Reklamı Kapat

Pervasızlığın bu kadarı!

Pervasızlığın bu kadarı!

Yaz döneminin sulu, cıvık, banal programlarının ardından diziler, yarışmalar ve programlar yeni döneme başladılar. Bu arada yeni sezonla birlikte ekranlara gelen yarışma programları oldu. Bunlardan birincisi Behzat Uygur‘un hazırlayıp sunduğu "Duvar" yarışması, bir diğeri ise Beyazıt Öztürk‘ün sunduğu "Ucunda 1 milyon var" yarışması. Behzat Uygur her zamanki gibi, hoplatan, zıplatan, güldüren bir yarışma programı hazırlamış. Ama, açıkça söylememiz gerekir ki, Beyazıt Öztürk‘ün Ucunda 1 Milyon Var yarışması, kesinlikle dağ fare doğurmuş dedirtecek cinsten. Yarışma programı ama, nasıl bir yarışma programı belli değil... Biraz ordan, biraz buradan... Genel kültürle ilgili bir bölüm yok... Para kazanacaksınız ama, tamamen şansınıza bağlısınız.

Bu durum kesinlikle Türk televizyonlarındaki format üretme sıkıntısını ortaya koyuyor... İstihdam kapasitesi sınırlı olan televizyon kanallarında da bu sıkıntı yaşanıyor, sınırlı olmayanlarda da bu sıkıntı yaşanıyor. Mesela, binlerce insanın çalıştığı, fakat en renksiz, en fonksiyonsuz TRT ekranlarında da bu sıkıntı var. TRT ekranlarının tartışıldığı Tayfun Talipoğlu‘nun programında da aynen ifade etmiştim... "Bu kadar insanın çalıştığı, fakat format açısından bu kadar kısır bir televizyon kanalının var olduğuna inanamıyorum" demiştim. Bizim televizyon kanallarımızda format üretme taklit üzerinedir. Bir televizyon ekranında bir program tutar, çok iyi reyting getirir. Anında diğer televizyon ekranında da aynısı yapılmaya çalışılır. Hatta, her köşe başına kadar aynen, tüm unsurlarıyla...

Mesela, Show TV, Yemekteyiz adlı reyting getiren bir program yaptı... Çok matah bir şey değildi hani.. Yemeklerin puanlanması, yarışmacıların birbirlerini eleştirip oy vermesi... Fakat, anında başka bir televizyon kanalında da programın benzeri yapılmaya çalışıldı. Ne hikmetse, sonradan ortaya çıkan yemek programı tutmadı... Ve program kendi kendisini kapatmak zorunda kaldı...

Bu arada yaz sezonu sonrasında dizilerimiz de bildikleri istikamette yollarına devam ediyorlar. Her zaman ifade ettiğimiz gibi, iffeti değil şehveti başrole koyan, tuzu kuru ailelerin hayattan kopuk yaşantılarını, gayri meşru ilişkilerini, ahlaksızlıklarını içselleştiren diziler yine tüm ahlaksız furyasını üzerimize boşaltarak ilk haftalarını geçirdiler.

Özellikle reyting konusunda sıkıntısı olmayan, yani Türk halkının bu iffetsizliğe ve gayri meşru yaşantı tarzına prim verme konusunda gayet cömert davrandığı Aşkı Memnu, tüm rezil unsurlarıyla devam ediyor.

Bir yasak aşk... Yasak aşkın tüm rezilliğiyle yaşandığı bir dizi...

Bakalım bu işin sonunda neler olacak? RTÜK, dizideki ahlaksız görüntüler için diziye bir ceza yazmış, peki dizideki ahlaksız konu dolayısıyla bu diziye kim ceza yazacak?

Ahlaksızlığı içselleştiren, kötülüğü sıradanlaştıran, basitleştiren ve insanlara "Benim de başıma gelse, ben de yaparım" dedirtebilecek bir pervasızlığa sürükleyen anlayışı oturtmaya çalışan felsefe... Günah kavramını yok etmeye çalışan ve hayatı sadece bu dünyadan ibaret olarak takdim eden anlayış...

09 Eyl 2009 - 00:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?