Sayıştay gerçeklerine “iddia” dendi

Gaziantep Üniversitesi, yüksek yargı mercii olarak kabul edilen Sayıştay'ın raporundaki gerçeklere iddia diyerek kendini savunmaya çalıştı...

Ahmet Açkay
Ahmet Açkay Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Gaziantep Üniversitesi'nin 2016 yılı Sayıştay raporunu 'şok rapor' diyerek kamuoyuna taşımamızın üzerine üniversite söz konusu habere noter aracılığıyla bir açıklama gönderdi. Gönderilen metinde yapılan birçok hata kabul edilirken, üniversite kendini diğer üniversiteleri örnek göstererek savunmaya çalıştı. Metinde ayrıca gündeme taşıdığımız Sayıştay'ın raporunda yer alan bütün gerçeklere ise 'iddia' denildi... Gönderilen açıklamada söz konusu raporda yer alan bazı gerçeklerin mevcut rektörden önceki dönemlerde gerçekleştiğinin ifade edilmesi ise manidar bulundu.

Gaziantep Üniversitesi ile ilgili Sayıştay’ın geçtiğimiz aylarda kamuoyuna duyurmuş olduğu ve içinde kanun ve mevzuata aykırılıkların açıklandığı raporun gazetemiz tarafından haberleştirilmesinin üzerine üniversitenin vekili Hukuk Müşaviri Avukat İbrahim Satıl aracılığıyla bir açıklama gönderildi.

SAYIŞTAY’IN GERÇEKLERİNE İDDİA DENİLDİ

Gazetemizin, Gaziantep Üniversitesi İle İlgili Şok Rapor başlığı ile okuyucusuna duyurmuş olduğu detaylara ilişkin üniversite tarafından gönderilen metinde, yüksek mahkeme statüsünde olan Sayıştay’ın gerçek bulgularına iddia denildi. Söz konusu gönderilen açıklamada, gazetenin birinci sayfasının alt kısmında duyurusunu yayınlamış olduğu haberin ‘manşetten’ verildiği ifade edilerek, gazetenin o günkü sayfasının dahi incelenmediği görüldü. Açıklamada gazetemizin ara başlıklar ile okuyucusuna duyurduğu bütün Sayıştay bulgularına ise ‘iddia’ denmesi dikkat çekti.

“DİĞER ÜNİVERSİTELER DE AYNI DURUMDA” SAVUNMASI

Sayıştay raporunda yer alan, “Yeraltı ve yerüstü düzenleri hesabında” üniversitenin taşınmazları ile ilgili mevcut durumun yansıtılmadığının haberde, “21 milyon 549 binlik taşınmaz gerçeği yansıtmıyor” ara başlıklı haberin ilgili bölümüne ise üniversite açıklamasında diğer üniversiteleri örnek göstererek kendini savundu. Üniversite, Sayıştay raporuna verdiği cevapta hatasını kabul etmesine karşın söz konusu gönderilen açıklama metninde, bu kısmı iddia olarak ifade ettiği görülüyor. Üniversite, açıklamasında arsa ve arazilerin niteliğini kaybeden kısımlarının tespitinin yapılmamasını ise “değer ve ölçüleri ile kayda alınması için yapılacak ekspertiz çalışmaları için çok önemli bir maliyetin gerektirdiğini” öne sürdü. Söz konusu gönderilen açıklama metninde üniversite kendini diğer üniversitelerin aynı durumu yaşadığıyla savunmaya çalışması dikkat çekti. Üniversite, “Esasen sorun sadece üniversitenin değil aşağı yukarı tüm eski üniversitelerin sorunudur. Eski üniversitelerin birçoğu da aynı durumdadır” örneğini vererek kendini savunmaya çalıştı.

HATA KABUL EDİLDİ, DÜZELTİLDİ DENİLDİ

Bir önceki haberde Sayıştay raporunda yer alan üniversitenin, “Elden Çıkarılacak Stoklar ve Maddi Duran Varlıklar” hesabı ile “Birikmiş Amortismanlar” hesabının eşit olmadığı ifade edilmişti. Maddi duran varlıklar hesabındaki 1 milyon 46 bin 723 TL ile yer alan paranın amortisman hesabında sadece 196 bin 622 TL olarak yer aldığı ve eşitliğin olmadığına ilişkin Sayıştay raporundaki bilginin haberde yer alması da üniversitenin gönderdiği açıklamada açıkça teyit ediliyor. Haberde söz konusu yanlışlığa dikkat çekilirken, “Ancak yılsonu işlemleri esnasında sistem tarafından otomatik yapılması gereken işlemin yapılmadığı tespit edilmiş ve amortisman 2017 yılına ayrılmıştır” denilerek gazetemizin haberi bir kez daha doğrulanırken, açıklamanın devamında ise, “Bu bir muhasebe hatasıdır ve hata düzeltilmiştir” denildi.

AB’DEN PARA ALMAK ÖVÜNÜLECEK BİR DURUMMUŞ!

Sayıştay’ın Şok Raporu başlıklı haberde yer alan mali tablolarda üniversitenin AB’den para almasına yönelik bilgilere dair ise, üniversite, yaptığı açıklamada kendini savunmak için tepki çeken bir ifade kullandı. Söz konusu haberde AB’den alınan 2 milyon 613 bin TL’lik para alınmasına ilişkin üniversite kendini, “Üniversitelerin proje hazırlayarak AB fonlarından kaynak sağlanması eleştirilecek değil tam tersine övünülecek bir olaydır” sözleriyle savunması ise üniversitenin geldiği siyasi ve ideolojik noktayı da ortaya koydu. Son dönemde Türkiye’ye yönelik birçok alanda ikiyüzlü politikalar güden AB’yle ilişkilerin zayıfladığı bir zamanda, üniversite tarafından yapılan savunma, ülkenin genel siyasetine uymadığı gerçeğini de gözler önüne serdi. Haberde, Dünya Bankası’ndan da alınan bağış ve yardım parasına da değinilmişti, üniversite ise o paranın yanlışlıkla o hesaba yazıldığını ve hatadan dönülerek düzeltildiğini bize gönderdiği açıklamada teyit etti.

FAİZ ALINMASINI SAVUNDULAR

Gazetemizin Sayıştay raporuna dayanarak detaylandırmış olduğu önceki haberde üniversitenin 784 bin TL’lik faiz geliri olduğu açıkça ifade edilmişti. Dinimizce haram olan faizden gelir elde edildiğine vurgu yapılan habere ilişkin ise üniversite yaptığı açıklamada faiz geliri elde edilmesini savundu. Faiz gelirinin elde edilmesini mevzuata uygunluk olarak açıklayan üniversite, “Eğer bu şekilde değerlendirilmeseydi anılan tebliğe aykırı olarak kamu kaynaklarının zarara uğratılması gerekçesi ile mevzuata aykırılık oluşturacaktı” cümleleriyle de dinen haram olan faiz savunulmaya çalışıldı.

19 BULGU RAPORA YANSIMIŞTI

Sayıştay uzmanlarının aylarca üzerinde çalıştığı ve üniversitede yaptığı inceleme ve denetlemeler sonucunda ortaya konulan raporda, üniversitenin, Düzenlilik Denetim Raporu ile Döner Sermaye İşletmesi Raporu açıklanmıştı. Düzenlilik Denetim Raporu’nda 6 hatalı bulgu yer alırken, Döner Sermaye İşletmesi bölümünde ise 13 yanlış bulgu rapora yansımıştı.

SİNAGOG ESKİ DÖNEMDE ÜNİVERSİTE KULLANIMINA VERİLMİŞ!

Söz konusu haberde, Gaziantep’te bulunan ve restore edilerek üniversiteye devredilen bir sinagog ile ilgili elektrik idaresine yatırılan depozito ücretinin de Sayıştay raporundaki verileri gündeme taşınmıştı. Üniversite ise gönderdiği açıklamasında, Sayıştay’ın resmi raporunda yer alan bilgiye iddia diyerek, “Sinagog aboneliğine teminat için para yatırılması iddiası” şeklinde ifade etmeye çalışması da dikkat çekti. Gönderilen metinde söz konusu işlem savunulmaya çalışılırken bir sonraki cümlede ise, “Kaldı ki sinagogun müvekkil üniversite kullanımına verilmesi eski yıllarda gerçekleşmiş olup, müvekkil üniversite rektörü Prof. Dr. Ali Gür’ün görev dönemiyle alakası yoktur” denilerek sinagogun üniversiteye devredildiği dönemde Prof. Dr. Ali Gür’ün rektör yardımcısı olduğuna değinilmemesi dikkat çekti.

Kaynak: Millî Gazete

# ALİ GÜR İLE İLİŞKİLİ:

25 Oca 2018 - 07:31 - Gündem

Muhabir Ahmet Açkay


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?