Perşembe günü "Isırgan Otu" köşesinde Şehir Tiyatroları‘nın yaptığı hataya dikkat çeken yazarımız Şemseddin Yücel‘in ‘utandım‘ dediği oyunla ilgili tepkiler çığ gibi büyüyor.

Yedi Tepeli Aşk‘ oyununda "Alevi"ler açısından yanlış anlaşılabilecek ve muhafazakar hassasiyeti olanlar açısından da "utandırıcı" bulunabilecek tematikler, seyircinin gözünün içine baka baka ve fütursuzca anlatıldığını belirten Yücel, "Bu oyunu seyreden başı örtülü bir bayanın yanındakiler yöresindekiler "yedi ağlı don" giyip giymediğini düşünmezler mi? En azından bu konu bir "alay" unsuru olarak kullanılmaz mı? Ya da böyle bir bayan, bunlar olmasa bile kendisini "alaya alınmış" hissetmez mi? Ha keza, "Sivas" ve "alevi" imalarının, oluşturabileceği anlam kaymalarını hiç hesaba katmıyorum... Bu toplumda "sanat" yapanların, asgari müşterekte "empati" kabiliyetlerini kullanıp, "estetik" çerçevede ürünleri ortaya koymaları gerekiyor... Yani "sanat utandırmamalı" diyorum sevgili Orhan Alkaya!.." uyarısında bulunmuştu.

Dün konuyla ilgili Milliyet gazetesinde çıkan haberde ise İBB Sanat danışmanı Kenan Işık‘ın tepkisine yer verildi. Oyunu ‘faşizanca ve incitici‘ bulduğunu söyleyen Işık, "Oyunlara müdahale etme yetkimiz yok; sanat yönetmeninin inisiyatifinde. Durumu genel sanat yönetmenine bildirdim. Oyunu izledim. Oyunu faşizanca, itici, belli kesimleri rencide edici buldum. Müstehcenlik de var. Karımla bile konuşamayacağım kadar açık konuşuluyor. Alevi bir arkadaşımla izlesem sıkılır, utanır ve kendimi savunamam. İncinirler. Her genç kız bakire olmadan evlenebilir, endişeler duyabilir. Burada karakterin ille de Alevi olmasının vurgulanması gerekmiyor. Hikâyenin sonu ‘İktidarsız çıksa da anlamasa‘ sözüyle bitiyor. Yani buradan Sivaslı ve Alevi olmasını çıkar, hikâyede hiçbir şey değişmez."  değerlendirmesinde bulundu.

Oyuna tepkileri doğrulayan Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya ise, hem Alevi hem de İslamî kesimden tepki aldıklarını, işin daha fazla büyütülmesinden endişe ettikleri açıklamasını yaptı. Alkaya‘nın  "Belediyeden de oyuna tepki var. Hayatta en son düşüneceğim şey sansür ama Alevi toplumunun tepkisi beni ürkütüyor.

Sivas kısmı rahatsızlık yaratır diye o kısmı kaldırttım. Benim algımla baktığımda bir sorun göremiyorum. Kadını savunan bir hikâye bu. Ama tedirgin oldum. Yedi ağlı don hikâyesinden dolayı İslami kesimden de tepki aldı. İş daha fazla büyütülür mü, bundan endişe duyuyorum. Bu ülkede tiyatrolar yakıldı. Fatih tiyatromuz 1978‘de bombalandı. Doğrusunu söylemek gerekirse, güvenlik endişesi duymaya başladım." şeklindeki değerlendirmesinde tiyatroların yakılmasını hatırlatması şaşırtıcı bulundu. Oyunun gelecek tepkiler bilinmesine rağmen sahneye konması, Şehir Tiyatroları‘nın oyunlara ilgiyi değil de tepkiyi mi beklediği yorumlarına neden oldu.

Oyuna ara verildi!

Dün akşam saatlerinde Şehir Tiyatroları yönetiminden bir açıklama yapıldı. Milliyet‘in haberini ‘provokatif bulan Şehir Tiyatroları Yönetim Kurulu şu açıklamayı yaptı: "2008-2009 tiyatro sezonuna 20 yeni oyunla ve büyük bir seyirci artışı ile başlayan, Türkiye‘nin ilk Çocuk Tiyatrosu Sahnesi‘ni açmaya, İstanbul‘a yeni tiyatro binaları kazandırmaya hazırlanan ve genel başarı grafiği hızla yükselen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, ne yazık ki, basınımızın saygın gazetesi Milliyet‘te yayınlanan söz konusu haber ile, nesnel anlamda tehlikeli sonuçlar doğurabilecek bir provokasyon ortamının içine çekilmiş bulunmaktadır.

Bu, tehlikeli sonuçlar doğurmaya aday provokasyon ortamında, tiyatromuzu, seyircimizi ve ekibimizi koruma amacıyla, "Yedi Tepeli Aşk" oyunumuzu oynamaya ara verdiğimizi, özellikle Şehir Tiyatroları seyircilerinden özür dileyerek kamuoyuna duyururuz."

Muhabir: Haber Merkezi