Son dönemlerde icraatlarından çok söylemleriyle gündeme gelen "eski tüfek" Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay‘a, "laf değil, iş yap" eleştirisi yapan Sabah yazarı Engin Ardıç‘ın ardından, Rauf Tamer de nazik üslubuyla 29 yıl öncesini hatırlattı...
Hepsinin sivri külâhı vardı... Rumelihisarı, Anadoluhisarı, Yedikule... Hepsinin. Bütün kulelerinin. Zamanla yokoldular. Zamanla burçların duvarlarını ot bürüdü, taşlarının bir kısmı düştü yuvarlandı, köşelerinden arsız incir ağaçları çıktı, içlerinde "kaleiçi" mahalleleri kuruldu... Rumelihisarı‘nda bugün arabesk böğürtülerinin sergilendiği o "platformun", kaleiçi mahallesinin camiinin zemini olduğunu bilir misiniz? Minaresinin dibi de yanında duruyor. O kararmış ama şirin ahşap evleriyle eski Osmanlı mahallesi "temizlendi", oysa Soğukçeşme Sokağı gibi "restore" edilebilir, otel bile yapılabilirdi. Kimsenin aklına gelmedi. Surlar onarıldılar, fakat "konik" külâhları yerine koymak da kimsenin aklına gelmedi. Yedikule‘de de gelmiyor, Anadoluhisarı‘nda da gelmiyor...
Niçin bu hisarlar içlerinde sergi, kitaplık, hediyelik eşya, kafeterya hatta lokantalarıyla birer "Topkapı" düzeyine yükseltilmezler? Bakanlıkta kadro mu yoktur, para mı yetmez, yoksa Konyalı‘nın üç şube daha açacak gücü mü kalmamıştır? Bilinç yoktur, bilinç. Hisarlar, çayıra salınmışlardır, Mevla‘mın onları kayırması beklenir! Üstelik bunlar, biri "kahpe Bizans‘tan", ötekiler "pis Osmanlı‘dan" kalmış, Atatürk Türkiyesi‘ne uymayan gerici kültür örnekleri değil midirler canım? Külâhlarını yerlerine koyunuz, burç bedenlerini de badana ediniz, birer "rüya şatosu" gibi, birer Uyuyan Güzel dekoru gibi yükseleceklerdir İstanbul‘un köşelerinde... Bazı eşeklere de "atalarının kimler olduklarını" yeniden hatırlatacaklardır...
Sayın bakana "benim dediğim şekilde ölçekli mölçekli bir maket yaptırın da somut olarak görün" demiştim... Ciddiye aldı mı, bilmem. Hükümet değişikliğinde, başbakanın Ertuğrul Günay‘ı "yürütmemiş" olmasını memnunlukla karşıladık. Değişseydi, bozulacaktık açıkçası. Kültür Bakanı‘mızın arkasındayız, destekçisiyiz. Ama o da Kenan Evren‘e laf yetiştirmeyi bizlere bıraksın da şu işlere el atsın artık!





