Reklamı Kapat

Afrika’ya Acil Eğitim Yardımı götürüyoruz

İDDEF İcra Kurulu Başkanı Mehmet Turan ve İDDEF Genel Müdürü Muhammet Taşören’le Ramazan’ın sosyal yardımlaşma boyutunu konuştuk

Haber albümü için resme tıklayın

Ramazan ayı sosyal yardımlaşmanın, dayanışmanın ve cömertliğin en zirve nokta yaptığı ay. Bu ayda cömertlik ve empati en zirve noktaya çıkıyor. Öncelikle bu konuda neler söyleyeceksiniz?

(Mehmet Turan: İDDEF İcra Kurulu Başkanı)

Bu konuda söyleyeceğimiz ilk şey, bizim yardımlardan öncelikli eğitimdir. Dolayısıyla bu minvalde 40 ülkede yardımlarını yürüten bir derneğiz. Ramazan ayında da farklı bir şey yapmayacağız. Talebelerimize ait olan bilgi birikim dahilinde verileri, aileleri,  oradaki fakir fukarayla birlikte iftarlarımızı kumanyalarımızı 12 ay devam ettirdiğimiz aslında devam ettirdiğimiz yardımlaşmayı zirve yapacak şekilde bu Ramazan’ı şerifte de devam ettireceğiz.

Peki, gittiğiniz ülkelerde yardımlaşmayı sofralara da taşıyacak mısınız?

Tabi, ailelerin sofrası budur. En önemli aile ümmet ailesidir. Biz ne kurmuşuz? İlim sofrası kurmuşuz. Bu kurulan ilim sofralarında, Manevi sofraların yanında zahiri sofralar da zirveye çıkacak.Çünkü manevi iklim artacak. Önceden sabah, öğlen, akşam yemeği olarak adlandırılan bu ikramlar, artık sahur ve iftara dönüşecek. Manevi iklim artacak. Dolayısıyla bu sofra, aile sofrası olacak. İDDEF  olarak ihtiyaçlarını karşılamak zorunda  olduğumuz öğrencilerimizle, aile velilerimizle ihtiyacı olan 250 bin olduğunu varsayarsak, biz asgari 100 bin sofrayı hedefliyoruz.

Bu Ramazan’da sloganımız nedir?

Bu Ramazan’da sloganımız muhabbetle birlikte tüm insanlığa hizmete işimiz çok,  vaktimiz az. O kadar çok gündemimiz var ki,   biz muhabbetle tüm ümmete hizmet ediyoruz. Bu sofrada senin de bir tuzun olsun, Ramazan’a çok özel bir şey değil. Bu tuzun içinde ilim var, amel var, ihlas var, ehli sünnet var, tebliğ tedris üçgeninin bir yere oturtulması var. Bu tuz sadece yemeğin içine serpilen tuzdan bahsetmiyoruz biz. Bu sofrada senin de bir tuzun olsun demek, ümmet ehli sünnet vel cemaat çizgisinde bir araya gelsin. Huzur bulsun, sadece İslam ümmeti değil, 7 milyarı aşkın insanlık bu tuzdan nasibini alsın istiyoruz. Böyle bir tuzdan bahsediyoruz.

Siz proje bazlı çalışıyorsunuz. Size yardımlarını  ulaştırmak isteyen vatandaşlarımız yardımlarını nasıl ulaştırabilirler?

Mehmet Turan: Sosyal medyadan hesaplarımız var. İletişim bilgileri burada var. İDDEF. Org’dan bilgi alabilirler. Çok açık net bir şekilde şeffaf şekilde projelerimiz buralarda mevcuttur. Hocamızın bahsettiği  Acil Eğitimi Yardımdı  buralarda var. Buralardan yardımlarını ulaştırabilirler. Biz aynı zamanda eğitim yardımı yaptığımız bölgelerde devam ediyoruz. Yardım edip çekilmiyoruz. Onlarla birlikte oralardayız. Hocamızın adı  Abdullah Kadı olabilir, Muhammed Kani olabilir. Abdusselam Keyta olabilir. Benim hocamla birlikte orada birlikte çalışıyoruz.

İHLAS SAHİBİ İNSANLARA İHTİYAÇ VAR

Sizin ekleyeceğiniz bir şey var mı?

(Muhammet Taşören- İDDEF Genel Müdürü ve İcra Kurulu Üyesi)

Peygamber Efendimizin (S.A.V.) Ramazan ayı için buyurduğu bir hadis var. “Kim bir oruçluya iftar ettirirse,  oruçlunun sevabından aynısını alır”. Ramazan ayında öncelikle rahmet ayıdır, bereket ayıdır,  rahmetin bol olduğu aydır. Bu ayda biz tavsiye ediyoruz,  bir Müslüman bir Müslüman kardeşine iftar ettirsin. İki müslümandan bahsedelim. Bir Müslüman düşünün, sofrasında her şeyi var, ana yemeği var, salatası  var, tatlısı var, böyle bir Müslüman düşünün. Başka bir Müslüman düşünün ki, yiyecek yemek bulamıyor. Çünkü o yemeği hazırlamak için elinde imkanı yok. Ve dolayısıla garip kalmış. 500 yıldır sömürülen bir toplum olmuş. Elindeki avucundaki her şey alınmış.Son yüzyılda beyni dahi elinden alınmış, düşüncesi dahi elinden alınmış bir toplumdan bahsediyoruz. Bu topluma garip gureba kalmış bu topluma ses verin empati yapın.. Ve onlara sofranızdan bir tabak ikram edin. Sadece bir tabak. Yemeğinizi, tatlınızı, çorbanızı veya kuru yemişinizi. Bir tabağı  ordaki Müslüman kardeşlerinize ikram edin. Böylece  onun iftarını ettirin.  Böylece bir taşla iki kuş vurun. Hem bir fakir insanı iftar ettirmek sevabını kazanın, hem de onun kazandığı sevaptan ekstra bir sevap daha kazanın. Bizim söyleyeceğimiz, Peygamber Efendimiz bunu buyuruyor, Müslümanlar kendi aralarında takva konusunda yarışıyorlar. Allah (c.c.) buyuruyor ki, Müslüman öncelikle emri bil maruf yapar, tebliğ yapar,  faiz haramdır, içki haramdır, zina haramdır, namaz kılman gerekir, oruç tutman gerekir, hacca gitmen gerekir. Müslüman toplumunun bir araya gelmesi gerekir. Bütün bunlar yardımlaşmadır. Takva konusunda yardımlaştığını gibi iyilik konusunda da yardımlaşın. Peygamber Efendimiz gerçek sıla-i rahimden bahsediyor. Sıla-i rahim önemli gecelerde  mesaj atmak değildir. Gerçek sıla, fakru zarüret içinde olan akrabalar arasında ihtiyaçlarını tesbit edip, onların ihtiyaçlarını gidermektir. Bir de ümmetin sılası var ki. Dünyanın farklı  bir coğrafyasında bir Müslüman kardeşinin ayağına diken batsa, onun acısını ve hissettiklerini hissetmektir. Hissetmekten maksat nedir? Onun ihtiyaçlarını gidermek noktasında adım atmaktır. Başkanımızın ifade ettiği gibi, bugün yemeden içmeden daha çok ihtiyaç duyduğu ümmetimizin, eğitimdir. Bugün Afrika toplumunda gördüğümüz, Afrika’nın sadece yüzde 3’ü İsklam’i eğitim alabiliyor. Genel eğitimde ise sadece yüzde 13’lere ç ıkabiliyorlar. Ordaki acil ihtiyaç yemeden içmeden daha çok eğitim ihtiyacıdır. Bizim İDDEF olarak, hocamızın önümüze koyduğu hedefle hareket ediyoruz. Bizim Acil Eğitim Yardımı  diye bir sloganımız var. Bu slogan neticesinde Afrika’da, Asya’da ve Balkanlar’da çalışma yapıyoruz. Bugün Türkiye’de 200 bini aşkın sivil toplum kuruluşu var.  Bu kuruluşların yaptıkları temel olarak insani yardımdır. Yemek, içmek, giyinmek ve barındırmak işlemi gibi. Biz İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu olarak Bizim bunlardan farkımız eğitim yardımı. Ama fizikçi, kimyacı değil. Bunu herkes heryerde öğreniyor.  Sadece bu mahallede yüzlerce fizikçi, kimyacı, matematikçi bulabilirsiniz. Ama bir Zahid El Kevseri’yi, Molla Hüsrevi, Molla  Güraniyi bulamazsınız. Ümmetin içinde bulunduğu sıkıntı gerçek manada toplumun önünde olan, kanaat önderi olan alimlerin olmamasıdır. Bugün İslam ümmetinin manevi olarak ayağa kalkması için manevi bir öndere ihtiyaç var. Fikir sahibi, istikamet sahibi, ihlas sahibi insanlara ihtiyaç var.

23 Mayıs 2018 - Ramazan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?