Gizle

Srebrenitsa katliamının 23. yıl dönümü: Sırpların hesap edemediği mavi kelebekler

Yakın tarihin en büyük soykırımlarından biri olan Srebrenitsa katliamının 23. yıl dönümünde acı ve hüzün hem Bosna’yı hem de Bosna’yı seven bütün insanları etkisine aldı. 8372 silahsız ve sivil Müslüman Boşnak erkeğinin Sırplar tarafından katledildiği eşi ve benzeri nadir görülen olay, dünya tarihine kara bir leke olarak geçti. Srebrenitsa katliamında görülen “mavi kelebekler” ise dilden dile anlatılan bir hikaye oldu.

Haber albümü için resme tıklayın

Srebrenitsa soykırımı; İkinci Dünya Savaşından sonra Avrupa’da yaşanan en büyük katliam olarak tarihe geçti. Avrupa’nın göbeğinde bir İslam beldesi olan Bosna Hersek’te Sırpların yaptığı katliam, soykırım derecesine ulaştı. Srebrenitsa’da yaşanan acı olayda 8372 silahsız ve sivil Boşnak erkek katledildi.

Ratko Mladiç komutasındaki Sırp Ordusu, Radovan Karadziç, Momcilo Perisiç, Slobodan Miloseviç ve Sırbistan İçişleri Bakanlığı’ndan doğrudan destek alan paramiliter grup olan “Akrepler” (Scorpions) bu katliamın baş aktörleri oldu. Yaşanan katliam BM ve Lahey’deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesince 2004 yılında “Soykırım” olarak tanımak zorunda kalmıştı.

1995 yılında, dünya milenyum çağına girmeye hazırlanırken, Avrupa’da yaşayan Boşnaklar Sırp katil sürülerinin saldırılarına uğruyor, dünya gözü önündeki bu katliama, bu soykırıma sessiz kalıyordu. Müslüman ülkelerden Bosna için maddi yardımalar toplanırken, bir yandan da Müslüman gençler Bosna cihadına katılmak için yurtlarını terk ediyordu.

Hollandalı askerlerin koruduğu Potoçari kampına sığınan Boşnak erkekleri Sırp askerlere teslim edilmesi ve göz göre göre bu sivillerin katledilmesi büyük yankı uyandırdı. Hollanda, tarihine kara bir leke olarak geçen olaydan kendini aklamak için zaman içerisinde çeşitli açıklamalar yaptı. Bunlardan biri de Eski Hollanda Savunma Bakanı Joris Voorhoeve’nin, Bosna Savaşı sırasında Srebnitsa’da Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı güvenli bölgede görev yapan Hollandalı askerlere gereken hava desteğinin verilmediğini söylüyordu.

srrebrenitsa-katliami-23-yil.jpg?

ALİYA: YA ALDIĞINIZ KARARLARA UYUN YA DA TOPLADIĞINIZ SİLAHLARI BİZE GERİ VERİN

Sırpların Bosna’nın birçok yerinde saldırıları devam ederken dünya kamuoyunun sessizliği de devam ediyordu. Güvenli bölge ilan edilen bölgelerde BM’nin yetersizliğini gören Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç, BM yetkililerini defalarca uyarmış ve sorumluluklarını yerine getirmeye davet etmişti.

Aliya’nın, “Ya aldığınız kararlara sadık kalın, kararlarınıza uyun ve kararlarınızı tanımayıp saldırılarına devam eden Sırp çetnikleri durdurun ya da Müslüman halkın elinden topladığınız silahları geri verin. Aksi halde meydana gelebilecek her türlü olaydan siz sorumlu olursunuz.” diyerek yaptığı uyarılara karşı BM yetkilileri, sadece gerekeni yaptıkları ve Sırpların güvenli bölgelere giremeyecekleri yönünde cevap verdiler.

srebrenitsa-katliami.jpg?

KATLİAMDAN SONRA NELER OLDU?

Srebrenitsa katliamından sonra suçluların bulunup cezalandırılmaları ile ilgili yaşanan gelişmeler şöyle:

Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı, 2007 yılında, Srebrenitsa'da yaşananların "soykırım" olduğuna hükmetti. Ancak soykırım sorumlusunun Sırbistan olmadığı açıklandı.

Srebrenitsa katliamı, Avrupa'da hukuksal olarak ilk kez belgelenmiş bir soykırım olarak tarihe geçti.

Hollanda Temyiz Mahkemesi Boşnakları Sırp katillere teslim eden Hollanda'yı kısmen sorumlu buldu. Mahkeme, 350 kurbanın ailesi için Hollanda’nın yüzde 30 tazminat ödemesine karar verdi.

Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi, Bosnalı Sırpların eski lideri Radovan Karaciç'i Srebrenitsa'da yaşananlardan sorumlu tutarak 40 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Mahkeme Sırp kasap General Ratko Mladiç'in de ömür boyu hapse mahkûm etti.

mavi-kelebek.jpeg?

SREBRENİTSA’DA MAVİ KELEBEKLER

Katliama imza atan Sırp askerleri, toplu mezarlar bulunmasın diye cesetleri çok uzağa gömdüler ve bölgenin bitki örtüsüne uygun bitkilerle üzerini örtmeye çalıştılar. Toplu mezarların bulunmasında kullanılan uydu resimlerinde manyetik değişkenlik taramasının yapılamaması için mezarların içine metal parçaları bıraktılar. Böylesine profesyonelce ve ince hesaplar yapılarak planlanmış bir soykırımda bir şeyi hesaba katamadılar.

Toplu mezarların bulunduğu bölgede cesetlerin toprağı beslemesi sonucunda Artemis adında çiçeklerin oluşumu başladı. Çiçeklerin çoğalmasıyla birlikte sadece bu bitkiyle beslenen mavi kelebekler de bölgede hızla çoğaldı. Bölgede yapılan araştırmalar sonucunda bu durumun dikkat çekmesi ve yerel basına yansımasıyla halk araştırmalara katıldı.

Mavi kelebekler takip edilerek 300 toplu mezar bulundu. Toplu Mezar Enstitüsü bu zamana kadar yaptığı çalışmalarda 20 bin kişinin cesedine ulaştı ancak yalnızca 18 bin kişinin kimliğini belirleyebildi. Cesetlerin parçalanmış ve yakılmış olması kimlik belirleme çalışmalarını güçleştiriyor.

12 Temmuz 2018 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?