Ali Bulaç Zaman‘daki ‘Gayrimüslimlerle yeni bir dünya‘ başlıklı yazısında, yaşadığımız topraklarda meydana gelen bazı olayları sonuçlarından hareketle değerlendirmiş. Bulaç, kazandık zannedenlerin aslında kaybettiklerini anlamış olmaları gerektiğini düşünüyor:

"İslam dünyasının önemli sorunlarından biri gayrimüslimlerdir. Tarihte İslam devletleri gayrimüslimleri "zımmi/millet" statüsünde kabul ettiler. Farklı din ve mezheplerin bir arada yaşaması bakımından Müslüman devletler, çağdaşlarıyla mukayese edildiğinde çok iyi idiler.

Şu veya bu aksaklıklarla beraber yüzyıllarca devam eden sistem 19. yy.dan sonra bildiğimiz sebeplerle bozuldu. Hem Müslümanların hem gayrimüslimlerin huzuru ve istikrarı yok oldu.

Gayrimüslimlerin uğradığı ilk büyük felaket zımmi/millet statüsünden çıkıp "azınlık (ekalliyet)" durumuna düşmeleriydi. Azınlık, doğası gereği, çoğunluğa göre bazı mahrumiyetlere katlanmak zorunda olan dinî veya etnik gruptur.

İkinci büyük felaket, gayrimüslimlerin Müslümanlarla gevşek markaj bir sosyo-politik birlik kurarak kendilerini modern zamana uyarlayacaklarına, Müslüman iktidar elitleriyle birlikte politik körlüğe düşüp her birinin bağımsız ulus devlet kurma hayaline kapılmaları, böylelikle kendilerini büyük trajik maceralara sürüklemeleriydi. Balkanlar‘da bağımsız devletler kuruldu, ama Anadolu‘da ve Ortadoğu‘da kalan gayrimüslimler buna muvaffak olamadılar; tenkil ve tehcir, kıyım ve mübadele gibi büyük trajedilere maruz kaldılar.

Gayrimüslimlerin üçüncü büyük hatası, Osmanlı yıkılır ve yeni siyasî üniteler teşekkül ederken, ta Tanzimat‘tan itibaren Batılı devletlerin imparatorluk içindeki uzantıları; bir tür huzursuzluk ve istikrarsızlık unsuru rolü oynamaları, kendilerini Batılılar nezdinde araçsallaştırmalarıdır. Bu hem Müslümanların onlara güvenlerinin sarsılmasına sebep oldu hem de yeni kurulan laik rejimlerin onları daha çok baskı altına almalarına sebebiyet verdi. Anadolu‘nun işgali sırasında gayrimüslimlerin hiç de birer sadık millet veya teb‘a gibi davranmadıkları tarihen sabittir.

Yakın tarihte yaşanan travma dolayısıyla bir güven sorunu olduğu açık. Ancak can yakıcı bir gerçek var: Mevcut politik kültür çoğulculuğa, bir arada yaşamaya elverişli değil. Bu bölgenin gayrimüslimleri bu bölgenin insanlarıdır; biz onlarla bir arada yaşayacağız. "Etnik ve dinî arındırmalar"; tenkil, tehcir, büyük felaketler ve mübadele gibi trajediler hepimize öğretici olmalı.(...)‘

(Ali Bulaç  / Zaman)

Muhabir: Haber Merkezi