Vergi Uzmanı Ulaş İke: Türkiye’de vergi yükünü tüketici sırtlanıyor

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın yayınladığı “Merkez Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri ve Beklentiler” raporuna göre son altı ay içerisinde toplanan KDV(Katma Değer Vergisi) %63, ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) ise %96 oranında arttı.

Büyütmek için resme tıklayın

Son düzenlemelerden sonra %8 olan KDV oranının %10’a, %18 olan KDV oranının %20’ye yükselmesiyle genel bütçe gelirlerinin büyük bir kısmının vergilerden toplandığının altını çizen Vergi Uzmanı Ulaş İke sözlerini şu şekilde sürdürdü:

Dolaylı vergilerin, bireylerin gelir düzeylerinin dikkate alınmadan üretim, tüketim gibi ekonomik olaylara dayanan vergiler olduğunu vurgulayan İke, “Dolaylı vergiler, bireylerin gelir düzeyleri gözetilmeksizin alının vergilerdir. Irkı, dini, cinsiyeti, gelir durumu, evli ya da bekar olması mülteci ya da göçmen olması gibi herhangi bir özel muamele söz konusu değildir. Verginin oluşmasına sebebiyet veren herkes verginin mükellefi konumundadır. Türkiye’de 1985’te uygulamaya giren KDV, 2002 yılında uygulamaya giren ÖTV dolaylı vergilere örnek olarak verilebilir. Tüketim harcamaları üzerinden alınan vergilerde, her birey aynı miktarda vergi ödediğinden dolayı, üst gelir grubuna mensup bireyler, gelirlerinin daha az bir kısmıyla vergilerini öderler. Bu noktada mükelleflerin gelirleri azaldıkça, vergi yükleri daha da artar” diye konuştu.

Gelir grupları arasındaki adaletsizlik sorunu derinleşiyor

Gelir miktarı gözetilmeksizin herkesin ödemesi gereken dolaylı vergilerin, düşük gelirli bireylerin üzerinde adeta bir yük olarak kaldığını dile getiren Ulaş İke, “Bu durum farklı gelir grubundaki bireyler arasındaki adaletsizlik sorununu daha da derinleştiriyor. Düşük gelirli bireyler, yüksek vergi yükü nedeniyle daha fazla mali zorluklarla karşılaşabiliyor. Bu aşamada düşük gelirli bireyler, gelirlerinin önemli bir kısmını vergilere harcamak zorunda kalıyor.

Toplumun büyük bir kısmı ödediği vergilerden habersiz

Toplumun büyük bir kısmının ödediği vergilerden habersiz olduğunu ifade eden Ulaş İke, şöyle devam etti: “Gelişmekte olan ülkeleri incelediğimizde buralarda tüketim üzerinden alınan vergilerin öne çıktığını görüyoruz. Ancak toplumun ödediği vergilerden habersiz olması, vergi yükü gerçeğinin arka sıralara atılmasına neden oluyor.
Bu durumu kamu maliyesinde “mali anestezi” olarak tanımlıyoruz. Mali anestezi, bireylerin mal ve hizmet satın alırlarken fiyatın içerisinde gizlenmiş olan vergiyi ödediklerinin farkında olmaması durumudur. KDV’yi ele alacak olursak, satın alınan bir ürünün vergisi fiyat içerisine gizlendiğinden dolayı ne kadar bir yük oluştuğunun farkındalığı oluşmuyor.

Satın alınan ürünün fiyatı ayrı, KDV yükü ayrıca tahsil edilmiş olsaydı, ödediğimiz vergileri unutmamız çok da mümkün olmayacaktı. Buradaki farkındalığımız daha yüksek olacaktı diyebiliriz.

Türkiye’de dolaylı vergilerin, vergi gelirleri içerisindeki payının arttığını, dolayısıyla tam bir vergi adaletinin sağlanamadığı gerçeği ortaya çıkıyor. Bu durumun sonucu olarak gelir dağılımındaki olumsuzluklar da bundan payına düşeni alıyor” dedi.

12 Eyl 2023 - 17:19 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi