Mavi Marmara mağduru Kaya: Hükümet sözünü tutmadı

İsrail'in Mavi Marmara gemisine yönelik saldırısında yaralanan Zeki Kaya, "Hükümet sözünü tutmadı ve yaralananları yalnızlıklarıyla baş başa bıraktı. Biz de bunun üzerine dava açtık ve davalı tarafa da anlaşma gereğince kendi ülke bakanlığımızı yazdık. Kısaca bizi ne yazık ki dava yoluyla devletimizle karşı karşıya bıraktılar" açıklamasında bulundu.

Siyonist İsrail Rejimi'nin uluslararası sularda 10 vatandaşımızı şehit ettiği Mavi Marmara için açılan davalar hükümetin "Normalleşme" sürecine girmesiyle birlikte imzaladığı anlaşmayla düşürülmüştü. Mağdurların İsrail aleyhine açtıkları davalar düşerken, açılan davalar da Türkiye’ye yönlendirilmişti. Dava açanlardan ve Mavi Marmara mağduru gazisi olan Zeki Kaya, ilk duruşmada "Mavi Marmara ruhunu mahkemelerden kurtarmak için" sulh önermişti.

Denizli’de yaşayan Mavi Marmara mağduru Zeki Kaya’nın açtığı davanın ardından yaşanan skandallar ve bakanlığın yaklaşımı tepkilere neden olmuştu.

Önce Maliye Bakanlığı’nın bir avukatının tazminat talibine ‘fahiş’ ve ‘saldırı göze alınarak gidildi’ gibi ifadeler kullandığı ‘ruhsuz’ dilekçesi ortaya çıkmış Bakanlık ise tepkiler üzerine Mavi Marmara davalarında hassas olunması için avukatlara uyarıda bulunmuştu.

MAJÖR DEPRESYON TESPİTİ İSTENDİ

Karar Gazetesi'nin haberine göre davada bu kez de hazine avukatı akıl almaz bir talepte bulundu. Mahkemeye sunulan dilekçede Kaya’nın 10 yıl önce gerçekleşmiş bir olay için Adli Tıp’a sevk edilerek ‘majör depresyon’ yaşayıp yaşamadığının tespiti istendi.

BM İnsan Hakları Konseyi Uluslararası Vaka İnceleme Heyeti’nin “Kabul edilemeyecek ölçüde gaddarca, inanılmayacak ölçüde şiddet içeren, insan hakları hukukunu ciddi şekilde ihlal eden...” tespitlerinde bulunduğu Mavi Marmara katliamı için Adli Tıp incelemesi isteyen avukat, tazminat talebinin de zaman aşımına uğradığını ileri sürdü.

MAVİ MARMARA MAĞDURU SULH İSTEDİ

Mavi Marmara mağdurları ve şehit yakınlarının vicdanlarını yaralayan bu yaklaşım, tazminat davalarına karşı izlenen yolun yeniden ele alınması gerektiğini ortaya koymasına rağmen ciddi bir adım atılmadı. Filistin sorunun yakından takip edenler, şehit yakınları, mağdurlar ve hukukçular tazminat davalarında ‘uzlaşma’ çözümünün üretilmesi gerektiğini dile getirdi.

İlk adımı da Mavi Marmara Mağduru Zeki Kaya attı. Kaya, Mavi Marmara ruhunu mahkemeden kurtarmak için duruşmada sulh önerdi. Kaya’nın avukatı Abdullah Sığınç, Maliye Bakanlığı’na gönderdiği dilekçede gerek hükümetin gerekse de Mavi Marmara saldırısında yaralanan kişilerin daha fazla acı ve ıstırap yaşamaması ve yıpranmaması için sulh olma istediklerini belirtti. Sığınç, dilekçesinde “Bizler devlet hazinesine yük olmanın derdinde değiliz. Bu nedenle Bakanlığınız sulh olduğu taktirde bizler yasal faiz olan yaklaşık 180 bin TL’den feragat edeceğimizi bildiriyoruz. Ayrıca istemiş olduğumuz meblağ tamamen emsal kararlar ile müvekkilim ve ailesinin yaşamış olduğu acı ve ıstıraplar göz önüne alınarak belirlenmiştir” dedi.

MALİYE BAKANLIĞI'NIN TERCİHİ DAVA

Kaya’nın sulh önerisinin ardından Maliye Bakanlığı’nın tazminat davaları için komisyon kuracağı bilgisi ise tarafları umutlandırdı. Ancak katliamın 8. yıl dönümüne günler kala Bakanlık avukatlarının uzlaşma teklifini geri çevirerek mahkemeye davanın devam etmesi yönünde dilekçe sunduğu ortaya çıktı. Mahkemeye sunulan dilekçe ile uzlaşı önerisi reddedilirken, bundan sonra açılacak tazminat davaları için de tercihini belirlemiş oldu. Açılacak tazminat davalarında Maliye Bakanlığı’nın Mavi Marmara ruhunu zedelemeyecek ‘uzlaşı’ yerine mahreme yolunu tercih edeceği belirtildi.

"HÜKÜMET SÖZÜNÜ TUTMADI"

Zeki Kaya, “Mavi Marmara ruhu bugün tüm insanlığın sahip olması gereken erdemlerden bir tanesidir. Bu ruh insanlığın tecessüm etmiş hali olarak zulüm ve gözyaşının kol gezdiği filistin coğrafyasına doğru 8 yıl önce yola koyuldu. Dünyanın 37 farklı ülkesinden aktiviteler, tüm dünyanın 3 maymunu oynadığı bir zamanda Filistin halkının yanında oldu. Ancak “vahşi İsrail” sloganlarıyla yeri göğü inlettiğimiz İsrail yine vahşiliğini göstererek Mavi Marmara gemisinde 10 vatandaşımızı şehit etti ve onlarca kişiyi de yaraladı. Dönemin hükümeti daha sonra 6 maddelik bir anlaşma yaparak şehit ailelerine İsrail olarak sen tazminat ver yaralanan kim varsa ona da Türkiye olarak ben tazminat veririm diyerek tazminata ilişkin usul anlaşmasını imzaladı. Fakat yaralananlara hükümet sözünü tutmadı ve yaralananları yalnızlıklarıyla baş başa bıraktı. Bizde bunun üzerine dava açtık ve davalı tarafa da anlaşma gereğince kendi ülke bakanlığımızı yazdık. Kısaca bizi ne yazık ki dava yoluyla devletimizle karşı karşıya bıraktılar oysaki biz İsrail’i karşımıza alacakken... Mahkemenin ilk celsesinde biz devletimizle karşı karşıya kalmayalım bu hoş olmuyor diyerek maliye bakanlığına sulh teklif ettik. Yaklaşık 2 ay önce Maliye yetkilileri “Komisyon kurulacak ve bu şekilde bir çözüm yolu geliştireceğiz hem diğer mağdurlara da emsal olur” dediler. Biz de talebimizi maliye bakanlığına iletmemize rağmen maliye Bakanlığı’nın “dava yoluyla sürünsünler” dercesine sulh teklifimizi kabul etmediklerini öğrendik. Cumhurbaşkanımıza seslenmek istiyorum, Mavi Marmara ruhuna sahip çıkın” çağrısı yaptı.

30 May 2018 - 15:34 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.