90‘lar Anadolu‘nun birçok ilinde eş zamanlı olarak edebiyat dergilerinin çıkmaya başladığı yıllardı. Sivas da bu süreçte edebiyat dünyamızda izi kalan çok önemli dergilerin çıkışına öncülük eden bir il olarak ilk sıralarda yer aldı her zaman. Buruciye Edebiyat dergisinin yayın yönetmeni Alim Yıldız‘ın da belirttiği gibi bunda, şehrin üniversitesinin 90‘lı yıllarda artık şehri besleyebilecek altyapıya ulaşmasının da etkisi söz konusu. Bir süredir Sivas‘ta çıkmaya başlayan ve 90‘larda yayınlanan dergilerin oluşturduğu edebi zemine eklemlenmeye çalışan Buruciye Edebiyat dergisi ile varoluşunu, poetik yaklaşımını ve şehir ile kurduğu edebi ilişkisini konuştuk.. (S.K)

SelçukKüpçük

*Derginizin çıkış öyküsünden bahsedebilir miyiz biraz..

Dergimiz, yine Sivas‘ta çıkarmakta olduğumuz Sultan Şehir isimli bir şehir kültürü dergisinin eki olarak çıkmaya başlamıştı. 32 sayfa ve kapaksız olarak çıkan bu ek, Sivas‘ta edebiyat ve sanata meraklı olan çoğunlukla lise öğrencilerinin yazacağı ve sadece Sivas‘taki okullara dağıtılacak bir dergi olarak tasarlanmıştı. 2007 Haziran‘ında çıkardığımız bu dergi, üçer ay arayla Eylül ve Aralık 2007‘de birer sayı daha çıktı.

Bu ekte beklediğimiz öğrenci ilgisini bulamadığımız için yayın kurulu olarak dergiyi daha ciddi ve tüm Türkiye‘ye ulaşan bir edebiyat dergisi haline getirme kararı alındı ve genel yayın yönetmenliği de arkadaşların ısrarıyla benim üzerimde kaldı. Sizlere ulaşan Buruciye Edebiyat dergisi, ek diye bahsettiğim üç sayıyı yok farz ederek,  ilk sayı olarak 2008 Ocak ayında yayın hayatına girmiş oldu.

*Sivas‘tan 90‘lı yıllardan itibaren çok önemli dergiler çıkmaya başladı. Aynı zaman diliminden itibaren Anadolu‘nun başka şehirlerinde de benzer öneme sahip dergiler gözlendi. Siz bu gelişimi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sivas‘ta daha önceki yıllarda da çıkan ve tüm ülkede ses getiren dergiler bulunmaktadır. Bunu belirtmekte fayda var. Bunu özellikle şunu belirtmek için ifade ediyorum; Sivas‘ta bir edebiyat ortamı her zaman olmuştur. Her zaman canlı bir kültürel ortama sahip olmuştur Sivas. Bu ara cümleden sonra 90‘lı yıllarda çıkan edebiyat dergilerine gelebiliriz. Bahsettiğimiz zaman diliminde çıkan edebiyat dergileri çoğunlukla üniversite öğrencilerinin çıkardığı dergilerdir. Bu dergilerde ister istemez üniversitenin etkisi olduğunu düşünüyorum. Cumhuriyet Üniversitesi 1973‘te kurulmuş ve 90‘lı yıllarda oturmuş bir üniversite haline gelmiştir. Özellikle Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan öğrenciler ve bu bölümde görev yapan bazı hocaların etkisini göz önünde bulundurmamız gerekir. Bu durum Anadolu‘daki diğer şehirler için de geçerlidir.

Yalnız burada üzerinde durmamız gereken bir nokta, Sivas‘ta çıkan dergilerin diğer illerde çıkan dergilere göre görsel ve içerik açısından daha bir güzel olmasıdır. Özellikle son on yıl içerisinde Sivas‘ta yayımlanan dergi ve kitaplardaki tasarım ve baskı kalitesinin İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerle yarışabilecek bir hale gelmiş olduğudur. Örneğin Sivas‘ın komşusu olan Kayseri, Malatya gibi illerde çıkan dergi ve kitap kalitesi Sivas‘la kıyaslanabilecek durumda değildir.

*Derginizin her sayısında soruşturma yayınladınız. Bu soruşturmaları yaparken neleri amaçlıyorsunuz?

Derginin her sayısında şiir ağırlıklı soruşturmalar yayımladık ve yayımlamaya devam etme niyetindeyiz. "Şiir Üzerine Soruşturma", "Gelenek ve Şiir", "Halk Edebiyatı", "Edebiyat Dergiciliği" ve "Şiir Şölenleri" gibi soruşturma dosyaları hazırladık şimdiye kadar. Bu soruşturmalardan amacımız, edebiyat ve şiirimizin problemleri, açmazları, göz ardı edilen bazı meselelerini ortaya koymak ve bu problemlerin çözümüne yönelik, konuyla ilgili yetkinliği bulunduğuna inandığımız araştırmacı, yazar ve şairlerden "neler yapılabilir" sorusuna cevap aramaktır. Biliyorsunuz, şiirin herkes tarafından kabul edilebilen bir tarifi yok. Çok sayıda insan şiir yazıyor. Elbette "şiir şöyle yazılır/yazılmalıdır" diyemeyiz ama şiire gönül veren, şiirle bir şekilde irtibatı olan kişilere şiirle ilgili bazı şeyleri hatırlatmak da soruşturmalardaki amaçladıklarımızdan biridir.

* Buruciye Edebiyat‘ı Sivas Belediyesi destekliyor. Bu ilişkiyi hem belediyelerin kültür hizmetleri hem de dergicilik açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Edebiyat ve kültür dergilerini, genel olarak söylersek, bir şehirdeki kültürel faaliyetleri öncelikle o şehrin yerel yöneticilerinin desteklemesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, şehirler sadece kaldırım, kanalizasyon ve beton bina yapımlarından ibaret değildir. Bir şehrin belediye başkanı, o şehrin sakinlerine hizmet vermek zorundadır. Şehirlerin ruhu olduğuna inanırım. Bunu, ilk kez gittiğiniz bir şehirde hemen fark edersiniz. Bir belediye başkanı, hizmet ettiği şehirde bu ruhu da beslemek zorundadır. Yapılan kaldırım, asfalt gibi hizmetler kısa sürede eskir ve unutulur, kültüre yapılan hizmet ise hiçbir zaman unutulmaz. Belediye başkanları bu hizmetleriyle ebedileşirler. Onlarca, yüzlerce yıl sonra bile bir kitabı, bir dergiyi okuyan kimseler o başkanı hatırlar ve zihinlerine yazarlar. Belediye başkanları kültüre hizmet etmekle, kendi şehirlerinde bulunan kültür insanları yönetime çekmiş ve onların birikimlerinden faydalanmış olurlar. Böylece hizmet vermekte oldukları şehirler daha bir güzelleşir. Aslında kültür adamlarının bu desteğe çok da ihtiyaçları yoktur. Onlar zaten hasbî insanlardır. Kendi dergilerini bir şekilde çıkarırlar, burada asıl ihtiyaç sahipleri belediye başkanlarıdır. Bunun için, şehrine hizmet etmek isteyen belediyeler, kültür hizmetlerine destek vermek zorundadırlar.

* Edebiyat ve şiir dünyasına ilişkin derginiz ne söylemek istiyor, hangi boşluğu dolduruyor?

Günümüzde hemen birçok ilde çok sayıda edebiyat dergisi çıkıyor. Buruciye Edebiyat‘ı edebiyat dergiciliğinde gördüğümüz bir boşluğu doldurmak niyetiyle çıkardığımızı ifade etmeliyim. Dergimizin gayesi "aşkla ilmi barıştırmak"tır. Bununla neyi kastettiğimi de açıklayayım. Edebiyatla ilgili dergileri değerlendirdiğimizde iki tür dergi olduğunu görürüz:

Akademik çevre tarafından çıkarılan edebiyat dergileri ve akademik olmayan çevre tarafından çıkarılan edebiyat dergileri. Genel olarak söylersek; akademik çevrenin çıkardığı edebiyat dergilerinde ilim olmasına rağmen aşkı bulamayız. Kuru bir üslup, bilgi yığınları ve bolca dipnotlar.. bu nedenle de çok fazla okuyucuya ulaşamazlar. İkinci kısım dergilerde de, istisnalar elbette vardır, aşk olmasına rağmen yazıları destekleyecek alt yapı yani ilim eksikliği oldukça fazladır.

Bizim yapmayı denediğimiz, alt yapısı sağlam, neyi niçin söylediğini bilen ve bunu ifade ederken kuru ve sıkıcı bir üslupla değil de aşkla söyleyen bir dergi olmadır. Bir başka farkımız da Divan, Halk ve Yeni ayırımı yapmadan her üç edebiyata dair güzel örnekler ortaya koymaya çalışmamızdır. Birçok edebiyat dergisi, heceyle yazılan şiire burun kıvırır ve yayınlamaz, bazıları ise sadece hece şiiri yayınlar. Divan edebiyatı tarzı ise genelde tercih edilen bir tarz değildir. Dergimiz, bu söylediğimiz eksiklikleri doldurma gayreti içerisindedir. Yapmak istediğimiz, her hangi bir ayrıma gitmeden her üç edebiyat tarzında ürünler yayınlamak ve şiirin bittiğini iddia edenlere, gürül gürül akan sessiz bir ırmak olan şiirin varlığını göstermektir.

* Buruciye Edebiyat günümüz edebiyat ve şiir meseleleri bağlamında mevcut hâli nasıl değerlendiriyor ve bu değerlendirmeler karşısında özel tavrı nelerdir?

Bu sorunuza bir önceki cevabımda büyük oranda değindim. Dergimizde, edebiyat dergiciliğinde gördüğümüz eksiklikleri bir nebze de olsa giderme gayreti içerisindeyiz. Her sayımızda; bir soruşturma, yaklaşık on şiir (hece, gazel ve serbest tarzda), en az iki hikaye, her biri üç ayrı edebiyat tarzına ait üç şiir şerhi, bir kitap tanıtımı, bir mizah yazısı, farklı sayılarda deneme, bir söyleşi ve "Tasvirden Tasavvura" başlığıyla genelde bir şairin kara kalem portresi ve güzel bir şiirini yayınlıyoruz. Dergimizde, çok tanınan ve bilinen yazar ve şairlerin yanı sıra ilk kalem tecrübesi diyeceğimiz ürünlere de yer veriyoruz. Bu anlamda kale ve kulelerimiz yok. Bize ulaşan her ürünü yazar ve şairlerinin ismine bakmadan değerlendiriyoruz. Ve hazırladığımız dergiyi hemen her ilde, edebiyat ortamlarına toplu olarak ve ücretsiz gönderiyoruz. Böylece dergi, bire bir okuyucusuna ulaşıyor.

Muhabir: Haber Merkezi