Reklamı Kapat

Ramazan takva ayıdır

Eğitimci-yazar Ahmed Kalkan, Millî Gazete muhabiri Furkan Erten’in Ramazan hakkındaki sorularını yanıtladı.

Furkan Erten
Furkan Erten Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

RAMAZAN, GÜCÜNÜ, ŞEREFİNİ VE GÜZELLİĞİNİ KUR’AN’DAN ALMAKTADIR

Öncelikle rahmet ve oruç ayı Ramazan ayının hepimiz için hayırlara vesile olmasını dileyerek söze başlayalım. Hocam, Ramazan ayını diğer aylardan farklı ve önemli kılan nedir?

Bismillâh, el-hamdu lillâh, ve’s-salâtu ve’s-selâmu alâ Rasûlillâh. Esselâmu aleykum ve rahmetullah. Ramazan, oruç ve az yeme ayıdır. Zekât ve fıtır sadakasının verildiği bereketli bir aydır. Ramazan, nefisle cihad ayıdır, olgunluk ve sabır ayıdır. Teravih başta olmak üzere nâfile ibadetlerin daha çok yapıldığı ibadet ayıdır. Fakirlerin hatırlanıp gözetildiği cömertlik ayıdır. Şeytanların ve şeytani arzuların bağlandığı rahmet ve mağfiret ayıdır. Kötü alışkanlıkların terk edilip iyi alışkanlıklar edinilmeye çok müsait bir aydır. Ama Kur’an onu, bütün bu özelliklerinden başka bir özellikle tanıtıyor. Rabbimiz onu bize Kur’an’ın indirildiği ay olarak tanıtıyor. Evet, Kur’an’a göre Ramazan’ın en önemli özelliği, bu ayın Kur’ân-ı Kerim ayı olmasıdır. Ramazan, gücünü, şerefini ve güzelliğini Kur’an’dan almaktadır. Ramazan ayının değerli oluşu, insanlığı kurtaracak mesajın bu ayda indirilmesinden kaynaklanmaktadır. Kur’an’ın indirildiği gece bin aydan hayırlı olduğuna göre (97/Kadr, 3), Kur’an’ı okumaya, anlamaya ve yaşamaya ayrılan bir gün de, bin aydan, yani otuz bin günden daha hayırlı olacağı değerlendirilmelidir. Her gün ve gece Kur’an’a uygun olarak ihya edilmelidir. Kur’an’ı indiriliş gayesine uygun olarak okuyup hükümlerini ferdî olarak itikadî, ibâdî, ahlâkî ve ekonomik bütün yönleriyle yaşarsak, sosyal ve siyasal hayata hâkim kılıp tatbik ettirme çabasında bulunursak, yani vahyi gönlümüze ve yaşayışımıza indirirsek, o zaman biz de vahiy kendisine inmemiş, vahiyle bağlarını koparmış otuz bin insandan hayırlı oluruz, böyle yaşadığımız gün ve geceler de bin aydan üstün olur.

“İTİKÂFI İHYA ETMENİN ÇOK BÜYÜK ECRİ VARDIR”

Ramazan ayında, Peygamberimiz’in devamlı uyguladığı önemli bir sünneti var. İtikâf denilen bu sünnet, tümüyle unutulmaya başladı. Bu itikâf ne kadar önemlidir ve yeniden nasıl ihya edilebilir?

Ramazan ayı, itikâf ayı olduğu ve her Ramazan’da Peygamberimiz’in itikâfı hiç terk etmediği halde; bugün “Müslümanım” diyen kalabalıklar itikâfın adını bile telaffuz etmekte zorlanır. Bırakın davası İslâm olmayan sıradan vatandaşları, câmi cemaatine anket yapılsa, “İtikâf nedir?” diye, bilenler çok az çıkacak, onlar içinde de uygulayanlar hemen hiç bulunmayacaktır. Böyle bir zaman diliminde itikâfı ihya etmenin çok büyük ecri vardır. Peygamberimiz, “Kim, benden sonra terk edilmiş sünnetimden bir sünneti ihya ederse, ona, insanların o sünnetle amel etmesinin ecri kadar ecir/sevap verilir.” (İbn Mâce, Mukaddime 15, hadis no: 210) “Ümmetimin fesadı zamanında, kim benim sünnetime sarılırsa o kimse için bir şehit ecri/sevâbı vardır.” (Terğîb, I/44) buyuruyor. İtikâf, kâmil anlamda kalabalık câmilerde ve Ramazan ayında, özellikle son on gününde yapılır. İtikâf, câmiden kopan, koparılan insanımızın Allah’ın eviyle tekrar kucaklaşması, Ramazanın rûhu olan ibâdeti her âna yaymanın prototipidir. Bununla birlikte; i’tikâfı, sadece Ramazan’dan Ramazan’a yapmak, günümüz şartlarında ölümcül hastalıkların tedâvisini geciktirmek ve belki de o hastalıklarla ölmeyi göze almak demektir. İhtiyaç duydukça, hemen her gün beş-on dakika da olsa Allah’ın evine bu gâye ile sığınmalı, O’ndan yardım istenmeli, O’nun dâvetine icâbet edip ziyâfetine katılmalıdır.

“KÂFİRLER GÖREVİNİ YAPACAĞI GİBİ RAMAZAN MÜNÂFIKLARI DA İŞ BAŞINDA OLACAK”

Ramazan’dan yararlanalım diye yapılan yanlışlar var mı? Ramazan ayı sebebiyle akşamları eğlenceler, özel televizyon programları gibi etkinlikler oluyor. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Günümüzde Ramazanlar, dinî ve mânevî özelliklerinden soyutlanarak folklorik planda hayata yansıtılıyor. İnsanımızı yönlendiren düzen ve kurumları, belediyeler ve özellikle medya Ramazan’ı “ibâdet ve mâneviyât ayı” olmaktan çıkarıp eğlence ayı olarak değerlendiriyor. Ramazan çadırları konser salonu görevi de yapıyor, müzik parçaları bu ibâdet ayında teravihlerdeki salavatları bastırıyor. Ramazan geldiğinde, din ticareti de dine hakaret piyasası da hayli iş yapar. Ramazan’dan yararlanarak Müslümanların dine yönelişlerini frenlemek için temcit pilavı olarak medya tarafından bu yıl da ne çirkinlikler sunulacak, hep birlikte göreceğiz. İnsanları diriltmeye gelen Ramazan’ı öldürmek, en azından yaralamaya kalkacaklar çıkacak. Bozulan insanı tamir etmeye gelen Ramazan’ı tahrif edip bozmaya yeltenenler olacak. Kâfirler görevini yapacağı gibi, Ramazan münâfıkları da iş başında olacak.

Oruç, sadece yeme-içme konusunda yasaklar içeren bir ibadet değil, bildiğimiz kadarıyla. Mükemmel bir oruç nasıl tutulur?

Ramazan, ibâdet ve mâneviyatımızı artırdığımız ay olmalıdır. Ramazan takvâ ayıdır. Oruç, yüce dinimizin haramlarından korunup sakınma duygularını, yani takvâyı geliştirir (Bakara, 183). Mü’min, bu önemli faydayı da sağlamak için, günah davranış, söz, işitme ve bakışlardan korunacak, sakınacaktır. Oruç, ruhî ve ahlâkî bir eğitimdir. Ramazan tevbe ayıdır. Günahları terk etme, kötü alışkanlıkları bırakma ayıdır Ramazan. Kendine dönme, âhireti tercih etme ve diriliş ayıdır. Ramazan; haramlara, şeytanî özelliklere, nefsimizin kötü isteklerine karşı bir sığınaktır, bir kaledir. Oruçla bu kaleye girilir. Ramazan; göz ve dillerini kontrol altına alarak ağızlarını kapayıp kalp ve gözlerini açmaya Müslümanları hazırlıyor. İmsaktan iftara kadar geçen zamanda, Ramazan içinde bulunduğunu, oruçlu, yani ibâdet halinde olduğunu hatırlayan kimse, sanki Allah’ı görüyormuş gibi, yaptıklarını ölçülü ve güzel yapmaya çalışacaktır. Oruç, insana ibâdet için yaratıldığını hatırlatır, her dakikanın Allah’ın emir ve yasaklarına uygun olması için gayreti artırır, ruhu olgunlaştırır. Oruçlu insan Rabbini daha çok düşünür ve huzura kavuşur. Mideler rahatladığı için bütün vücutta bir hafiflik hissedilir, kâmil bir oruçla gönül saflaşır, berraklaşır, daima iyi şeyler düşünür. Yani kâmil bir insan olmanın yolları açılır, oruçla nefsin kötü isteklerine dur demesini öğrenir insan.

Ramazan, kötü alışkanlıkları bırakmak ve yeni, güzel alışkanlıklar edinmek için bir fırsat olabilir mi?

Ramazan, kötü alışkanlıkları bırakmak için bulunmaz bir fırsattır. İçkiciler bile Ramazan’da içmez veya çok azaltır. Cehennem kapıları kapandığı gibi, meyhane ve kimi haram eğlence yerlerinin kapılarına da Ramazan’da kilit vurulur. Bir mü’min açısından Ramazan, hâlâ sigara gibi kötü alışkanlıkları varsa, sabahtan akşama kadar içmediğine göre, akşamdan sabaha kadar da içmeyebileceğini, irâdesine sahip olmanın çok da zor olmadığını kendisine öğretir. Sık sık çay içmeden, kahve keyfi yapmadan, çerez ve benzeri abur cubur atıştırmadan yapamayanlara, arada sırada yiyip içmeden edemeyenlere, bu alışkanlıklarından vazgeçmeleri için en güzel imkânları gösterir Ramazan. Az yemeyi, diyet ve rejimi, iştahı kontrol edebilme, yeme ve içme irâdesine sahip olabilme alışkanlıklarını kazandırır, kazandırmalıdır.

ÂHİRET SINAVIMIZ İÇİN ÇALIŞALIM

Ramazan’la ilgili başka ilave etmek istediğiniz bir nasihatiniz veya mesajınız var mı?

Bu yıl Ramazan bitmeden dünya kupası adıyla futbol maçları başlıyor. Ramazan’dan on gün sonra seçimler ve 17 gün sonra da üniversite sınavları var.

Başkaları dünya kupası peşinde koşarken, gelin biz âhiret kupası peşinde olalım. Onlar top için mücâdele ederken biz hak için mücadele edelim. Üniversiteye hazırlanan gençler kadar olsun Cennet’e hazırlanalım, onların sınava çalıştığı kadar olsun âhiret sınavımız için çalışalım.

29 Mayıs 2018 - Ramazan

Muhabir Furkan Erten


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?