Gizle

Zehir gibi rapor Cargill için yumuşatıldı!

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu, nişasta bazlı şekerlerle ilgili raporunu yumuşattı. Kamuoyuna açıklanmayan ilk raporda nişasta bazlı şekerlerin sağlığa ağır etkileri olduğu yönünde tespitler yapılırken ikinci raporda nişasta bazlı şekerlerle pancar şekeri bir değerlendirildi. Fazla tüketilmesi durumunda pancar şekeri ile nişasta bazlı şekerlerin başta kanser olmak üzere bir çok hastalığa neden olabileceği belirtildi.

Haber albümü için resme tıklayın

ÖNCEKİ VE SONRAKİ RAPOR...

SAĞLIK Bakanlığı, nişasta bazlı şekerlerin sağlığa etkileri hakkında Bilim Kurulu raporunu yayınladı. Ancak kamuoyuna açıklanmayan raporda nişasta bazlı şekerlerin bir çok hastalığa neden olduğu belirtilerek kotasının düşürülmesi istenirken, açıklanan raporda ise nişasta bazlı şekerlerle, pancar şekeri bir tutulması dikkat çekti. Yine ilk raporda, nişasta bazlı şekerlere yönelik civa uyarısı yapılırken, bu uyarı ikinci raporda yer almadı. Raporda, genel tespitler yapılarak aşırı tüketilmesi durumunda her iki şekerinde sağlığa zararlı olduğu vurgulanarak NBŞ, pancar şekeri ile bir tutuldu.

* “Sakkaroz ve NBŞ içeren besinlerin fazla tüketimi metabolik hastalıkların yanı sıra obezite ile ilişkili çeşitli kanser türlerinin (kolon kanseri, pankreas, karaciğer ve meme kanseri gibi) gelişimine de zemin hazırlamaktadır.”

* “Son zamanlarda artan obezite ve kronik hastalıkların nedenlerini araştıran bilimsel çalışmalarda şeker metabolizması özellikle de sofra şekeri ve NBŞ’in yapısında bulunan früktoz metabolizması üzerinde yoğunlaştığı gözlemlenmektedir.”

İktidarın şeker fabrikalarını özelleştirme kapsamına almasına ilişkin tepkiler sürerken öte yandan toplumda ciddi endişelere sebebiyet veren Nişasta Bazlı Şekerlere (NBŞ) ilişkin Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun raporunu kamuoyuna açıkladı. Gazetemiz, geçtiğimiz günlerde ‘Zehir Gibi Rapor’ diyerek kamuoyundan saklanan o raporun detaylarını açıklamıştı. Sağlık Bakanlığı ise dün Bilimsel Kurulu’nun raporunu açıkladı. “Bakanlığımız Bilimsel Kurulu’nun konuyla ilgili bilimsel çalışmalar ve ilgili raporların da dikkate alındığı değerlendirmeleri neticesinde vatandaşlarımızın sağlığının korunması için Nişasta Bazlı Şekerler (NBŞ) ve şeker kullanımı konusundaki görüş ve tavsiyeleri aşağıda sunulmaktadır” diyerek açıkladığı raporda pancar şekeri ile NBŞ’nin bir arada değerlendirilmesi dikkat çekti.

KANSERE ZEMİN HAZIRLIYOR

Bilim Kurulu tarafından açıklanan söz konusu raporda, fruktozun sağlık açısından insan vücuduna zararlarına yer verildi. Obezite ve kronik hastalıkların temelinde fruktozun olduğunun aktarıldığı raporda, nişasta bazlı şekerlerin tüketim miktarı bakımından zararlarına dikkat çekilmesi anlamlı bulundu. Rapordaki şu ifadeler dikkat çekti: “Sakkaroz ve NBŞ içeren besinlerin fazla tüketimi metabolik hastalıkların yanı sıra obezite ile ilişkili çeşitli kanser türlerinin (kolon kanseri, pankreas, karaciğer ve meme kanseri gibi) gelişimine de zemin hazırlamaktadır.”

BAKANLIĞIN RAPORUNDA ÇARPICI MADDELER

Son zamanlarda artan obezite ve kronik hastalıkların nedenlerini araştıran bilimsel çalışmalarda şeker metabolizması özellikle de sofra şekeri ve NBŞ’in yapısında bulunan früktoz metabolizması üzerinde yoğunlaştığı gözlemlenmektedir. Metabolizmada glikoz uyarısı ile salgılanan insülin tokluk hormonu olan leptini uyarır ve açlık hormonu grelini ise baskılar. Bunun sonucunda tokluk merkezi uyarılarak yeme davranışı sonlanır. Fruktoz ise insülini çok az uyarmamaktadır. Bu durumun fazla şeker tüketimine, insülin salgılanamaması, tokluk hissi gelişmemesi ve yeme davranışı devam ettiği için obeziteyi tetiklediği ileri sürülmektedir.

1 Fruktozun karaciğer içindeki metabolizması da glukozdan farklıdır. Fruktozun yıkımı glikozdan daha hızlıdır ve hızla yağ asitlerine dönüşmektedir. Bu durumun KC yağlanması, fibrosis ve siroz gelişebildiği yönünde çalışmalar bulunmaktadır.

2 Fruktoz glikoza göre daha tatlıdır ve beyinde iştah artırıcı hedonik yolakları uyaran etkisi olduğu yönünde de çalışmalar bulunmaktadır. Fruktozlu ürünlerin tüketimi özellikle bebeklik ve çocukluk yaşlarında damak tadının şekerli ürünler doğrultusunda gelişmesini kolaylaştırmaktadır.

3 Fruktozun barsak florası ve mikrobiyatası değişikliğine neden olduğu yönünde de çalışmalar bulunmaktadır. Fruktoz, glikozdan farklı olarak kanda ürik asit artışına da neden olmakta, gut hastalığını tetikleyebilmekte ya da var olanları şiddetlendirmektedir.

4 Şekerli(sakkaroz ve NBŞ) besinlerin aşırı tüketilmesi sonucunda (yüksekfrüktoz içeren -%55 ve üzeri-mısır şurupları daha tatlı oldukları için daha fazla tüketilebilmektedir) gereğinden çok yeme davranışı, insülin direnci gelişmesi ve obezite, diyabet, kalp damar hastalıkları ve eşlik eden hastalıklara yol açtığı yönünde çalışmalar bulunmaktadır.

5 Sakkaroz ve NBŞ içeren besinlerin fazla tüketimi metabolik hastalıkların yanı sıra obezite ile ilişkili çeşitli kanser türlerinin (kolon kanseri, pankreas, karaciğer ve meme kanseri gibi) gelişimine de zemin hazırlamaktadır.

NBŞ’NİN GIDALARDA KULLANILMASI SINIRLANDIRILMALI

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun raporunun son bölümünde ise NBŞ ile ilgili neler yapılması gerektiğine ilişkin öneriler de şu maddelerle sıralandı:

Her türlü şeker tüketiminin azaltılması için gerekli tüm tedbirlerin alınması sübvansiyonların gözden geçirilmesi, vergilendirme, bilgilendirme ve farkındalık girişimleri vb.)

Halen %10 olan NBŞ kotasının (üretiminin) artırılmaması ve gıdalarda kullanımının sınırlandırılarak sıkı denetiminin sağlanması. Ancak bu ilk raporda kotaların düşürülmesi istenmişti.

Yiyecek ve içecek etiketleri üzerindeki şeker içeriğinin, elde ediliş kaynağı ve früktoz oranı belirtilmek suretiyle Türk Gıda Kodeksi şeker tebliğine uygun şekilde “şeker”, “glikoz şurubu”, “yüksek früktozmısır şurubu”, “invert şeker” vb şeklinde açık olarak yazılmasının sağlanması,

Sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi çalışmaları kapsamında; endüstri tarafından reformülasyon yapılarak, yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanım miktarının asgari düzeye indirilmesine destek olunması,

Toplumumuzda şeker tüketiminin azaltılması için tüketicinin bilgilendirilmesi, tüm topluma bebeklik ve çocukluk çağından itibaren sağlıklı beslenme kültürünün tesis edilmesi konusunda dengeli beslenme politikaların geliştirilmesi,

Sağlık Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde ilgili tüm sektörlerle ve kamu kuruluşlarıyla işbirliğinin sağlanması gerekmektedir.

ŞEKER FABRİKALARI SATILAMAZ KOTANIN ARTIRILMAMASI İSTENDİ

Kamuoyuna açıklanmayan raporda, nişasta bazlı şekerlerin kotasının düşürülmesi istenirken, dün açıklanan raporda, NBŞ kotasının sadece artırılmaması istendi. NBŞ kotasının düşürülmesi için bir öneride bulunulmadı.

BİLİNDİĞİ üzere, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu nişasta bazlı şekerlerin sağlığa etkileri konusunda iki kere üst üste toplantı yapmıştı. İlk toplantıya 12 bilim insanı katılırken, ikinci toplantıya 25 bilim insanı katılmıştı. İlk toplantının raporu kamuoyuna açıklanmazken, ikinci toplantının raporu dün açıklandı.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Canbay, partisinin Çankırı il teşkilatını ziyaret etti. Ziyarette ülke meselelerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan Canbay, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi, ittifak görüşmeleri, ekonomi ve tarım konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

KUTUPLAŞMA ARTIYOR

Seçimlere uzun bir sürenin olmasına rağmen ittifak görüşmelerinin başladığını belirten Canbay, “İttifaklar üzerinden gerginlik devam ettiriliyor. Ülke sorunlarını çözmek için kafa yorması gerekenler, kendi iktidarlarını devam ettirmek için kafa yormaktadırlar. Bunu da toplumu ayrıştırarak yaptıklarından, milletimiz huzur, barış ve kardeşliğe hasret kalmıştır. Ekonomik sorunlar da geniş halk kitlelerinin belini bükmektedir. İşsizlik oranları ve rakamları ürkütücü boyuttadır. 3 milyon 275 bin insanımız işsizdir. Genç nüfustaki işsizlik daha ürkütücüdür. İşsizliğin ne olduğunu çeken bilir. Başta asgari ücretle çalışanlar, emekliler, çiftçimiz olmak üzere halkımız geçim sıkıntısı içerisindedir. Herkes en tabii ihtiyaçlarını karşılayabilmek için borçlanmaktadır. Biriken borç, aile yapımızı olumsuz etkilemekte, derin aile sorunlarına sebep olmaktadır” diye konuştu.

10 BİN TON ALTIN FAİZE GİDİYOR

Canbay, ülkenin en önemli problemlerinden birinin faize ödenen paraların olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: “2005 yılında 332 milyar TL olan merkezi yönetim toplam borç stoku 2018 Ocak itibarı ile 892 milyar TL’ye çıkmıştır. 2017 yılında bütçeden faize 56 milyar TL ödendi. 2018 yılında 71,7 milyar TL hedeflenmiştir. Basit bir hesapla her hafta 10 ton altın faize gitmektedir. 2017 yılında ihracatımız 157 milyar dolar, ithalatımız 233 milyar dolardır. Dış ticaret açığımız 76 milyar dolar olmuştur.”

TATLANDIRICI İTHALATININ ÖNÜNE GEÇİLMELİ

14 şeker fabrikasının özelleştirme kapsamına alınmasına tepki gösteren Canbay, “Bu yanlış karardan vazgeçilmesi için Saadet Partisi olarak 14 ilimizde ziyaretler yapılmaktadır. Çözüm önerilerimiz ortaya konulmaktadır. Şeker üretiminin garanti altına alınmasını istiyoruz. Şeker fabrikalarının özelleştirme sürecinden çıkarılması, çalışanların, üreticilerin ve kamunun da içinde bulunduğu bir yapılanma modelinin hayata geçirilmesi, bu fabrikaların otomasyon, modernizasyon ve Ar-Ge yatırımlarının yapılması, pancar üreticisinin teşvik edilmesi, maliyetlerin düşürülmesi, gıda güvenliğinin sağlanması, şeker ithalatına meydan verilmemesi, yüksek yoğunluklu tatlandırıcı ithalatının önüne geçilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

13 Mart 2018 - Gündem

Muhabir Ankara Bürosu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

06

Ankaralı - Bir kilo Cargill'de 250 kilo pancarda olan tatlı vardır. Yani 250 katı daha fazla şekerlidir Cargill. Üstelik kimsayal tatlandırıcı ve sağlımızı yerle bir edecek durumda. Ey hükümet yetkilileri daha önce sattıklarınıza birşey demiyoruz. Batı ve özellikle Amerika özelliştirmeyi teşvik ediyor, orası tamam. Ama Allah rızası için, Allah rızası için, Allah rızası için Şeker Fabrikalarını özelleştirmeyin ve bu halak Cargill denen belayı yedirmeyin. Sonra bunu hesabını Allah'a veremezsiniz.

Yanıtla . 0Beğen 14 Mart 23:23
05

Samet - Bİrazda bu cargillin ortaklarına yer verin.

Yanıtla . 3Beğen 13 Mart 15:16
04

Ihsan - saçmalamış sağlık kurulu organik şekerle işlenmiş şeker nişasta bir olurmu

Yanıtla . 4Beğen 13 Mart 11:00
03

Hikmet Yılmaz - Sağlık Bakanlığı kanser taramaları için milyonlarca lira harcamalar yapıyor, ancak kanser yapan gıdaların üretimi ve tüketilmesi konusunda sesi çıkmıyor. Bakanlığın yaptığı şey bu ne perhiz bu ne lahana turşusu sözünü hatırlatıyor. Siz kansere neden olan beslenme, yaşam şekli ve çevre koşullarını ortadan kaldırmak için önlem almayıp insanların kanser olmasına neden olacaksınız, sonra da bu milletin alın terini kanser taramaları yapıyoruz diyerek birilerine peşkeş çekeceksiniz. insanları hasta et sonra da tedavileri için ilaç ve tıbbi ürün sektörüne milyonlarca lira para kazandır. Allah'dan korkun bu nasıl bir zihniyet böyle....

Yanıtla . 10Beğen 13 Mart 10:02
02

Cegoba - Bunlar artı mahalle bakkalında bile var. Bunu önüne geçilemez. Tek çaresi toplumun artık hazır gıdalardan uzak durması.

Yanıtla . 4Beğen 13 Mart 09:35
01

Bozok - önümüzdeki seçim NBŞ lobisi ve millet arasında geçecektir. Kim kazanacak dersiniz? Tabi ki millet kaybetmeye mahkumdur. Bir tarafta iyi örgütlenmiş ve elinde bütün gücü bulunduran küresel NBŞ lobisi varken diğer tarafta sadece yönlendirilmeyi bekleyen edilgen örgütsüz ve sahipsiz gariban bir millet. Bir deli çıkmalı artık meydana.Bir deli yetmez. Bir çok deli çıkıp şehrin meydanlarına ve sokaklarına sahip çıkmalı.

Yanıtla . 7Beğen 13 Mart 08:22

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?