Açılım açılmadan kapanıyor mu

Açılım açılmadan kapanıyor mu?

Kürt Açılımını demokratikleştirmenin mümkün olmadığı görülünce, sanki sorun olduğu gibi bırakılmak üzere. Bir başka ifade ile açılım açılamadan kapanıyor görüntüsü vermeye başladı. Hemen belirteyim ki dileğimiz bu değil. Biz açılımın gerçekten demokratikleşmenin başlangıcı olmasını istiyoruz. Sadece Kürtler için değil bu toplumun demokratik bir alçılıma ihtiyacı olduğu için bunu gönülden istiyoruz. Ama istemek yetmiyor. Daha doğrusu halkın seçtiklerinin bunu istemesi yetmiyor. Zinde güçlerin de böyle bir açılıma ihtiyaç olduğunu, toplumun bunu hakkettiğine inanması gerekiyor. Zinde güçler toplumdan korkmaya devam ettiği sürece demokratik açılımın gerçekleşmesi zor görünüyor. İşi zorlaştıran elbette başka unsurlarda var. Söz gelimi DTP sözcülerinin açıklamaları, Güneydoğu‘da özel sohbetlerde dile getirilen istekler ve hayaller de işi zorlaştırıyor. DTP‘nin güçsüzlüğü, ister istemez onları ısrarla çözüm için PKK ve Öcalan‘ın muhatap kabul edilmesi söylemine itiyor. Bunun mümkün olmadığını kendileri de bildikleri halde aynı çizgiyi ısrarla sürdürüyorlar. Belli ki varlıklarını borçlu oldukları yerden bağımsız hareket edemiyorlar. Böyle olunca da bir iki cümle dışında demokratik açılım hususunda DPT‘nin fazla bir katkısı olmuyor, bundan sonrada olacağa benzemiyor.

Netice itibariyle başlangıçta büyük bir destek bulmuş olan demokratik açılım giderek bu desteğini yitiriyor. Sadece medyayı yakından takip etmek bile bunu açıkça gösteriyor. Düne kadar iktidara alkış tutanlar, açılıma ümit bağlayan gazeteci ve yazarlar giderek üsluplarını değiştirmeye başladılar bile. Bu saf değiştirmek anlamına gelmese bile yaşanan hayal kırıklığının bir ifadesidir.

Kürt ya da demokratik açılım konusunda yaşanan böylesine bir hayal kırıklığı devam ederken ortaya şimdi de Ermenistan ile imzalanan protokol çıktı. Ermenistan ile görüşmelerin devam ettiği biliniyor olmasına rağmen bir protokolün imzalandığından Türk kamuoyunun haberi yoktu. Bu bakımdan sürpriz oldu. Ayrıca başlangıçta iktidar kanadından yapılan açıklamalarda protokolde Ermenistan‘ın Karabağ‘dan çekilme şartının olduğu söylenmesine karşılık anlaşıldı ki imzalanan protokolde böyle bir madde yok. Sadece Karabağ sorununun uluslararası hukuk çerçevesinde çözümüne destek olunacağı gibi yuvarlak bir ifade var.

Uluslararası hukuk şimdiye kadar dinlenildi mi de bundan sonra dinleneceğinin garantisi olsun. Karabağ‘ın işgali uluslararası hukuka göre mi gerçekleştirildi? Dünkü yazımda da belirttiğim gibi böyle bir protokol imzalanmış olsa da bunun Meclis‘e getirilmesi kesinlikle Ermenistan‘ın Karabağ‘dan çekilmesinden sonra olmalıdır. Milli maça yetişsin Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan da karayolu ile maçı izlemeye gelsin diye işi oldu bittiye getirmenin anlamı yoktur.

Olay bir maçın izlenmesi değil özellikle Azerbaycan ile dostluğumuzun korunup korunmaması ile de ilgilidir. Çünkü, Sarkisyan imzalanan protokol konusunda ısrarla anlaşmada Karabağ şartı bulunmadığını söylüyor. Bu açıklamada gösteriyor ki Ermenistan, Karabağ sorunu ile Türkiye-Ermenistan ilişkilerini birbirinden ayrı görüyor ve tutuyor. Hatta, Türkiye‘ye, "Karabağ sorunu sizi ilgilendiren bir konu değil" demeye getiriyor. Böyle olunca da Azerbaycan‘da gazetelerin "Aldatıldık" manşetleri atmasını yadırgamamak ve haksız bulmamak gerekiyor.

Netice itibariyle görünen o ki, Türkiye‘yi bazı konulara çözüm bulması için her fırsatta sıkıştıran AB ve ABD‘nin ısrarlı talepleri Türkiye‘yi gerek Ermenistan gerek Kürt Sorunu konusunda yeni bir açılıma zorlamış olabilir. Böyle bir zorlama olmasa bile zaten Türkiye bu iki sorunu çözmek için yıllardan beri gayret sarf etmektedir. Ancak, görünen o ki, AB ve ABD demokratik açılımın içinin doldurulmasını istiyorken Ermenistan ile imzalanan protokol konusunda sessiz kalmayı tercih ediyorlar. Yani Karabağ‘ın anlaşma dışında bırakılmasından bir şikayetleri yok. Anlaşılan o ki, Ermenistan ile imzalanan protokol AB ve ABD‘yi memnun etmiştir., Bu memnuniyet bile imzalanan protokole şüphe ile bakmaya yeter. Demokratik açılım konusunda da AB‘nin açılımın içini doldurun mesajları vermesi ABD‘nin ise gelişmeleri sessizce izlemesi  dış destekçileri bakımından da işlerin yolunda gitmediğini gösteriyor..

Dileriz Türkiye başlattığı açılımları tamamlamadan kapatmak zorunda kalmaz. Kalırsa ortaya çıkacak sıkıntıların faturası ağır olur. İçeride demokratik açılım çıkmaza girebilirken dışarıda da bazı müttefiklerini memnun etmek uğruna Azerbaycan‘ı kaybedebilir. Bu sonuç Azerbaycan‘ı Rusya‘nın kucağına itebilir.

04 Eyl 2009 - 03:17 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?