Son Dakika Haberleri

Fahrettin Paşa kimdir? Medine Müdafaası nasıl yapıldı?

Medine Müdafaası'nın efsane komutanı Fahrettin Paşa'nın adı bugünlerde haksız bir iftirayla adı gündeme geldi. Düşmanlarının bile askerliği karşısında şapka çıkardığı Fahrettin Paşa kimdir? Tarihin sayfalarına altın harflerle yazılan Medine Müdafaası nasıl yapıldı? Fahrettin Paşa için yazılan çizilen iftiraların doğruluk payı var mı? Ekrem Buğra Ekinci'nin açıklamaları ne analama geliyor? İşte Fahrettin Paşa gerçeği ve hakkındaki değerlendirmeler...

Haber albümü için resme tıklayın

Fahrettin Paşa, 4 Şubat 1868 tarihinde Tuna Nehri kenarındaki Rusçuk kasabasında dünyaya geldi. Asıl adı Ömer Fahrettin Türkkan’dır. Fahrettin Paşa'nın babası Nizam-ı Cedid Topçubaşısı Ömer Ağa’dır. Annesi ise Mohaç kahramanı Akıncı Beyi Bali Bey’in soyundan gelen Fatma Adile Hanım’dır. Fahrettin Paşa daha 10 yaşındayken, yaşadığı 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi), onda asker olma isteği uyandırdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Fahrettin Paşa tepkisi: Ey zavallı, senin ceddin neredeydi?

FAHRETTİN PAŞA'NIN ASKERLİK DÖNEMİ

Osmanlı-Rus Harbi'nden sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a gelen Ömer Fahrettin, Harp Okulu'nu ve Harp Akademisi’ni başarıyla bitirdi. Daha sonra 1891’de kurmay yüzbaşı olarak Osmanlı ordusuna katıldı. 1908’e kadar merkezi Erzincan’da bulunan 4. Kolordu’da görev yaptı. Meşrutiyet’in ilanından sonra Yarbaylığa terfi edip İstanbul Selimiye 1. Nizamiye Tümeni Kurmay Başkanı olarak atandı. Balkan Savaşları’ndaki başarılı hizmetlerinin ardından I. Dünya Savaşı’nda 4. Ordu Komutanlığına bağlı 12. Kolordu Komutanlığı’na atandı. Bu vazifede iken Musul ve havalisinde başarılı hizmetler yürüttü. 1915’te 4. Kolordu Komutanlığı Vekilliğine tayin edilen Fahrettin Paşa bölgedeki Ermeni isyanları ile uğraştı.

MEDİNE MÜDAFAASI

Fahrettin Paşa, 23 Mayıs 1916’da Medine’ye gönderildi. İngiliz ajanı olan Lawrence da o tarihlerde bölgede bulunuyor ve “Osmanlı, Müslüman olmayan Almanya ile ittifak yapıyor, yakında Almanlar Mekke ve Medine’ye de girecektir” şeklinde propagandalarla Arapları Osmanlı Devleti aleyhinde kışkırtıyordu. Fahrettin Paşa, Medine’yi ele geçirmek isteyen İngilizlere karşı tüm imkânsızlıklara rağmen bu kutsal beldeyi 2 yıl 7 ay savundu. Ekrem Buğra Ekinci'nin iftira ettiği Fahrettin Paşa, İngiliz istilası sırasında şehrin yağmalanması ihtimaline karşı 100 parçaya yakın kutsal emaneti İstanbul’a naklederek, belki de Kutsal Emanetleri British Museum’da sergilenmekten kurtardı ve İslam Tarihi Kültürüne önemli bir katkıda bulundu. Uzun süre Medine’yi teslim etmeyen Fahrettin Paşa, devlet merkeziyle bağlantının kopması, erzak ve ilaç sıkıntısının had safhaya ulaşması üzerine 7 Ocak 1919’da Medine’yi teslim etmek zorunda kaldı.

SAVAŞ ESİRİ FAHRETTİN PAŞA

Bu beklenmedik durum karşısında önce İngiliz kontrolündeki Mısır’a götürülen Fahrettin Paşa daha sonra savaş esiri olarak Malta’ya sevk edildi. Buradaki esaret hayatından 30 Nisan 1921’de kurtularak Milli Mücadeleye katılmak üzere Ankara’ya gelen Paşa, Kabil Büyükelçiliği’ne atandı. Afganistan ve havalisinden Milli Mücadele için toplanan yardımların Ankara’ya gönderilmesinde önemli payı olmuştur. 1926’da İstanbul’a dönüp sonra çeşitli görevlerde bulunduktan sonra 5 Şubat 1936’da Tümgeneral rütbesiyle TSK’dan emekliye ayrıldı. 22 Kasım 1948’de bir Ankara seyahati sırasında Eskişehir yakınlarında kalp krizi geçirerek vefat eden Fahrettin Paşa İstanbul’da toprağa verildi. Rumelihisarı kabristanında medfundur.

HAREM-İ ŞERİF'TE YAPTIĞI UNUTULMAZ KONUŞMA

Fahrettin Paşa, teslim olması yönündeki teklifler karşısında Mehmetçiğin Medine’yi savunmakta kararlı olduğunu bir Cuma günü Harem-i Şerif’in minberinden şu sözlerle ortaya koymuştu:

"… Ey Nas! Malumunuz olsun ki kahraman askerlerim bütün İslam’ın sırtını dayadığı yer, manevi gücünün desteği, Hilafetin göz bebeği olan Medine’yi son fişengine, son damla kanına ve son nefesine dek muhafazaya ve müdafaaya memurdur. Buna Müslümanca, askerce azmetmiştir. Bu asker Medine’nin enkazı ve nihayet Ravza-ı Mutahhara’nın yeşil türbesi altında kan ve ateşten dokunmuş bir kefenle gömülmedikçe, Medine-i Münevvere kalesinin burçlarından ve nihayet Mescid-i Saadet minareleriyle yeşil kubbesinden al sancağı alınmayacaktır! Allahu Teala bizimle beraberdir. Şefaatçiniz O’nun Resulü Peygamber Efendimiz’dir…"

"SON ERE, SON MERMİYE VE DE SON DAMLA KANA DEK…"

Fahrettin Paşa, yaşanan tüm sıkıntılara rağmen askerleriyle birlikte Hz. Peygamber’in kabrinin önünden ayrılmadı. Fahrettin paşa'nın şu sözleri Medine Müdafaası'nı nasıl canı pahasına yürüttüğünün en bariz göstergesi oldu: "Son ere, son mermiye ve de son damla kana dek…" mücadeleye devam edilecek.

Bu sıkıntılı günlerde ortaya konulan direniş, Fahrettin Paşa’nın subaylarından İdris Bey tarafından şöyle dile getiriliyordu:

Yapamaz Ertuğrul evladı sensiz,
Can verir, Canan’ı (s.a.v.) veremez Türkler.
Ebedi hâdimu’l haremeyniniz,
Ölsek de Ravzanı ruhumuz bekler.

11 Aralık 2017 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Mustafa Aris - Allah razı olsun

Yanıtla . 0Beğen 15 Kasım 22:07

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019 yılı için belirlenen asgari ücret hakkında ne düşünüyorsunuz?