Oruçluya mekruh olmayanlar

Oruçluya mekruh olmayanlar

Ayet-i Kerime

"Allah‘ın, "Şüphesiz, Allah‘ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah‘a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, "(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz" diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır."(Nisa: 150-151)

Esma-ül Hüsna

EL-VÂCİD: Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, hiçbir şeye muhtaç olmayan.

EL-MACÎD: Kadri ve şânı büyük, keremi, ihsanı bol olan.

EL-VÂHİD: Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan.

Hadis-i Şerif

"İnsanların gelip geçtiği yollarda (caddelerde) oturmaktan sakının.Mutlaka oturacaksanız o zaman yolun hakkını verin.Yolun hakkı ise şunlardır: Harama bakmamak, Yoldan gelip geçen insanlara sıkıntı ve eziyet vermemek, ta‘cizde bulunmamak, Verilen selamları almak, İyiliği teşvik etmek, Kötülükten de sakındırmak."(Ebu Davud).

Hikmetli Sözler

Ne karınca zayıf olmakla aç kalır, ne de aslanpençesinin ve kuvvetinin zoruyla karin doyurur. (Şeyh Sadi)

Tuzağa saçtığın taneler , cömertlik sayılmaz ki .. (Mevlana)

Bir Soru / Bir Cevap

Bursa‘dan Orhan Salih isimli okuyucumuz soruyor  "Zekat vermek için nisap miktarı nedir?"

Sevgili Orhan Salih Kardeşim, Ülkemizde bu konuda yetkili olan fetva makamı Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu‘dur. Bu kurulun Başkanlığı‘ndan yapılan açıklamaya göre zekat vermek için nisap miktarı: "Temel ihtiyaçlarından ve borçlarından başka 80.18 gr. altın veya bunun değerinde para ya da ticaret eşyasına sahip olan kişi zekat ve sadaka-i fıtır ile mükellef. Bu seneki sadaka-i fıtır miktarı ise 6.50 TL." Ancak siz dilerseniz daha fazla sadaka verebilirsiniz."

Kıssadan hisse

Hızır ve Gelin

1930‘lu yıllar. Rize. Anzer, halkın kendi tabiri ile Ancer. Dünyada balı ile meşhur olan Ancer. Binlerce poleni ve şifayı içinde barındıran balıyla meşhur Ancer. Kış. Yaylacılık yapan Ancerlilerin bir kısmı aşağıya Rize‘ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kışdan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin mal tabir ettiği koyunları, sığırları var, tek-tük birkaç tanesinin de kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi. Meryem. Ekşilerin kızı Meryem. Yeni gelin, beyini gurbete Samsun‘a göndermiş. O da o kış yaylada kışlamış. Sabaha kadar kar yağmış. Tam kürekle yolu açayım deyip, kapıya yönelmekte iken, kapısı çalınır. Kapıyı açar. İhtiyar bir adam selam verir ve:

"- Kızım, ben Aşağı Ancer‘denim, gelinim aş eriyor, canı bal çekti, Allah rızası için, bir iki kaşık bal verir misin?" der.

Meryem gelin düşünmez bile. "Allah rızası için" dibinde üç dört kaşık bal kalmış olan kavonozu getirir , onun da yarısını ihtiyar‘a verir. İhtiyar:

"- Allah razı olsun kızım, artsın eksilmesin" der.

Meryem, kavanozu koymak için geri döner. Kavanozun ağzını kapatayım derken birde ne görsün, kavanoz ağzına kadar bal ile dolu. Meseleyi anlar, kapıya koşar, kar ile dolu yaylanın uçsuzluklarına bakar. Ne bir insan vardır ne de kar da bir iz. Gelen "Hızır"dır.

Aradan 3-4 ay geçer, her gün bal yediği halde kavanoz her seferinde ağzına kadar bal ile dolar. Sırrını hiç kimseye açmaz. Yaza doğru beyi gurbetten gelir. Beyine her öğün bal verir. Bal bitmez, hem ancer balı olacak, bütün kış kalacak birde her öğün kaşık kaşık yenecek, bal bitmeyecek. Beyini merak sarar, sorar, cevap alamaz. Beyi en sonunda:

"- Ne olur beni seviyorsan söyle? Bunda bir iş var"

Meryem dayanamaz ve ağzı kapalı kavanozu da alır ve olayı anlatır. Kavanozu açıp "İşte bak. Ağzına kadar dolu" demek istediğinde, bir de ne görsün? Kavanozun dibinde iki kaşık bal kalmış.

İlmihal

Oruçluya mekruh olmayanlar

1- Gece ihtilam olup sahura kalkınca, imsak vaktine az kalmışsa, önce yemek yense, imsak çıktıktan sonra gusledilse, yani oruca cünüpken başlansa sahih olur. Daha sonra gusletmek caizdir. 2- Bozulursa kefaret olmasın diye, ramazan orucuna imsak vaktinden sonra niyet etmek caizdir. 3- Ramazanda yatsıdan sonra hanımıyla beraber olunsa daha sonra geç vakitte uyuyup biraz sonra guslederiz dense, uyandıklarında da güneş doğmuş olsa, oruçlarına zarar gelmez. 4- Orucun aksamaması için hayzı ilaçla geciktirmek caizdir.  5- Oruçluyken hayzı başlayan kadın, oruçlu gibi durmaz, yiyip içebilir. Ramazan‘dan sonra orucunu yediği günlerin sayısınca oruç tutar.

07 Eyl 2009 - 23:50 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?