Reklamı Kapat

Politikası olmayan ekonomi!..

Politikası olmayan ekonomi!..

Ülkeyi yönetenlerin bir ekonomi politikaları var mı bilemiyorum. İş başına gelen iktidarlar bütçe açık verdiğinde, paraya ihtiyaç olduğunda vergileri atırıyor, devlet kontrolündeki hizmet ve ürünlere zam yapıyor, birde iç ve dış borçlanmaya gidiyorlar. Bu uygulamalar için sanıyorum herhangi bir politikaya, yol haritasına ihtiyaç yoktur. Benzer durum belediyeler için de geçerli. Belediyelerin iktidarlardan bir farkı var onların vergi koyma yetkileri yok. İyi ki yok. Buna karşılık verdikleri hizmetin ücretini istedikleri gibi ayarlayarak gelirlerini artırma yoluna gidiyorlar. Verilen hizmette fiyat artışı yaşanırken belediyeler pek çok alanda özelleştirmeye giderek ürettikleri hizmet karşılığında giderlerini düşürdüler. Bugün pek çok belediye temizlik hizmetlerinden tutunda, sayaçların okunmasından park ve bahçe hizmetlerine kadar pek çok alanı özel sektöre devretmiş durumda. Özel sektör ise bu işi asgari ücret karşılığı yaptırmaya çalışıyor. Demek istediğim o ki Türkiye genelinde hizmet sektöründe çalışanların ücretlerinde geçmişe göre bir gerileme söz konusu iken bu hizmetlerden yararlanan vatandaşın ödediği para artıyor.

Faiz oranlarının düşmekte oluşu tek başına ele alındığında elbette iyi bir gelişme. Özellikle devlet borçlanmalarındaki faiz oranların gerilemesi devleti daha ağır bir yükten kurtarıcı etki yapabilir. Ancak, yaşanan bütçe açığı, bir diğer ifade ile devlet gelirlerinin giderlerini karşılayamaması ister istemez devletin borç stoğunu sürekli olarak artırmaktadır. Borç stoğu arttıkça da devletin iç ve dış borç faizlerine ödemek zorunda olduğu faiz miktarı maalesef düşmüyor, artıyor. Faiz oranlarının düşmesi sadece devleti daha fazla faiz ödemekten kurtarıyor. Buna rağmen ülkenin gelir kaynaklarının çok büyük bir bölümü hala iç ve dış borç faizlerine gidiyor. Ülkeyi yönetenlerin bir ekonomik politikaları olduğunu sanmıyorum sözüm de bu noktada ortaya çıkıyor. İç ve dış borçlanmaya gitmeden ülkeyi yönetmenin yolu ve yöntemi araştırılmıyor, araştırılıyorsa da karşılarına çıkan alternatifler yöneticilerin hoşuna gitmiyor. Hoşlarına gitse de iç ve dış dayatmalar ve baskılar ellerini kollarını bağlıyor olabilir. Olabilir de bu işin sonu çıkmaz sokak bunu da birilerinin hatırlatması gerekiyor. Sanıldığı gibi borç yiğidin kamçısı değildir. Kamçının indiği her yerde izi kalır. Yiğit olanda bu kamçıyı yememeye bakar. Doğru olan kamçı ile hareket etmeye çalışmak yerine ona ihtiyaç duymamaktır.

Her iktidar çalışanını, emeklisini kısacası dar ve sabit gelirli insanını asgari bir geçim seviyesine kavuşturmak ister. İşin doğrusu budur. Bunun yolu da öncelikli olarak asgari geçim seviyesinin insaflı bir şekille belirlenmesidir. İşçi sendikalarının açıkladıkları yoksulluk ve açlık sınırı rakamlarını iktidar makul bulmuyor ise makulü kendisi bulup ilan etmelidir. Sakın ola ki sosyal adalet ilkelerine uygun asgari gelir seviyesinin asgari ücret olduğunu kimse savunmasın. Zaten toplumda kimse bir çırpıda memur aylıkları, emekli ücretlerinin üçe beşe katlanmasını beklemiyor. Ama, bugünkü rakamların insanların insanca yaşamlarına izin vermediğini de artık bu ülkeyi yönetenler görmelidirler. Bilinmelidir ki bu ülkenin demokratik açılım kadar ekonomik açılıma da ihtiyacı vardır. Eğer ekonomik açılım gerçekleştirilebilir işsizimiz iş sahibi, çalışanımız insanca yaşayabileceği bir gelire sahip olursa sorunlarımız önemli ölçüde hafifleyecektir. Ancak buna inanmak gerekiyor. Söz gelimi ülkenin başına bela olan terörün sadece ekonomik sebeplerle izah edilmesi eksik bir değerlendirme olabilir. Ancak, işsizliğin, sefaletin terör örgütüne eleman bulma işini kolaylaştırdığını da unutmamak gerekiyor.

Bu konuya elektriğe yapılan son zam haberi  eğilmeme vesile oldu. Haklı olarak memurlar, işçiler ve emekliler "Verdiğiniz zam yüzde 5 elektriğe bir çırpıda yaptığınız zam yüzde 10. Bu insafsızlıktır" diye haykırıyor... Bu sese kulak verilmeli, insafsız uygulamalardan vazgeçilmelidir. Aksi halde tüm açılımlar havada kalacaktır.

04 Eyl 2009 - 21:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?