Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit: Yargıyı kamu meşgul ediyor

Türkiye’de yargı sisteminin iyi işlemesini engelleyen bazı kör noktalar bulunduğunu belirten Cirit, bunlardan birinin kamunun inisiyatif almaması olduğunu dile getirdi. Cirit, adli davaların tarafının üçte birinin kamu olduğunu, binlerce davada yargının meşgul edildiğini söyledi.

Büyütmek için resme tıklayın

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit Yargıtay’ın 150’nci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla basın yayın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle Yargıtay Evi’nde bir araya gelerek soruları yanıtladı. Programa Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akarca’nın yanı sıra Milli Gazete Ankara Temsilcisi Mustafa Yılmaz ve birçok gazeteci katıldı. Darbe girişimi sonrası yargının da FETÖ’den temizlenmesinin ardından yargı bağımsızlığıyla ilgili yapılan çalışmalara ilişkin soruları yanıtlayan Cirit, 1 milyon davanın geldiğini, şu ana kadar yargı bağımsızlığıyla ilgili herhangi bir telkin, talimat, talep gelmediğini söyledi. Cirit, “Yargı bağımsızlığının olmadığı ifade edilmekte, bu olgu üzerinden eleştirilmekteyiz. Ben de Türkiye’deki yargı bağımsızlığı ve en son Anayasa değişikliğiyle gelen yargı tarafsızlığının en iyi şekilde yapıldığını görmekteyim. Bunun aksini iddia edenler bunu ispatlamalıdır.” diye konuştu.

HUKUK GÜVENLİĞİ AÇISINDAN ENDİŞE VERİCİ

Başkan Cirit, darbe girişiminin ardından FETÖ mensubiyeti gerekçesiyle 4 bin 500 hakim ve savcının meslekten ihraç edildiğinin hatırlatılması ve bunların baktığı davalarla ilgili şikayetlerin sorulması üzerine de bu hakim ve savcıların baktıkları davalarla ilgili binlerce dilekçenin kendilerine de geldiğini bildirdi. Hırsızlık suçu sabit olanların bile yargılandıkları davaya bakan hâkim FETÖ’den atıldığı için şikayette bulunduğunu anlatan Cirit, bu hâkim ve savcıların yaptıkları nedeniyle yargıya güvenin düştüğünü belirtti. “FETÖ davalarında yargılamaların sulandırılmaması için yapılanların hukuka uygun yürütülüp yürütülmediğinin” sorulmasına karşılık Cirit, hukukun kendi içinde mekanizmaları barındırdığını, 4 bin 500 hakim ve savcının örgüt üyeliğinden yargılanmasının hukuk güvenliği açısından endişe verici bir durum olduğunu söyledi.

TOPLUMDA ŞİDDET EĞİLİMİ ENGELLENMELİ

Kadına şiddet ve tecavüz davalarında iyi hal indirimi uygulanmasının kamuoyu vicdanını yaraladığının belirtilmesi ve bu konuda çalışmaların sorulması üzerine de Cirit, kadın cinayetleri ve çocuğa karşı istismar suçlarının oldukça arttığını, bununla ilgili çalışmaların bakanlar düzeyinde devam ettiğini hatırlattı. Toplumda zayıfa karşı şiddet eğilimi bulunduğunu, bunun da eğitim, sosyal yönlerinin bulunduğunu anlatan Cirit, bu konularda ceza yaptırımının sonuç meselesi olduğunu, her şeyden önce toplumda şiddet eğiliminin engellenmesi gerektiğinin altını çizdi. Başkan Cirit, bunun da eğitim yoluyla çözüleceğini ifade etti.

SON ÇIKAN CEZA KANUNUN NEREDEYSE 3’TE 1’İ DEĞİŞTİ

İsmail Rüştü Cirit, bu konuda yapılan çalışmaları benimsediklerini ancak ceza kanunlarında sık sık yapılan değişikliklerin de yargıda belirsizlik ortaya çıkardığını kaydetti. Son çıkarılan Türk Ceza Kanununun neredeyse 3’te 1’inin değiştirildiğini, infaz sisteminde de sürekli değişikliğe gidildiğini söyleyen Cirit, kanunlar hazırlanırken, etraflıca düşünülüp paydaşlarla görüşülüp, bundan sonra kanunlaşması gerektiğine işaret etti. Şu andaki infaz sistemine göre, 4 yıla kadar hapis cezalarında girdi-çıktı yapıldığını, bunun da cezanın yaptırımsız kalmasına neden olduğunu aktaran Cirit, “Ama o da cezaevi ihtiyacı gerektiriyor. Şu anda 100 bin kapasitemiz var ama cezaevinde 230 bin mahkum ve tutuklu bulunmakta” diye konuştu.

YARGININ ÖNÜNDEKİ KÖR NOKTALARDAN BİRİ KAMUNUN İNİSİYATİF ALMAMASI

Türkiye’de yargı sisteminin iyi işlemesini engelleyen bazı kör noktalar bulunduğunu belirten Cirit, bunlardan birinin kamunun inisiyatif almaması olduğunu dile getirdi. Adli davaların tarafının üçte birinin kamu olduğunu, binlerce davada yargının meşgul edildiğini söyleyen Cirit, “Kamunun inisiyatif alması ve vatandaşla davalı olmaması gerekir. Kamu ise kamu maliyesi açısından inisiyatif almadığını ve zamana yaydığını söylüyor. Bu doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü onun gecikmesi, temerrüt faizleri, avukatlık masrafları ile kamu maliyesine maliyetinin daha çok olduğunu düşünüyoruz. Diğer taraftan devlet vatandaşıyla davalı olmamalı. Vatandaşın hakkını mahkemeye göndermeden devlette vermesi lazım ki devletle halk arasındaki bütünleşme sağlansın.” dedi. İkinci meselenin alternatif çözüm uyuşmazlık yöntemleri konusunda olduğunu belirten Cirit, tahkim, arabuluculuk ve uzlaştırma çözüm yöntemlerinin geliştirilmesi gerektiğini anlattı.

HUKUK FAKÜLTELERİNİN YAYGIN OLMASI HUKUK İSTİKRARINI ENGELLİYOR

İsmail Rüştü Cirit, yargının iyi işlememesinde engel oluşturan bir başka konunun da hukuk eğitimi olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: “Biz mezun olduğumuzda bir İstanbul, bir Ankara hukuk vardı. Bugün artık 85’i geçen hukuk fakültesi var. Bunların içerisinde çok başarılı olanlar var ama öğretim görevlisi bulamayan, birçok derslerini avukatlarla veya orada bulunanlarla idame ettirenler de vardır. Bizim 85 ceza, 85 hukuk profesörümüz yok. Okulların bu kadar yaygın olması hukuk istikrarını engellemektedir.”

Kaynak: Millî Gazete

06 Mar 2018 - 00:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?