Irak a iftira atanlarla, İran ı suçlayanlar aynı

Irak'a iftira atanlarla, İran'ı suçlayanlar aynı

"Her sene, fakat onlarca yıldan beridir, İranlıların bir seneye kadar bu silâha sahip olacaklarını savunup duruyorlar. Bu kesin ve iddialı haberleri nereden çıkarıyorlar? Ya kendileri yanılıyor veya bizi yanıltıyorlar. İran‘ın çok yakında nükleer silâha sahip olacağını söyleyenler ile Saddam Hüseyin‘in Irak‘ının kitle imha silâhlarına sahip olduğunu, o yüzden hemen savaş açılması gerektiğini haksız yere iddia etmiş olanlar aynı kimseler."

Pascal Boniface, milletlerarası ilişkilerde en önde gelen uzmanlardan biri ve otuzu aşkın eserin yazarıdır. Uluslararası İlişkiler ve Stratejiler Enstitüsü‘nün de müdürüdür. Bu arada Fransa‘da büyük olay olan "İsrail‘i Eleştirmeye İzin Var mı?" adlı bir eserin de sahibidir. Kendisiyle Le Nouvel Observateur‘den Henri Guirchon ile Jean-Baptiste Naudet konuştu.

İran‘ın  nükleer askerî programı ne durumda? Tahran sahiden bu bombaya sahip olmak mı, yoksa atom bombasının eşiğinde kalmak mı istiyor?

Ne durumda olduğu tam olarak bilinmiyor, çünkü bizler bu konuda bilgilendirme kaynaklarına bağımlıyız. İsrailliler İran‘ın nükleer silâha iyice yaklaştığını söylüyor. On altı Amerikan güvenlik ajansının birlikte gerçekleştirdiği son rapor ortalığı tam bir telâşa verdi. Bu rapor, İran‘ın askerî programını durdurmuş olduğu, yakın bir zamanda nükleer silâha sahip olamayacağı, hatta uzun seneler sahip olamayacağı şeklindeki değerlendirmelerin tam aksini iddia etti. Bu arada bazı uzmanlar ise her sene, fakat onlarca yıldan beridir, İranlıların bir seneye kadar bu silâha sahip olacaklarını savunup duruyorlar. Bu kesin ve iddialı haberleri nereden çıkarıyorlar? Ya kendileri yanılıyor veya bizi yanıltıyorlar. İran‘ın çok yakında nükleer silâha sahip olacağını söyleyenler ile Saddam Hüseyin‘in Irak‘ının kitle imha silâhlarına sahip olduğunu, o yüzden hemen savaş açılması gerektiğini haksız yere iddia etmiş olanlar aynı kimseler. İranlılar bu silâhı kullanmak istiyorlar mı? İsrail‘i yakıp yıkmak istiyorlar mı? Provokasyonları ne olursa olsun, pek emin değilim. Çünkü onlar biliyorlar ki o zaman kendileri de mahvolacaklardır, o yüzden de intihar etmeyi arzulamazlar. İranlı yöneticilerin istedikleri, ülkelerini ve rejimlerini dokunulmaz hâle getirmektir. İran herkesi korkutuyor. İyi de, kimyasal başta olmak üzere defalarca silâhlı saldırıya uğramış ve Amerikan askerî varlığıyla kuşatılmış İran da herkesten korkuyor. Şayet İran kendisini korumak yerine, nükleer silâh yapma yoluna giderse çok ağır bir darbe yer. O yüzden İran‘ın mümkün olduğunca ileriye, hatta eşiğe kadar gitmek istediğini düşünebiliriz.

Nükleer silâha sahip bir İran ister istemez tehlikeli olur mu?

Kendilerini dev aynasında gören bazı Batılılar nükleer silâhın, istemeyerek Çinlileri de aralarına aldıkları "medenî", "beyaz" halklar için iyi olarak görür, fakat diğerlerinin ona sahip olacak kadar olgunlaşmış olmadıklarını düşünürler. Güney ülkelerin yöneticilerinin akılcı olmadıkları konusunda bitmez tükenmez bir tartışmadır bu. Peki, Vietnam savaşını başlatırken Mao, Stalin ve hatta Kennedy akılcı mıydılar? Sempatik olanla güven verici olanı birbirine karıştırmak, değerler üzerindeki tartışmayla, akılcılıkla ilgili tartışmayı birbirine karıştırmak demektir bu. İran‘ın şimdiki yöneticilerinin değerlerini paylaşmayabilirsiniz. Fakat onların delirmiş olduklarını söylemek bambaşka bir şeydir. Kuzey Kore‘nin değerlerini de paylaşmayabilir, bu arada o ülkenin sürekli şantaj yoluyla, üstelik de oldukça zayıf delillerle işin içinden sıyrıldığını görebilirsiniz. Demek ki onlar oldukça akılcı bir davranışa sahipler. Eğer İran‘ın nükleer silâhı olsaydı, zaten son derece istikrarsız olan o bölgedeki güçler dengesinde elbette büyük bir değişiklik olurdu. İran‘ın tehditleri ne olursa olsun, yapısı gereği korku içinde yaşayan İsrail‘den daha çok, yok olup gitmeye yüz tutan Nükleer Silâhsızlanma Anlaşması açısından tehlikelidir. Çünkü bu anlaşma anlamını yitirdiğinde, bölgenin diğer ülkeleri nükleer silâh yapma yarışına girişeceklerdir.

Nükleer silah sahibi beyazlar, İran‘ın önlerinde diz çökmesini istiyorlar

İran‘ın atom bombasına sahip olması nasıl engellenebilir?

Bazıları bu ülkeye karşı açılacak bir savaş, karşımızda nükleer silâha sahip bir İran‘ın bulunmasından daha az vahimdir diyorlar. Daha önce de bu kişiler, Irak‘a açılacak bir savaşın da çok hayırlı olacağını iddia etmişlerdi. George Bush‘un yaptığı tek iyi iş, geçen sonbaharda İsrail‘in İran‘ı vurma isteğini reddetmiş olmasıdır. Çünkü bu, kestirilemeyecek sonuçlar doğururdu. Irak‘a savaş açılmasını isteyip de gerçekleştirmiş kesimler, İran‘a savaş açılmasına da bayılacaklardır! Tercih, nükleer silâh sahibi bir İran ile İran‘ı bu konuda durdurmak önleyici bir savaş açma meselesi değildir. Onun için sonuçlarla sebepleri birbirine karıştırmamak gerekir, zira bunda kötülüğü daha da vahim hâle getirme tehlikesi vardır. Mesele İran‘ın güvenliği meselesi olduğu için, biz bu ülkenin yöneticilerini sevmesek dahi, onlara rejimlerini zor kullanarak devirmek niyetinde olmadığımızın garantisini vermeliyiz. Ne var ki nükleer silâha sahip köktenciler, İran‘ın bir güney ülkesi olduğunu, dolayısıyla da büyük beyaz şefin önünde diz çökmesi gerektiğini düşünüyorlar. Halbuki o sömürgecilik dönemi çok gerilerde kaldı. Eğer siz onlara nükleer silâh yapmaktan vazgeçmeleri için kendilerine havuç veya sopadan başka bir şey teklif etmezseniz, bu iş yürümez.

(Henri Guirchon ve Jean-Baptiste Naudet)

09 Eyl 2009 - 22:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?