Reklamı Kapat

Ay tutulmasında kılınan bir namaz var mıdır? Husuf namazı nedir?

Husufun yani ayın tutulmasına saatler kaldı. 4 saat sürmesi ve 21. yüzyılın en uzunu olması beklenen ay tutulması esnasında namaz kılınır mı? Husuf namazı nedir ve nasıl kılınır?

Ay tutulmasına az bir vakit kaldı. Ay tutulmasının en önemli özelliği ise 21. yüzyılın en uzun ay tutulması olmasıdır. Bu akşam beklenen husuf yani ay tutulması 4 saat süreceği söylenmektedir. Bu süre zarfında ayın tam tutulması ise 1 saat 43 dakika sürecektir. Peki ay tutulması esnasında namaz kılınır mı? Toplum içinde husuf namazı olarak bilinen ay tutulması namazı İslam’da var mıdır? Varsa kaç rekâttır ve nasıl kılınır…  

Ay tutulması esnasında kılınan bir namaz var mıdır?  

İslam Üniversitesi öğretim üyesi Şerafettin Kalay:
Evet, İslam’da ay tutulması namazı vardır. Arapça’ da ay tutulmasına; Husufu l-Kamer denilmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.), oğlu İbrahim (r.a.)'un vefatı esnasında "Güneş’in tutulmuş olması sebebiyle kıldırdığı namazdan sonra halkın "Güneş İbrahim'in vefatı sebebiyle tutuldu" demeleri üzerine bu konuyla ilgili olarak bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:
"Güneş ve ay, hiç kimsenin ölümünden veya yaşamından dolayı tutulmaz. Güneş ve ayın tutulmasına şahit olduğunuzda, başınıza gelen bu hal ortadan kalkıncaya kadar namaza durup, dua etmeye bakınız."

Peygamberi Zişan Efendimiz, burada bir nevi bizlere, “Cenabı Allah’ın gücünü, kudretini ve koyduğu bu ilahi nizamı hatırlayarak bunların Rabbi olan Allah’a ibadet edin, ve O’na duada bulunun” diyor. Dolayısıyla bu hadisin içerisinde yer aldığı gibi –bu hadis müttefakun aleyhi bir hadistir- hem güneş tutulması hem de ay tutulması namazı vardır. Cenabı Allah öyle bir nizam kurmuş ki bu nizamın içinde güneşte tutuluyor, ayda tutuluyor ama gelip geçiyor. Peki Allah korusun ya tutulmalar uzun sürerse? Güneşin ışıkları uzun süre gelmese, buzlar kat kat olur, gökteki bulutlar çok geçmeden donar ve kütür kütür aşağı dökülür. İnsanların tahayyül edemeyeceği şeyler olur. Ama kurduğu nizam ile bu hayat devam ediyor. Kilosunu tartamayacağımız, belki yuvarlak hesaplarını yapabileceğimiz bir dünya ki trilyonlarca kilosu var gökyüzünde boşlukta durabiliyor. Dünyadan çok daha büyük olan, hatta onun yanında nokta gibi kaldığı yıldızlar var onlarda gökyüzünde duruyor. Husuf yani ay tutulması namazı, bütün bunların Rabbine ibadet etmek için bir vesiledir ve hadisi şeriflerde vardır. Güneş tutulmalarında kılınacak olan namazlar cehri olarak kılınacağı kaynaklarımızda mevcuttur. Yani bir araya toplanır Cuma namazı gibi cehri bir şekilde yerine getirilen bir ibadettir. Aynı şekilde geceleyin ay tutulması nedeniyle kılınan namazlarda Ebu Hanife’ye (Rahmetullahi Aleyhi) göre herkesin evinde ferdi olarak kılması asıl olandır. Ama diğer imamlara göre ise husuf namazı da camide kılınır. Güneş ve ay tutulması namazları iki rekâttır ve kıraati uzun tutulur. Peşlerinde hutbe okunmaz.    

 

Husuf (Ay tutulması) namazı nasıl kılır?

Husuf (Ay Tutulması) Namazı: Ay tutulduğu zaman, Müslümanların kendi evlerinde tek başına olarak güneş tutulması namazı gibi, gizli ve aşikâr okuyuşla iki veya dört rekât namaz kılmaları güzel görülmüştür. Bu namazın camide cemaatle kılınması, İmam Azam'a göre sünnet değildir; fakat caizdir. (İmam Şafiî ile İmam Ahmed ve diğer bazı hadis alimleri de, bu namazın cemaatla kılınması görüşündedirler. İmam Malik'e göre ise, cemaatla kılınamaz. İnsanların geceleyin her taraftan toplanıp bunu cemaatla kılmaları güç bir iştir.)

Şiddetli rüzgâr, fazla karanlık, geceleyin fazla aydınlık, yer sarsıntıları ve taşkın hastalıklar gibi korkunç olaylar karşısında da güneş ve ay tutulması namazları gibi bir namaz kılınması güzel görülmüştür.

Bu gibi arızalar ve olaylar, hep Allahü Teâlâ'nın azamet ve kudretine, hikmetli işlerine delâlet eden birer nişandır. "Biz o âyetleri (mucizeleri) ancak korkutmak için göndeririz." (İsra, 59) âyet-i kerîmesinin beyanı üzere, bu gibi alâmetler insanları korkutmak, onları günahlardan kurtarıp ibadet ve tevbeye yöneltmek için zaman zaman meydana gelen kudret alâmetleridir. Bunları gören sağduyulu bir kimsenin ruhunda bir korku ve bir heyecan belirir. Gözlerinin önünde Yüce Allah'ın celâl ve azameti canlanmaya başlar. Artık o kimse, büyük yaratıcımızın bu âlemi ne kadar muntazam ve mükemmel bir şekilde yaratmış olduğunu anlar. Daima o büyük yaratıcının korumasına muhtaç olduğunu kavrar. Bu anlayışla, ezelden beri var olan yaratıcısına döner. O'na saygı için namaz kılar, O'nun koruma ve yardımına kavuşmak için dua eder. Böylece gafletten uyanır. Anlayışlı bir ruha sahib olmak için çalışmış olur.

Güneş ve ay'ın tutulmasının ne gibi muntazam kanunlar dairesinde meydana geldiği bilinmektedir. Düşünen bir insan için, bu kanunları, böyle belirli ve mükemmel bir şekilde meydana getiren Yüce Yaratıcıyı anlamak en yüksek bir görevdir.

Güneş ve ay tutulması ile, aydınlık nimeti karanlığa dönüyor. İki parlak kürenin görüntüsünü yoğun bir gölge kaplıyor. Bu durum devam edecek olsa, hayatımızda kim bilir ne acı değişiklikler meydana gelir. Halbuki her şeyi bilen, hikmet sahibi olan âlemlerin yaratıcısının koyduğu tabiat kanunları buna engel oluyor. Bu korkunç üzüntü verici durum az sonra kalkıyor. O iki kudret kaynağı, yine olanca parlaklığı ile aydınlık ve nurlarını etrafa saçıp durmaya başlıyor. Artık bundan dolayı Kerim ve Rahim olan yaratıcımıza binlerce, yüz binlerce şükretsek, yine kulluk görevimizi yerine getirmiş olamayız.

Hiç kimsenin doğmasından veya ölmesinden dolayı ay ile güneşin tutulmayacağını Peygamber Efendimiz beyan buyurmuşlardır. Şöyle ki: Peygamber Efendimizin muhterem çocuğu İbrahim, bir buçuk yaşında iken hicretin onuncu yılında vefat etmişti. O'nun ölümü gününde güneş tutulmuştu, insanlar bu masum yavrunun ölümünden dolayı güneşin tutulduğunu sanmışlardı. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz:

"Güneş ile ay bir kimsenin ne ölümünden, ne de hayata kavuşmasından dolayı asla tutulmazlar. Bunların tutulduğunu gördüğünüz zaman namaz kılın, Yüce Allah'a dua edin."

Diğer bir hadîs-i şerîfde de: "Bunlar Yüce Allah'ın alâmetlerinden iki nişandır" diye buyurulmuştur.

Peygamber Efendimizin mübarek ifadeleri daima böyle gerçekleri aydınlığa kavuşturmuş, insanları yanlış düşüncelerden ve inançlardan engellemiştir. Her yönü ile pak olan İslâm dini, akla ve hikmete uygun olmayan inanç ve davranışlardan büsbütün beri bulunmuştur. Artık böyle yüksek bir Peygambere ve mukaddes dine kavuşmamızdan dolayı ne kadar şükür secdelerine kapansak, yine az değil mi?

Büyük İslâm İlmihali

Millî Gazete / Musab İslam Kadinan

27 Tem 2018 - 18:22 - Aile & Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?