İntihar, cinayet, katliam, tecavüz gibi haberlerin "özendirici" etkisi sebebiyle toplumdaki cinneti arttırdığına dikkat çeken Bem Bir-Sen, sağlıklı bir eğitim modeli için dini inançların doğru öğrenilebileceği imkanların sağlanmasını istedi.
Bir süreden beri katliamlar, seri cinayetler, aile içi sapık ilişkiler, tecavüzler, sapık tarikatlara bağlı cinayetler vb olaylarla sarsılan ülkede toplumsal bir cinnet yaşandığına dikkat çeken Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası (Bem-Bir-Sen) diğer sivil toplum kuruluşlarının desteğini de almak üzere bir kampanya başlattı. Bu tür haberlerin radyo-televizyon, yazılı basın ve internet medyasında sıkça verilmesi ve bütün detaylarının anlatılmasının "özendirici etkisi ve yöntem tarif etmesi" açısından doğru olmadığına işaret eden sendika, yetkilileri göreve çağırdı.
Üçüncü sayfa haberlerinin cinayetlere, katliamlara model teşkil ettiğini belirten Bem-Bir-Sen buna bir sınırlandırma getirilmesini istedi. Bunun yanı sıra çocuklara sağlıklı bir eğitim modeli ile beraber dini inançlarını doğru öğrenebilecekleri imkanların da sağlanmasını isteyen Sendika, yetkili kurumlara başvuruda bulundu. Bir süreden beri katliamlar, seri cinayetler, aile içi sapık ilişkiler, tecavüzler, sapık tarikatlara bağlı cinayetler vb olaylarla sarsılan ülkede toplumsal bir cinnet yaşandığına dikkat çeken Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası (Bem-Bir-Sen) diğer sivil toplum kuruluşlarının desteğini de almak üzere bir kampanya başlattı.
Gereken yapılmalı
BU tür haberlerin radyo-televizyon, yazılı basın ve internet medyasında sıkça verilmesi ve bütün detaylarının anlatılmasının "özendirici etkisi ve yöntem tarif etmesi" açısından doğru olmadığına işaret eden Sendika, bu amaçla başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, RTÜK ve daha bir çok kuruma başvuruda bulundu. Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Mürsel Turbay imzası ile gönderilen mektupta, son günlerde toplumsal olaylarda ciddi oranda artışlar meydana geldiğine işaret edilerek, bu tür olayların gerek meydana gelişi sırasında, gerek sonrasında, gerekse olayların yargıya intikali sürecinde yazılı-görsel-işitsel ve internet basınında olayların tüm detaylarının açık açık anlatıldığı veya gösterildiğine dikkat çekildi.
Destek bekliyoruz
Mektupta ayrıca şu ifadelere de yer verildi: "Buradan hareketle sendika olarak öncelikli talebimiz, bu tür toplumsal vakaların, cinnet, cinayet, intihar, tecavüz, katliam türü haberlerin verilişinde medyaya sınırlama getirilmesi, özendirici, detaylandırıcı haberlerin yayınlanmasının önüne geçilmesidir. Bu durum yukarıda da ifade ettiğimiz gibi eğitim, kültür, örf, adet, gelenek ve kutsal değerlerle bütünleştirilmeli, çocuklarımız, gençlerimiz bu esaretten kurtarılmalıdır. Arzu ettiğimiz asla bir sansür sistemi değildir. Biz sendika olarak bu kampanyayı başlatıyoruz ve diğer sivil toplum kuruluşlarımızın da bu kampanyaya destek vereceklerini arzu ediyoruz.
Toplum rahatsız
BEM-BİR-SEN Genel Başkanı Mürsel Turbay imzası ile gönderilen mektupta, "Türk toplumunun adet, örf, geleneklerine aykırı yaşam biçimleri, aykırı inanç biçimleri, Yüce Dinimiz İslam‘a aykırı yöntem ve metodların detaylandırıldığı, özendirildiği, tarif edildiği bu tür haberlerden, yorumlardan ve yargıya intikal etmiş haberlerin bütün yasaklar hiçe sayılarak verilmesinden kaynaklanan bu toplumsal cinnet halinden, duyarlı bir sivil toplum örgütü olarak duyduğumuz rahatsızlığı dile getirmek istiyoruz" denildi.
Çocuklar ve gençlerde artan şiddet eğilimi
CHP Gaziantep Milletvekili Akif Ekici, Devlet Bakanı Aliye Kavaf‘a, 2005-2008 yılları arasında çocukların karıştığı şiddet olaylarının sayısını sordu. Ekici, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Kavaf‘ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu önergede, çocuklarını şiddetten uzak tutma konusunda aileleri bilinçlendirmek için yürütülen somut çalışmalar olup olmadığını öğrenmek istedi. Kendisini okula göndermediği ve SBS‘ye girmesine izin vermediği gerekçesiyle annesini öldürdüğünü söyleyen 11 yaşındaki kız çocuğunun durumu ile çocuklarda ve gençlerde artan şiddet eğiliminin gündeme yeniden geldiğini bildiren Ekici, önergesinde, ‘‘Çeşitli yöntemlerle ailesine, yakınlarına ve çevresine şiddet uygulayan çocukların toplum tarafından dışlanmaması ve topluma yeniden kazandırılması için ne tür önlemler alınmaktadır?" diye sordu.
Krize, ruhsal destek projesi
Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Dr. Şeref Özer, ‘‘Nasıl ki deprem dönemlerinde destek merkezleri ve poliklinikler açılıyor, kriz dönemlerinde de ruhsal destek istasyonları kurulmalıdır‘‘ dedi. Türkiye Psikiyatri Derneğince geliştirilen ‘‘Krize Ruhsal Destek Projesi‘‘, Nilüfer Belediyesi, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı ve Bursa Tabip Odasının iş birliğiyle Bursa‘nın merkez Nilüfer ilçesinde uygulamaya konuldu. Proje kapsamında Basın Kültür Sarayı Uğur Mumcu Sahnesi‘nde halka açık düzenlenen toplantıda, krizin halk sağlığına etkileri ve krizin sonuçlarıyla başa çıkma yöntemleri ele alındı. Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Dr. Şeref Özer, Türkiye‘de krizin geçen yıldan itibaren açıkça kendini gösterdiğini ileri sürdü. Kriz dönemlerinde en büyük sorunlardan birinin insanların ruh sağlığının bozulması olduğunu belirten Özer, bilimsel araştırmaların kriz dönemlerinde insanlarda görülen psikiyatrik hastalıkların 2-3 kat arttığını ortaya koyduğuna dikkati çekti.
Ücretsiz psikiyatrik danışma hizmeti
Özer kriz dönemlerinde toplumun yoksullaşması ve işsizlikteki artışın sağlık düzeyi ile beden ve ruh sağlığını olumsuz etkilediğini belirtti. Krize Ruhsal Destek Projesi, ‘‘Sağlık hakkı en temel yaşam hakkıdır‘‘ ilkesinden hareketle kriz mağduru işsizlere, kriz sürecinde işini kaybetme riski bulunan ve güvencesiz koşullarda çalışan bireylere psikolojik destek vermeyi ve konuya dikkati çekmeyi amaçlıyor.




