Reklamı Kapat

Dünyanın rotası İslam a doğru

Dünyanın rotası İslam'a doğru

Bosnalı bir Profesör, harp esnasında benim misafirim olmuştu. Sohbet esnasında "Eğer Sırplar bu saldırıyı birkaç sene daha yapmasalardı, bizler Müslümanlığımızı kaybedecektik. Bir Sırp‘la oturup domuz eti kızartıp şarap içen insanlarımız, aynı Sırp‘ın silahıyla öldürülmesi ve silahların batılı hayranlık duyduğumuz insanlar tarafından onların eline verilmesi, bize yardım elinin yine Müslüman kardeşlerimiz tarafından uzatılması en bozuk insanlarımızın dine dönmesine sebep oldu" anlamında şeyler söylemişti.

Birinci Körfez savaşında Türkiye‘ye iltica eden Iraklı Kürtlerden bir Üsteğmen, Kanada‘ya iltica ederek gittikten sonra Konya‘daki yeni dostlarına mektup yazıyor ve "Buraya geleli altı tane cami açılışını sağladım" diyor.

Başörtüsü nedeniyle ülkesinde okuyamayan kızlarımız, yurtdışında okuduğu üniversitedeki arkadaşlarından bazılarının Müslüman olmasına sebep olup yaz tatilinde bir gittiği o ülkeden birkaç tane olarak dönmesi de bu yapılanların da İslam‘a hizmet olduğunu gösterdi. Diktatörlerin baskısı altında, toplu halde ne yapacağını bilemez vaziyette iken sırf Müslüman olmaları nedeniyle bombalanan Müslüman toplumların yeri yurdu kalmayınca dünyaya dağıldılar ve herkes bulunduğu yerde dinine sarılmaktan başka sarılacak bir şey bulamadı ve sımsıkı sarılarak hem kendini koruyor, hem dinini yayıyor.

Dünkü yazımda ifade ettiğim gibi Müslümanlara işkence etmek için kurulan Guantanamo hapishanesinde gardiyanlık yapan kara kalpli insan Müslüman oluverdi.

Dünyamız üzerinde İlâhî bir hava esiyor. "Bâd-ı saba" Ruh-u Muhammedi‘ye gül kokulu salât-ü selâmlar götürüyor.

İnsanlık gemisi yelkenlerini açmış, Bad-ı saba‘nın önünde İslâm‘a doğru yol alıyor.

İnsanlık gemisinin yönü kıbleye döndü de biz niye hissetmiyoruz? Denebilir.

Eğer hissedilirse sarsılırız, başımız döner, kargaşa olur.

Biz, hiçbir insanın teninin sarsılmasını istemediğimiz gibi, gönül telinin bile titremesini istemeyiz.

Bu dünya gemisinde olup ta "Ben kıbleye doğru gitmem" deyip diretenler, hatta sırt dönenler de aynı istikamete doğru gidiyor.

07-06-2001 tarihli Aktüel dergisinde uzun bir yazıda eskiden sosyalist, komünist ve de ateist olanların yeniden Allah‘a dönüş yaptığını yazıyor ve bir çoğunun adını veriyor.

Son zamanlarda sahte peygamberlerin, sahte şeyhlerin, sahte mehdilerin türemesi de yükselen değerin İslâm olduğunu gösteriyor.

Kalpazanlar, değerli olan paranın sahtesini piyasaya sürerler.

"Rotasını İslâm‘a çeviren bu geminin güvertesinde kavgalar var. Televizyon ekranlarında, gazete köşelerinde İslâm‘a karşı açıktan tavır alanlar var. Buna ne diyeceksin?" diye soru sorarak iyi niyetimi bulandırmak isteyenlere cevap olarak, "Onları, sağdan saysan yüz, soldan saysan yine yüz eder. Ayrıca onların olması da bizim için rahmettir. Altı milyar insanın hepsi Müslüman olsa da bir tanesi Müslüman olmasa bizi üzer ve onun da Müslüman olması için canımızı, malımızı seferber eder canının cehennemde yanmaması için çalışırken kendi canımızı da koruyacağımıza inanırız.

Doğulu ve Batılı yazarların çoğunluğu yirmi birinci asrın İslâm asrı olacağında ittifak halindeler.

Bu hareketin önünün alınması için yapılan bütün çalışmalar, güçlenmesine ve hiç duymayan insanların duymasına ve ilgi göstermesine sebep oluyorlar.

Mekke‘de sevgili Peygamberimize ve ashabına her türlü baskı ve işkence uygulanmaya başlayınca, mü‘minler arasında kenetlenme, çelikleşme başlarken, müşrikler arasında çözülme başlar.

"Bu kadarı da fazla. Bu bizim yaptığımız insanlığa sığmaz" deyip o günün  parlâmentosu olan  "Dar-ün Nedve"de şiddetli  tartışmalar başlar.

İman ederek sevgili Peygamberimizin yanında yer alırlar. Sahabeden öldürdükleri, şehit olur. Kalanları  hicrete zorlarlar. Medine‘ye hicret ederler. Medine halkının Müslüman olmasına sebep olurlar.  Sonra o Medineli Müslümanlarla birlikte Mekke‘yi fetih ederler. Rabbimiz buyurur: "Siz, bizim hakkımızda iki güzellikten birini gözetleyebilirsiniz" (Tevbe suresi ayet 52) (Bu ayetin tefsirini "ŞİFA TEFSİRİ" inden bir okuyuverin)

Sizler, bugüne kadar yaptığınız, kurs, burs, yurt, dua hizmetlerine hız veriniz.

Gerisine karışmayınız.

04 Eyl 2009 - 03:19 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?