme” tezinin arkasında ise Rotschild ve Rockefeller aileleri gibi kapitalizmin en güçlü aileleri de yer alıyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olan Alman Klaus Schwab da bu tezi savunuyor.

“BÜYÜK RESETLEME” (GREAT RESET) KAVRAMI İKLİM KANUNU İLE DOĞRUDAN İLİŞKİ TAŞIYOR

Dünya Ekonomik Forumu’nun kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olan Alman Klaus Schwab’ın “Büyük Resetleme” (Great Reset) kavramı İklim Kanunu ile doğrudan ilişki taşıyor. Zira İklim Kanunu ile birlikte karbon emisyonu sınırlandırılmak isteniyor. Bu durum da, oluşturulmak istenen yeni dünyanın temel sac ayağını oluşturuyor. Araştırmamızın ileriki satırlarında okuyacağınız üzere karbon azaltımı yoluyla ekonomik sisteme yeni bir dizayn verilmesi ve insanlığın kontrol altında tutulması gaye ediliyor.

MURAT KURUM’DAN İKLİM KANUNU AÇIKLAMASI

TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve AKP İstanbul Milletvekili Murat Kurum, 25 Ağustos 2023 tarihinde yapmış olduğu yazılı açıklamayla İklim Kanunu hakkında önemli ifadeler kullandı. İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında en büyük hazırlıklarının İklim Kanunu olduğunu söyleyen Kurum, Türkiye’nin kapsamlı bir İklim Kanunu’na acilen ihtiyacı olduğunu savundu.

İklim kanunu

ÖNÜMÜZDEKİ 100 YILI ŞEKİLLENDİRECEK

Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, TBMM Çevre Komisyonu olarak başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla, STK’larla, üniversitelerle, belediyelerle yasaya ilişkin hazırlıkları tamamlamak üzere olduklarını dile getirdi. Kurum, konuya ilişkin olarak, “İnşallah yüce Meclisimizin açılmasıyla önümüzdeki 100 yılı şekillendirecek bir çerçeveye sahip olacak İklim Kanunu’nu Çevre Komisyonumuzda görüştükten hemen sonra Meclisimizin onayına sunacağız. İklim Kanunu ile tüm vatandaşlarımızın, gelecek nesillerimizin çevre hakkını koruyacak, çevre ve iklim adaletini en güzel şekilde tesis edeceğiz” diye konuştu.

TOPLUMU BÜYÜK BİR TEHLİKE BEKLİYOR

TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve AKP İstanbul Milletvekili Murat Kurum’un İklim Kanunu’na ilişkin sözleri konuyu tekrar ülke gündemine getirdi. Birçok uzman ve vatandaşın soru işaretiyle yaklaştığı İklim Kanunu’nu Millî Gazete okurları için masaya yatırdık. Gazetemizin elde ettiği bilgilere göre İklim Kanunu olarak adlandırılan konunun TBMM’de kabul edilmesi ve yürürlüğe konulması halinde başta çiftçiler olmak üzere toplumun büyük bir kesimi ciddi anlamda zarar görecek.

BİRÇOK ZARARLI HUSUS VAR

6 Eylül 2022 tarihi İklim Kanunu tartışmaları bağlamında önemli bir tarih. Zira TBMM’ye sunulacak olan İklim Kanunu’nun ön taslağına bu tarihte şekil veriliyor. Önümüzdeki süreçte TBMM’ye getirilecek olan İklim Kanunu teklifinin bu metinle çok büyük ölçüde benzerlik taşıması bekleniyor. Millî Gazete’nin ulaştığı söz konusu metin dikkatle incelendiğinde ise birçok zararlı maddenin ülkemizin geleceğini tehdit ettiği öngörülüyor.

EN BAŞTA ÇİFTÇİ ETKİLENECEK

Millî Gazete’nin, İklim Kanunu kapsamında ulaştığı ve görüşlerini aldığı uzmanlar, söz konusu kanundan en çok çiftçilerin etkileneceği görüşünde. Zira İklim Kanunu’nun getireceği zorunluluklarla birlikte çiftçiler ekim alanlarında istediği gibi ekimde bulunamayacak ve kontrol dışı ekim sonucunda cezalandırma söz konusu olacak. Örneğin bir çiftçinin tarlasına ata tohumu ekmesi halinde tarlasına el konulabilecek. Çünkü çiftçinin tarlasına ne ekeceğine hükümet karar verecek. Hükümetin alacağı kararları ise İklim Kanunu yani uluslararası karar vericiler belirleyecek.

İklim kanunu

TEMEL AMAÇ KARBON ÜRETİMİNİ SINIRLANDIRMAK

Önümüzdeki süreçte TBMM’ye getirilecek olan kanun, isim olarak iklim konusuyla ilişkili olsa da İklim Kanunu’nun temel gündem maddelerinden birini karbon konusu teşkil ediyor. Zira İklim Kanunu ile birlikte karbon salınımının belli bir kota dâhilinde üretilmesi amaçlanıyor. Oysaki karbon tam anlamıyla canlılığı temsil ediyor. Karbon üretiminin kontrol altına alınmasıyla birlikte olabilecekler akıllara dehşet veriyor.

EN ÇOK ZARARI SAĞLIĞIMIZ GÖRECEK

TBMM’ye getirilecek olan İklim Kanunu ile birlikte belli bir süreç dâhilinde toplumdaki karbon emisyonunun azaltılması hedefleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan uzmanlar, 2030 yılına gelindiğinde karbon emisyonunun mevcudun %50’sine indirilmesinin amaçlandığını belirtiyor. Eğer İklim Kanunu’nun hedefledikleri gerçekleşirse 2050 yılına gelindiğinde ise karbon emisyonu sıfıra yakın bir noktaya indirgenecek. Karbon emisyonunun azaltılması halinde oluşacak tabloda en çok etkinin görüleceği alanların başında ise sağlık gelecek.

İklim kanunu

“İHTİYATLILIK İLKESİ”NE DİKKAT

Önümüzdeki günlerde TBMM’ye gelecek olan İklim Kanunu’nda “İhtiyatlılık İlkesi” bulunuyor. Buna göre karbonun azaltılması doğrultusunda, “Karbon, küresel ısınmaya yol açıyor” tezinden hareket edilecek. Hâlbuki bu tezin bilimsel anlamda bir karşılığı yok. Fakat İklim Kanunu’nda bulunan İhtiyatlılık İlkesi’ne göre bu durumun bir önemi yok. Zira İhtiyatlılık İlkesi çerçevesinde bu tez doğruymuş gibi kabul ediliyor.

KARBON TAKİP SİSTEMİ OLUŞTURULACAK

İklim Kanunu, uzun vadede birçok tehlike barındırıyor. Bu tehlikeli unsurların başında da toplumun karbon üretiminin takip edilmesi çerçevesinde oluşturulacak olan “Karbon Kodu” hususu geliyor. Pandemi döneminden hatırlanacağı üzere HES uygulamasıvari bir sistemle oluşturulacak olan Karbon Takip Sistemi ile insanların neyi ne kadar tükettiği, yediği ve içtiği takip edilecek. Vatandaşlara dayatılacak olan Karbon Takip Sistemi’nin kotasını ise uluslararası mekanizmalar belirleyecek. Karbonun hayatın ta kendisi olmasından hareketle insanların karbon üretiminin sınırlandırılması hayata büyük bir darbe vuracak.

TÜRKİYE, KARBON SALINIMINDA ALT SIRALARDA

İklim Kanunu ile karbon salınımını azaltmak isteyen Türkiye, diğer birçok ülkeye nazaran karbon salınımı hususunda alt sıralarda yer alıyor. Çin, AB ve ABD toplam küresel emisyonların %41,5’ine sebep oluyor. En alttaki 100 ülke yalnızca %3,6’lık bir paya sahipler. Dünyada en çok karbon salan ülke Çin. 2018 rakamlarına göre Çin, emisyonun %26,1’ini sağlıyor. ABD karbon emisyonlarının %12,67’sinden sorumlu. 27 AB ülkesi toplamda %7,52 oranında emisyona yol açıyor. 4. sırada %7,08 oranla Hindistan, 5. sırada %5,36 oranla Rusya, 6. sırada %2,5 ile Japonya geliyor. Sonraki ülkeler sırasıyla Brezilya, Endonezya, İran, Kanada, Güney Kore, Meksika, Suudi Arabistan, Avustralya, Güney Afrika, Türkiye, İngiltere, Pakistan ve Tayland geliyor. Türkiye, dünya karbon salımında %1,05’lik oranla 16. sırada yer alıyor.

TBMM’YE BÜYÜK BİR SORUMLULUK DÜŞÜYOR

TBMM’nin açılmasıyla birlikte milletvekillerinin onayına sunulacak olan İklim Kanunu karşısında milletvekillerine büyük bir vazife düşüyor. TBMM’den geçmesi halinde Türkiye’yi uluslararası sistemin kölesi haline getirecek olan İklim Kanunu’na karşı ortaya konacak duruş önem arz ediyor. Milletvekillerinin siyasi görüşü fark etmeksizin İklim Kanunu’na karşı ret oyu vermesi gerekirken söz konusu kanunun TBMM’den geçmesi halinde geri dönülemez bir yola girilmesinden endişe ediliyor.

YARIN: ARAŞTIRMACI ERKAN TRÜKTEN İLE RÖPORTAJ.

28 Eyl 2023 - 04:30 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Nazmi Kır - Bu haberin sürekli yapılması lazım ki herkes tarafından duyulsun ve emp sömür planları anlaşılsın

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 08:28

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi