Reklamı Kapat

Batı ve Hıristiyan Kompleksi

Batı ve Hıristiyan Kompleksi

İslâm dünyası üzerine kurulan bir tezgâh da Müslümanları bir aşağılanma psikolojisine sürüklemeye ve böyle bir atmosfer oluşturmaya dayalı. Batı kavramı başlı başına böyle bir ruh içermekte. Modernleşme ile birlikte hemen yüzleşilen ilk şey Batı vurgulu bir balyoz oluyor. Batı ile doğu kavramlarını bu anlamda iyi düşünmek gerek.

Doğu dünyası ile İslâm dünyası arasında bir özdeşlik bulunmakta.

Batı Hıristiyan dünya ve ruh ile bir özdeşlik içinde. Batı denilince Hıristiyanlık, Doğu denilince İslâm akla geliyor. Doğrusu da budur.

Matbaa, moda, teknoloji gibi konularda ikide bir Müslümanlar töhmet altında tutularak, iyi ve güzel olan şeyler Müslümanların başına kakılmaktadır. Bu pencereden bakılınca İslâmî olan her şey olumsuzlanmaktadır. Örtünme, kurban, faiz, içki, ibadetler, aile kurumu, iman ve inanç konularında Müslümanlar üzerinde Batı vurgulu bir baskı uygulanmaktadır. Böyle olunca bazı davranış biçimleri, batının en pespaye şeyleri bile bu çerçeve içinde olumlanabilinmektedir. Patrik Mutafyan ın masasında susuz rakı kadehini kaldırmak bile bir üstünlük göstergesi olabiliyor. Bu, Batı nın bir üstünlüğü ve insana sunduğu bir özgürlük gerekçesi olarak gösterilebiliniyor. Birinin yatağından çıkıp bir başkasının yatağına koşan bir sosyete bireyinin davranışı bu normlarda olumludur. Bu fuhuş değildir ve bir özgürlük göstergesidir, küçük bir kaçamaktır. İnsanları fuhşa sürükleyen bu batı ruhu, insanlık üzerinde sömürüye dayalı bir çark kurduğu ve bu çarkta insanlığa acımasız zulmedildiği halde onların hayat anlayışları, ticaretleri bile sevimli gösterilebilinmektedir.

Bu anlamda Batı kötülüklerin anasıdır. Doğu da Müslümanları birbirine düşüren sadece doğu insanının mezhep ve parti çekişmeleri değildir. Bir süredir, medyada tartışılan ve konuşulan sağ ve sol kavramları da Batı ruhludur ve içeriklidir. Hiç kimse Batı nın sağ ve solunu Müslümanlara mal etmesin. Sağcı Süleyman Demirel ile Solcu İlhan Selçuk, sağcı Süleyman Demirel ile 68 kuşağı solcusu, günümüz liberali Ertuğrul Özkök aynı ruhun ürünüdürler.

Kur an daki hiçbir âyeti, hiç kimsenin çıkarmaya, ya da ayıklamaya gücü yetmez iken Batıcı Süleyman Demirel 260 kadar ayetin ayıklanması gerektiğini söyleyebilmektedir. Buna gücü yeter mi, yetmez. Sırası gelince musallaya taşındığında bu kişinin Müslümanlığının şahadeti istendiğinde "İyi bir Müslümandı" denilecektir. Denilmeli midir, bu bizi bağlamaz, ama Allah ın ayetlerinin bugün bir hükmünün olamayacağını söylemesi az buz şey değildir. Bu da bir komplekstir ve masonik ruhtan da ileri gelmektedir. Bir televizyon programının haberlerinde "laik Türkiye Cumhuriyeti zaten bu hükümleri kaldırmıştır." demiştir.

9 Eylül Üniversitesi nin Hıristiyan rektörünün matbaanın gelişi konusunu bahane ederek Anadolu nun Müslümanlaşmasıyla geri kaldığını, eğer Müslümanlaşmasaydı daha erken kalkınabilecekti ifadesini kullanması, laik çevrelerin hoşuna gitmişti.

Seküler kesimler İslâm a olan karşıtlıklarını ileri bir safhaya taşırken, Batı hayranlığıyla giderek Hıristiyanlık hayranlığına doğru ilerliyorlar.

Sayın Hadi Uluengin, Saadet Partisi nin düzenlediği "Papa Gelmesin!" mitingi üzerine yazdığı "Saadet Kınası" başlıklı yazıyla, üslubunun nezaketini de aşarak, hakaret etmiş ve aşağılamıştı. Batı medyasında mitingden kesitlerin verilmesinin rahatsızlığını dile getirmişti. Onların Papa Hazretleri [Hadi Uluengin i kastetmiyorum. Çünkü kendileri, 20 Aralık tarihli yazısında Müslüman olduğunu ikrar ediyor. Bu ikrardan sonra söyleyecek sözümüz olamaz.], onlara göre Muhammed e yaptığı hakaret bilimsel bir yaklaşımdır, olabilir. Bununla ilgili bir rahatsızlıkları da söz konusu olamaz. Papa nın bu yaklaşımı sıradan bir olaydır. Müslümanlar Peygamber Efendimize yapılan bu hakareti kabullenememişlerdir. En doğal tepkilerini ortaya koymuşlardır. O zaman Hadi Uluengin bir Müslüman ise bir Papa nın, onun Peygamberine bu haksız saldırısını nasıl içselleştirebiliyor ve nasıl oluyor da Müslümanların tepkisini en ağır ifadelerle, bilmem nerelerine kına yaksınlar tarzlı bir yaklaşımda bulunabiliyor.

21 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?