“Mukaddes Emanetler” emin ellerde

Yavuz Sultan Selim’in 1517’deki Mısır seferinin ardından Osmanlı’ya geçen “Mukaddes Emanetler”, 501 yıldır Topkapı Sarayı’nda büyük bir özenle korunuyor.

Sonraki dönemlerde de sayısı sürekli artan ve saraydaki Has Oda’da sergilenen “Mukaddes Emanetler” arasında Hazreti Muhammed başta olmak üzere, daha önceki peygamberlere, halifelere ve sahabelere ait eşyalar bulunuyor. Mekke ve Medine’ye ait parçaların yanı sıra oradaki eserleri muhafaza etmek için yapılan kılıf, sanduka gibi eşyaların da sergilendiği “Mukaddes Emanetler Dairesi”nde, 24 saat kesintisiz Kur’an-ı Kerim okunuyor. Özel yöntemlerle muhafaza edilen eserlerin bulunduğu Topkapı Sarayı Müzesi, salı günleri hariç her gün ziyaretçilerini ağırlıyor. Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sabri Küçükaşcı, “Mukaddes Emanetler”in sergilendiği Has Oda’nın padişahlar tarafından bir dönem çalışma odası olarak kullandığını söyledi.

Fahreddin Paşa’dan sandıklar dolusu mukaddes emanet

Küçükaşcı, 2. Mahmut döneminden itibaren bu alanın tamamen “Mukaddes Emanetler”e tahsis edildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: ‘Mukaddes Emanetler’in burada bulunması için ayrıca ehemmiyet verilmiş. Eskiden Has Oda’da, ilk defa Fatih Sultan Mehmed yaptırdığı zaman, geceleri onun başında ‘Has Odalı’lar nöbet tutarlarmış. ‘Has Odalı’ demek Osmanlı eğitim teşkilatı içeresinde en üst makama ulaşmış kimse demektir. Onun için hatta padişahlar da kendilerini ‘Has Odalı’ olarak saymaya başlamışlar. Geceleri padişahı koruyan ‘Has Odalı’lar Yavuz Sultan Selim’in ‘Mukaddes Emanetler’i Mısır’dan getirmesinden sonra Hırka-i Saadet’in yanında Kur’an-ı Kerim de okumaya başlamışlardır. Daha sonra bu Kur’an-ı Kerim okuma adeti günümüze kadar da devam etmiş.” Osmanlı padişahlarının, Hazreti Muhammed’e ve onun hatırasına ait olan her şeyi İstanbul’da toplamaya gayret ettiklerini aktaran Prof. Dr. Küçükaşcı, “Mukaddes Emanetler” bölümünde, kesintilerin ardından 1996’dan bu yana 24 saat Kur’an-ı Kerim okunduğunu anlattı. Küçükaşcı, Fahreddin Paşa’nın getirmiş olduğu sandıklar dolusu eserin de “Mukaddes Emanetler”den sayıldığına işaret ederek, “ ‘Mukaddes Emanetler’den sayılma sebebi ise onların tamamının Osmanlı ülkesinde hazırlanmış, bizzat padişahlar, hanım sultanlar tarafından Mekke ve Medine’ye gönderilmiş olmalarıdır. Fahreddin Paşa, Mekke ve Medine’de korunamayacağını anladıktan sonra onları tekrar İstanbul’a getiriyor.” diye konuştu.

05 Tem 2018 - 19:27 - Kültür-Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?