Ufuk açan lider: Necmettin Erbakan

Milli Görüş hareketinin lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, vuslatının 7’nci sene-i devriyesinde Türkiye ve dünyanın pek çok ülkesinde düzenlenen programlar ile anıldı. En büyük etkinlik ise Ankara MEB Şûra Salonu’nda gerçekleştirildi. Yoğun bir duygu ile gerçekleştirilen programda Erbakan Hoca’nın ortaya koyduğu fikirlerin önemi bir kez daha anlaşıldı.

Ankara Bürosu
Ankara Bürosu Tüm Haberleri
+9
Haber albümü için resme tıklayın

Dünyanın içinde bulunduğu buhran, karışıklık ve çıkmazlara fikirleri ile çıkış yolu gösteren Milli Görüş hareketinin lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, vuslatının 7’nci yıldönümünde özlemle ve hayırla bir kez daha yâd edildi. Bütün hayatını insanlığın saadetine adayan Erbakan Hoca, Ankara’da ana teması ‘Ahlak, Adalet, Barış’ olarak belirlenen büyük bir etkinlik ile anıldı. MEB Şûra Salonu’nda binlerin katılımı ile gerçekleştirilen programda Erbakan Hoca’nın ortaya koyduğu fikirlerin önemi bir kez daha anlaşıldı. Kur’an tilaveti ile başlayan programda Erbakan’ı anlatan sinevizyonlar da gösterildi.

BİNLER KATILDI

Yoğun bir duygu ile gerçekleştirilen ve binlerce vatandaşın katıldığı programa Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, Saadet Partisi YİK üyeleri Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, CHP Genel Başkan Yrd. Bülent Tezcan, İYİ Parti Genel Başkan Yrd. Durmuş Yılmaz, eski milletvekilleri Zeki Karabayır, Kazım Ataoğlu, Alaattin Server Aydın, Yaşar Göçmen, Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanı Ebru Asiltürk, Saadet Partisi Gençlik Kolları Başkanı Salih Akyüz, İran İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Mouhammad Ebrahim Taherian Fard, Pakistan İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Muhammad Sirus Seccad Gazi, Hüda-Par GİK Üyesi Abdussamet Yalçın, Kuzey Irak İslam Partisi Lokman Başkaderi, Cansuyu Genel Başkanı Mustafa Köylü, AGD Genel Başkanı Salih Turhan, ESDER Genel Başkanı Mahmut Çelikus, TEKDER Genel Başkanı Özcan Duman, Büro Memur-Sen Genel Başkan Yrd. Feyim Bingöl, Enerji Bir-Sen Genel Başkan Vekili Mehmet Doğan ile çok sayıda davetli katıldı.

CİHAT VE TEBLİĞ ŞUURUYLA HAREKET ETTİ

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ise Erbakan’ın inançlarına sımsıkı sarıldığını ve bundan bir an bile geri adım atmadığını belirterek, bunun başta Milli Görüşçüler olmak üzere tüm Müslümanlara örnek olması gerektiğini söyledi. Erbakan Hocanın dünya saadet getirmek için büyük çaba sarf ettiğini söyleyen Asiltürk, “İnsanlara saadet getirecek bir hayat ancak sağlam bir inanç sistemi ile kurulurdu. Erbakan Hocamız hep böyle düşünen biriydi. Hatta hastane de iki defa kalp krizi geçirmişti, doktorlar konuşmasını bile istemezdi ancak Erbakan Hoca son ana kadar cihad ve tebliğ şuuru ile hareket etti” dedi.

MİLLİ GÖRÜŞÇÜLER İNANÇ VE ŞUURLA SİYASET YAPIYOR

Asiltürk sözlerini şöyle sürdürdü: “Allah’ın rızasının uygulandığı düzen adaletin gerçekleştiği düzendir. Bu hiç değişmeyen kuraldır. İnsan hakları, adalet hakkı, evrensel haklar ve inanç hakkı adalet düzeninde sağlanır. Birçok İslam ülkesinde Batı’nın kötü ve kopya düzeni var. Müslüman ülkelerde yaşanan olayları görüyoruz. İşte o ülkelerde kendi halkına zulüm ediliyor. Batı kendi insanına yapmadığı zulümleri İslam ülkeleri üzerinde uyguluyor. Bu düzen böyle devam etmez. Milli Görüşçüler olarak biz inancımıza sımsıkı tutalım. Milli Görüşçüler inanç ve şuurla siyaset yapıyor. Bu düzeni değiştirelim.” Bugün Türkiye’nin bir kavga ortamında çözümsüzlükler ile boğuştuğuna dikkat çeken Asiltürk, bunu aşmak için el ele tutuşmak gerektiğini ve bunun öncülüğünü de Milli Görüşçülerin yapacağını belirterek şunları söyledi: “Milli Görüş, bütün insanlığın kurtuluş tohumudur. Bu tohum elbet yeşerecektir ve biz inanıyoruz ki zafer inananlarındır ve zafer yakındır.”

ERBAKAN’IN AHLAK ANLAYIŞI ÖNEMLİ BİR ÖRNEKTİR

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ise konuşmasında ‘Erbakan Haftası’ süresince her yıl farklı bir yönüyle Erbakan’ı anmaya ve anlatmaya çalıştıklarını belirterek, bu yılki etkinliklerin ana temasının ahlak, adalet ve barış olduğunu söyledi. Kendileri için ahlakın komşusu açken tok yatmamak olduğunu, nerede bir mazlum varsa onun ayağının taşa dahi takılmaması için mücadele etmek olduğunun altını çizen Karamollaoğlu, “Dini, inancı, mezhebi, etnik kökeni ne olursa olsun zalimin karşısında, mazlumun yanında olabilmektir. Güce teslim olmamak, Hakk’tan başkasının karşısında eğilmemektir” dedi. Erbakan’ın hayatının ve mücadelesinin bu ahlak anlayışı üzerine kurulu olduğu ve önemli bir örnek olduğunu belirten Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Kendisini destekleyene de, muhalif olana da hep bu ahlakı ile mukabele etti. Hiçbir zaman ayrıştırmadı, kutuplaştırmadı, ötekileştirmedi. Hiçbir zaman kendisinden olmayanı düşmanlaştırmadı, hain olarak görmedi. İnsanların ahlakını hiçbir zaman fikirleri, ırkları, giyim tarzları ile ölçmedi. Bütün insanlığın saadetini temin etmekle mükellef olduğumuzun şuurunu yaşadı ve yaşattı. Başörtülüyü de, başı açığı da, sağcısını da, solcusunu da, Türk’ü de, Kürt’ü de bir gördü. Bundan dolayı bugün toplumun her kesiminden insan bugün kendisini rahmetle yâd ediyor.”

ADALETİN KUVVETLİ, KUVVETLİLERİN DE ADİL OLMASI GEREKİR!

Bugün Türkiye’nin ve dünyanın en büyük probleminin adaletsizlik ve adalet konusunda yaşanan çifte standart olduğuna değinen Karamollaoğlu, “Bizim için ise adalet, haksızlık yapan ‘haksızlık yapan kızım Fatıma da olsa adaleti uygularım’ diyebilmektir. Bırakın farklı bir düşünceyi, farklı bir fikri, bizim için adalet, kendimizin, ana-babamızın hatta evladımızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutabilmektir. Hoşumuza gideni istemek değil, hoşumuza gitmese de adil bir kararı kabullenebilmektir. Adalet söz konusu olduğunda düşmanımız bile olsa onun hakkını savunabilmek ve koruyabilmektir. Gerçek bir adalet düzeninin sağlanabilmesi için ise adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin de adaletli olması gerektiğini vurgulayan Karamollaoğlu, “Bunun tersi felakettir. Erbakan Hocamız bu yüzden adaleti hayatının ana umdelerinden birisi olarak gördü. Adam kayırmacılık yapmadı, işi ehline verdi, liyakati esas aldı. Kendi görüşünden olsun olmasın herkese eşit mesafede yaklaştı. Kendisine kin beseleyenlere, düşmanlık edenlere, iftira atanlara dahi adalet ile muamele etti. Bugün bizim de en önemli görevimiz, adaletsizliği ortadan kaldırmaktır. Adalete olan güveni yeniden tesis etmektir.” ifadelerini kullandı.

ERBAKAN, YERYÜZÜNDE BARIŞI TESİS ETMEK İÇİN ÇALIŞIRDI

İslam dininin selamete, barışa ve huzura ulaşmak olduğunu ancak bugün dünyanın 80 ayrı yerinde savaş ve çatışmaların olduğunu belirterek, “2017 yılı itibarıyla 65 milyon insan mülteci durumunda. Son 50 yılda 60 milyon insan savaşlar sebebiyle hayatını kaybetti. 3 milyondan fazla masum çocuk bombaların, mermilerin kurbanı oldu. Oysa bu dünyada herkese yetecek kadar, herkese yetecek kadar nimet de var. Ancak adil bir düzen yok. Bu yüzden huzurun yerini çatışma, paylaşmanın yerini sömürü, hürriyetin yerini esaret almıştır.” Erbakan’ın hayatı boyunca yeryüzünde barışı tesis etmek için çalıştığını belirten Karamollaoğlu, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Erbakan Hoca, yeryüzünde barışı tesis etmek için, çatışmadan değil diyalogdan yana idi. Çifte standardı değil, adaleti savundu. Baskı, tekebbür, üstünlük değil eşitlik dedi. Sömürüye karşı adil düzeni savundu. Baskı ve tahakküme karşı insan hakları ve hürriyet için çalıştı. Hayatı boyunca bu ilkeleri savundu ve bunların anlaşılması ve uygulanması için mücadele etti.”

ERDOĞAN: ASLA YEİSE DÜŞMEDİ

Programa katılamayıp telgraf gönderen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, telgrafında şunları kaydetti: “Kendisi yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca tüm engellemelere, haksızlık ve hukuksuzluklara rağmen ‘İman varsa imkân da vardır’ diyerek asla yeise düşmeden mücadelesini kararlılıkla devam ettirmiştir. Liderliğini yaptığı hiçbir siyasi hareketin meşruiyetten, hukuktan, hak ve adalet çizgisinden sapmasına müsaade etmemiştir. Merhum Erbakan Hocamızın en önemli özelliklerinden biri de Türk milletine duyduğu güven ile Türkiye’nin aydınlık ve müreffeh geleceğine olan sarsılmaz inancıdır.”

ABDULLAH GÜL: BÜYÜK HEDEFLERİ OLAN BİR LİDERDİ

11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise gönderdiği telgrafında, “Merhum Erbakan Hoca, sadece Türk siyasetinin yetiştirdiği büyük bir devlet adamı değil, aynı zamanda vakur ve yılmaz bir dava adamıydı. Türkiye’de yeni bir siyasi anlayışa öncülük eden, milli ve manevi değerlere bağlı kişilerin, gençlerin siyaset ve ülke yönetiminde söz sahibi olmasının önünü açan, onları siyaset ve ülke yönetimine taşıyan ve Türkiye’nin geleceği için büyük hedefleri olan vizyon sahibi bir liderdi.” ifadelerini kullandı.

BÜYÜKELÇİ FARD: TÜM DÜNYADA BÜYÜK BİR DEĞER GÖRÜYOR

İran İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Mouhammad Ebrahim Taherian Fard ise yaptığı konuşmada, bazı kişilerin sadece doğdukları ülkede değil dünyada da değer gördüğünü, Erbakan’ın da böyle bir kişi olduğunu dile getirdi. İslam ülkelerinin potansiyelini bir araya getirmek için kurulan D-8 ile İslam ülkelerinin Erbakan’a büyük bir değer verdiğini belirten Fard, “İnşallah İslam ülkeleri Erbakan’ın dileği olan dayanışmaya daha da artıracaktır.” dedi.

SHAARİ: İSLAM DÜNYASINDA ÖVGÜ DOLU BİR KİŞİLİĞE SAHİP

D-8 Genel Sekreteri Büyükelçi Dato’Ku Jaadar Ku Shaari de programa gönderdiği telgrafında şu ifadelere yer verdi: “Rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan sadece Türkiye’nin büyük bir devlet adamı değil, aynı zamanda İslam dünyasında övgü dolu bir kişiliğe sahip birisiydi. Yeni bir siyasi yaklaşıma öncülük eden, insanlara özellikle de ulusal ve ahlaki değerler için büyük önem taşıyan gençlere yol açan, bilgelik taşıyan büyük bir liderdi.”

HER ZAMAN HUKUKTAN YANA OLMUŞTU

Erbakan’ın birçok neslin yetişmesine vesile olan bir devlet, siyaset ve büyük bir dava adamı olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, 200 yıllık bir medeniyet buhranının siyasi anlamda dağılmasında Erbakan’ın büyük katkısı olduğunu kaydetti. Erbakan’ın siyasi hayatında daima hukuktan, meşruiyetten ve legallikten yana olması ile büyük bir örnek olduğunu belirten Gül, “Erbakan Hoca siyasi ve devlet hayatında hiçbir zaman hiçbir gencin kavgalarda, sokaklarda, hiçbir illegal yapıda bulunmasına izin vermemiştir. Her zaman, ‘Hukuk, hak, adalet’ demiştir. Bu sebeple gerçekten yetiştirmiş olduğu bütün kuşakların da yerli, milli olması anlamında çok önemli hizmetleri yapmış bir dava adamıdır” dedi.

DARBECİLERİN ADI BİLE HATIRLANMIYOR

28 Şubat darbesinin yıldönümü nedeni ile de değerlendirmelerde bulunan Gül, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Gerçekten 28 Şubat döneminde hukuk dışı yollarla, demokrasi dışı yollarla bir iktidar değişikliğini hep beraber yaşadık, gördük. Refah Partisi kapatılırken de hukuksuzluklar olurken de asla ama asla hukuktan taviz vermemiştir. Bu süreçlerde de, 28 Şubat sürecinde de o vakitler hepimizin yoğun bir şekilde yaşadığı bir anda daima moral vermiştir. ‘İnanıyorsanız en üstün sizsiniz. 28 Şubat’ta, o koyu günlerde bin yıl sürecek diye söyleyenler bugün hiç kimse onları anmıyor. Ama bin yıl geçse bu coğrafyada, bu Anadolu coğrafyasında Erbakan Hoca her zaman hayırla ve minnetle anılacak.”

ARINÇ: D-8 SAHİPLENİLSEYDİ BÖLGEMİZ BU HALDE OLMAZDI

Türkiye Büyük Millet Meclisi eski Başkanı Bülent Arınç ise yıllarca Erbakan ile çalıştığını, ondan çok şey öğrendiğini kaydederek, kendisini şükran, rahmet ve minnet ile andı. Arınç, Erbakan’ın sadece Türkiye için değil, tüm insanlık âleminin adalet ve barış içinde yaşaması için çalıştığını belirtti. D-8’in ise bu düşünce yolunda atılmış en önemli adım olduğunun altını çizen Arınç, “D-8 önemli birliktelik ancak keşke hükümetimiz bu birliğe daha fazla eğilse onu geliştirmeye çalışsa idi. Belki o zaman bölgemiz bugünkü durumundan çok daha farklı olabilirdi.” dedi. Arınç, “Erbakan Hoca, bir nezaket ve edep timsali idi. O siyasi rakiplerini düşman görmezdi. Onları doğrusunu yapsınlar diye eleştirirdi ancak hiçbir zaman hakaret etmezdi. Hiçbir zaman onların kişisel düşüncelerine veya kişilik haklarına saygısızlık etmezdi.” diye konuştu.

TEZCAN: MAZLUMLARIN BİRLİĞİ İÇİN ÖNEMLİ ÇALIŞMALARA İMZA ATTI

SAĞLIK sorunları nedeni ile programa katılamayan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun selamlarını ileterek konuşmasına başlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, ülkemizde ve bölgemizde mazlumun zalime karşı el ele vermesi için Erbakan’ın önemli çok önemli çalışmalara imza attığını belirtti. Kardeşliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunun artık herkesin farkında olduğuna dikkat çeken Tezcan, şunları dile getirdi: “Bugün siyasetin parçalanma, bölünme, kutuplaştırma ve ayrıştırma aracı değil, siyasetin bir milleti bir araya getirme aracı olarak kullanıldığı zaman bir anlam ifade ettiğini bir kere daha görüyoruz. Bu duygularla zalime karşı mazlumun sesi olan, zulme karşı dilsiz şeytan olmayıp konuşmaya cesaret eden, birbirini anlayıp dinleyebilme hoşgörüsünü yaşatabilmek büyüklüğüne sahip olan bu yüce milleti ve onun değerlerini saygıyla anıyorum.”

DESTİCİ: ÜLKEMİZ VE MİLLETİMİZ HİÇBİR ZAMAN ONU UNUTMAYACAK

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ise konuşmasında, Erbakan’ın yaptığı hizmetlerin ülkemiz ve milletimiz tarafından hiçbir zaman unutulmayacağını söyledi. 28 Şubat ve 15 Temmuz süreçlerine değinerek konuşmasını sonlandıran Destici, “Bu millet milli iradenin her daim yanında oldu. Türk milletinin her şeyin en iyisini yaşayabilmesi, milletin huzur ve beraberliği için hep birlikte hareket etmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

Kaynak: Millî Gazete

01 Mar 2018 - 00:00 - Gündem

Muhabir Ankara Bürosu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Iyi Partili Serkan - erbakan hocayı ve milli görüşü arkasından sırtından hançerleyen erdogan gül arınç ve digerleridir akp yi soros finanse etti siyonistler kurdurdu pentagonda desdekledi akp milli görüşe ihanet edenlerin kurdugu bir partidir

akp ile birlikte cumhuriyetin ve erbakan hocanıın açtıgı tüm fabrikalar satıldı tarım bitti hayvancılık bitti samanı rusyadan gdo lu tahılıda israilden alıyor akp

akp ve erdogan hukugu bitirdi ceza evleri agzına kadar doldu akp ye kızan her kes islamdan soguyup deist ve ateist olmaya başladı akp ve erdogan türkiyeyi ayrıştırdı böldü kutuplaştırdı herkes birbirine şüpheyle bakar oldu en ufak bir şeyde vatan haini yaftası yiyor insanlar akp yozlaşmanın yolsuzlugun çürümenin adıdır

bakaraya makara diyenlerin kollarına onbinlerce dolar saat takan bakanların eş dost yandaşın kayrıldıgı ve dinin yozlaştırıldıgı bir dönemdeyiz şeker fabrikalarını ve adalarımızı peşkeş çeken akp den hesap sormalıyız yoksa ülkemiz bölünüp parçalanacaktır

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 01 Mart 05:20


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?