Arkeologlar Çin’in ilk imparatorunun mezarını neden açamıyor?

Çin’in ilk imparatoru MÖ 210 yılında öldü, ancak mezarını koruması için binlerce terakota asker ve tuzaklar yerleştirildi.

Alim Haşimoğlu
Alim Haşimoğlu Tüm Haberleri

Çin’in Şensi (Shaanxi) eyaletindeki bir tarlada çalışan çiftçiler, 1974 yılında tarihin en büyük arkeolojik buluşlarından birine rastladılar. Toprağı kazarken kilden yapılmış bir insan heykelinin kırık parçalarını ortaya çıkardılar. Bu, çok daha büyük bir gizemin ipucuydu. Arkeologlar, tarlanın altında binlerce gerçek boyutlu pişmiş toprak asker ve at, akrobatlar, saygın memurlar ve diğer hayvanların bulunduğu bir dizi çukur olduğunu keşfettiler.

Bu Terrakota Ordusu, MÖ 221-210 yılları arasında Qin hanedanının ilk imparatoru Qin Shi Huang’ın yakındaki devasa mezarını korumak için yapılmıştı.

Mezarın çevresindeki nekropolün büyük bir bölümü ortaya çıkarılmış olsa da, imparatorun mezar odası hiçbir zaman açılmadı. Bu, arkeologların kazıların mezarın içindeki tarihi bilgileri yok etmesinden korkmalarından kaynaklanıyor. Şu anki teknolojiyle mezarı açmanın tek yolu, geri dönüşü olmayan hasara neden olabilecek arkeolojik yöntemler kullanmak. Arkeologlar, Troia kentini kazarken Heinrich Schliemann’ın yaptığı gibi aceleci davranarak aynı hatayı yapmak istemiyorlar.

Mezarın içine bakmak için bazı zarar verici olmayan teknikler önerildi. Bunlardan biri, kozmik ışınların Dünya atmosferindeki atomlarla çarpışması sonucu oluşan ve gelişmiş bir X-ışını gibi yapıların içini görebilen müon adlı atom altı parçacıkları kullanmak. Ancak bu önerilerin uygulanması uzun zaman alabilir.

Mezarı açmak sadece zor değil, aynı zamanda tehlikeli de olabilir. Antik Çinli tarihçi Sima Qian, Qin Shi Huang’ın ölümünden yaklaşık 100 yıl sonra yazdığı bir eserde, mezarın içine giren herkesi öldürmek için bubi tuzaklarıyla donatıldığını belirtiyor.

“Yüz memur için saraylar ve manzaralı kuleler inşa edildi ve mezar nadir eserler ve harika hazinelerle dolduruldu. Zanaatkarlara, mezara giren herkesi vurmaya hazır yaylar ve oklar yapmaları emredildi. Yüz nehri, Yangtze ve Sarı Nehir’i ve büyük denizi simüle etme için cıva kullanıldı ve mekanik olarak akmaya ayarlandı.”

2.000 yıl önce kurulan yay silahları işe yaramasa bile, bu açıklama zehirli cıva sularının mezar kazıcılarına saldırabileceğini gösteriyor. Bu boş bir iddia gibi görünebilir, ancak bilimsel araştırmalar mezarın etrafındaki toprakta normalden çok daha yüksek cıva seviyeleri buldu.

2020 yılında yayınlanan bir çalışmanın yazarları şöyle diyor: “Yüksek derecede uçucu cıva, yapıda zaman içinde oluşan çatlaklardan sızıyor olabilir ve araştırmamız, hiç açılıp yağmalanmadığına inanılan mezarla ilgili eski kronik kayıtlarını destekliyor.”

Qin Shi Huang’ın mezar odası şimdilik kapalı ve görünmez durumda kalsa da, unutulmuş değil. Belki de bir gün bilimsel ilerlemeler sayesinde burada 2.200 yıl boyunca saklı kalan sırlar gün ışığına çıkacak.

11 Ağu 2023 - 13:39 - Dünya

Mahreç  Alim Haşimoğlu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi