Reklamı Kapat

Uzun vadeli taksitlendirme beklerken elektriğe zam geldi

Uzun vadeli taksitlendirme beklerken elektriğe zam geldi

Ekonomik kriz hemen her alanda tesirini gösterirken alınan bazı tedbirlerle krizin tesirleri azaltılmaya çalışıldı. Çiftçilerin banka borçlarının ödeme süresinin uzatılması ve bu arada elektrik borçlarının uzun vadeli takside bağlanması, kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılması gibi kararlar alındı ve uygulamaya konuldu. Otomobil ve beyaz eşyadaki vergilerin belli bir süre kaldırılması ya da indirilmesi bir başka tedbir olarak zikredilebilir. Küçük ve Orta Boy İşletmeler (KOBİ) için alınan önlemler ve getirilen kolaylıklar ise yetersiz kaldı. Söz elimi KOBİ‘lerin elektrik borçları sadece 8 ay taksite bağlanabilirken  çiftçilerin elektrik borcuna 36 aya varan taksitlendirme imkanı getirildi. Hemen belirteyim ki çiftçilerin gerek banka gerek elektrik borçlarının daha uzun sürelere yayılması bu alandaki insanları biraz olsun rahatlattı, nefes almalarına vesile oldu. Bunu bazı çiftçilerden bizzat dinledim. Onların  dertleri üretimdeki girdilere sürekli zam gelmesine karşılık ürettiklerinin para etmemesi, yaptıkları harcamanın ve emeklerinin karşılığını alamamak. Demek istediğim o ki, çiftçi borçlarının daha uzun vadeye bölünmesi şimdilik rahat nefes almalarını sağlamış ama gerçek çözüm değil. Ancak, KOBİ‘lerin durumu çok daha kötü. Onlar ayakta kalma mücadelesi veriyor. Krizin etkisiyle bir anda işleri durma noktasına gelen KOBİ‘ler için bankalardan kredi kullanma yolu da kapanmış. Böyle olunca elektrik, su borçlarını bile ödeyemez duruma gelmişler. Bunun için tanıdığım pek çok kişi su borçlarını taksitlendirebilmek için belediyelerde günlerini geçiriyorlar, Bu arada elektrik borcunu ödeyemedikleri için iki de bir elektriklerinin kesilmesi sebebiyle üretimlerini durdurmak zorunda kalıyorlar. Özellikle elektrik borçlarının çiftçilerde olduğu gibi daha uzun vadelerde taksitlendirilmesi taleplerini ulaşabildikleri tüm yetkililere ulaştırmaya çalışıyorlar.

Katıldığım bir radyo programında bu konu bana da soru olarak yöneltilmiş, işin özünü tam olarak bilmediğim için tatmin edici bir cevap verememiştim. Ancak, konuyu köşemde dile getireceğimi, ilgililerin dikkatine sunacağımın sözünü vermiştim. Gündemin çok hızlı değişmesi sebebiyle konuya bir türlü girememiştim. Ne var ki KOBİ‘ler elektrik borçlarının uzun vadelere yayılması için kapı kapı dolaşırlarken bu defa elektriğe yeni bir zammın gelmesi karşısında sanıyorum işleri daha da çıkmaza girecektir. Üretimde  pek çok alanda elektrik kullanımı yaygındır. Evlere gelen faturalarla başa çıkılamazken, fırınlar, pastane ve kahvehaneler gibi pek çok alanda işyeri sahipleri her ay gelen faturayı ödemekte zorlanırken bir de eski borçlar devreye girince iş yerlerini açık tutmakta iyice zorlanacaklar. Bu bakımdan çiftçilerin elektrik borçlarına tanınan uzun vadeli borçlanma imkanın KOBİ‘ler içinde geçerli hale getrilimesi esnafı biraz olsun rahatlatacak, işyerlerini açık tutmalarına yardımcı olacaktır. İktidar sahipleri kendi milletvekillerine bu hususta ulaşan talepleri dinlerlerse işin özünü daha kolay öğrenmiş olurlar.

Domuz Gribi salgını yumuşadı!

Domuz Gribi salgını dünyanın ve ülkemizin gündemine geldiği günlerde bu köşede salgının abartıldığına, Kuş Gribi salgınında yaşananların tekrarlanmaya başlandığına, uluslararası yeni tezgahla karşı karşıya olabileceğimize dikkat çekmiştim. Çünkü Domuz Gribi salgının gündeme gelmesi ile Kuş Gribi salgının gündeme gelmesi aynı felaket senaryoları ile topluma sunulmuş, toplum korkutulmuştu. Geçmişi hatırlayacak olursak Kuş Gribi‘nin bir anda on binlerin ölünme yol açabileceği ileri sürülmüş, neredeyse ülkemiz kümes hayvanlarının kökü kazınmıştı. Aynı durum Domuz Gribi‘nin gündeme geldiği günlerde de yaşandı. Salgının önünün alınamadığı, tüm dünyayı sardığı, yüzyılın felaketi ile karşı karşıya olduğumuz gibi iddialar ortaya atıldı. Başlangıçta hastalığın aşısının olmadığı, ilaç firmalarının Domuz Gribi‘ne karşı aşı bulmak için yoğun çalışma içinde oldukları haberlerini okumaya başladık. Bir süre sonra da aşının üretildiği, ülkemizinde bilmem ne kadar aşı siparişi verdiği duyuruldu. Tüm bunlar alınması gereken tedbirler, halkın uyarılmasına yönelik çalışmalar olarak nitelendirilebilir. Ancak, uyarılarda hep aşırıya kaçıldığı, olayların olduğundan başka türlü gösterildiği, kısacası bir felaket tellallığı yapıldığını dünkü haberlerde bir kez daha öğrenmiş olduk.

Gazetelere yansıyan haberler "Domuz Gribi önlemleri yumuşuyor" başlığı altında yer alırken hastalığın seyri ile ilgili şu bilgiye yer veriliyordu:

"Sağlık Bakanlığı, içinde bulunduğumuz günlerde normal gripten bile hafif seyreden ve sağlıklı kişilerde tehlike oluşturmayan domuz gribine ilişkin alınan tedbirleri yumuşattı."

Peki kopartılan bunca gürültünün sebebi neydi? Domuz gripi birdenbire mahiyet mi değiştirdi? Bu soruların cevabını birilerinin vermesi gerekmez mi?

05 Eyl 2009 - 23:30 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?