Reklamı Kapat

Eski usul iyidir

Eski usul iyidir

Teknolojiyle aram pek iyi değil. Bu yüzden, yazı yazarken hâlâ kâğıt-kalem kullanmayı tercih ediyorum. Bilgisayar denilen yapmacık ve duygusuz aletin klavye tuşlarına dokununca, sanki bütün bildiklerimi unutacakmış gibi oluyorum. Ya da kâğıtla arama giren bir arabozucu gibi geliyor. Bir de İsmail Kara hocamızın "Eski usul iyidir; usul ne kadar eskiyse, o kadar iyidir" sözünden haberdar olunca bu çabamın daha da anlamlı hale geldiğini söylemem gerekir.

İnsan yaşadığı hayatın zorlukları, iniş-çıkışları karşısında tutunacak bir dal arıyor. Geçmişin özlemini derinden hissediyor ve arzuluyor. Teknolojinin hızlı ve baş döndürücü bir yöntemle şekilden şekle girdiği bir zamanda kendimi iyice yalnız hissediyorum. Her çıkan yenilik, benden bir parça alıp götürüyor sanki. Cep telefonları ilk çıktığında tam beş yıl direnmiştim, kullanmamak için. Keza araba kullanmayı da uzun bir süre ertelemiştim. Her çıkan yenilik, makinenin eksik kalan bir dişlisini tamamlıyor adeta. Dişli sayısı artıkça, insanın makineleşen hayatı daha bir karmaşık hale geliyor. Toprakla kaim olan insanın serüveni, makinelerle kesiştikçe; özlemlerin, duyguların, geleceğe dair tasavvurların yerini başka şeyler alıyor. Müslüman camianın son on beş yılda yaşadığı değişim ve başkalaşmaya göz attığımızda, serzenişimizin haklılığı da ortaya çıkmış oluyor. Yaşananlara şahit oldukça canım yanıyor, kendimi zayıf ve korumasız hissediyorum. Hemen kendimi 1985 ile 1995 yılları arasında teneffüs ettiğimiz havayı, kendimizce inşa ettiğimiz, çıkarların ve hesapların yer almadığı temiz dünyanın kollarına bırakıyorum. O dünyada hakiki duygular hâkimdi. Dünyevi bir beklenti hiçbir zaman o dünyanın kapısından içeri giremedi. Yaşanan hayatlar sahici ve samimiydi. Allah‘a iyi bir kul olmanın, insanların kulluğa layık bir hayata yönelmeleri için yürünen yollar, katlanılan zahmetler, bizi serinleten, rahatlatan bir yön olarak her zaman bir anlam ve derinlik kattı hayatımıza.

Canımın sıkıldığı ve geçmişe özlem duyduğum anlarda, ilk gençliğimin en güzel yıllarının geçtiği, ruhi donanıma ulaştığım semti, sokak sokak dolaşırım. Şu an özlemini çektiğimiz hasletlerden bir iz bulurum diye. Ama her defasında hayal kırıklığım bir kat daha artıyor gördüklerim karşısında. İş iyice benim için bir işkenceye dönüşüyor. Her şey değişmiş, mekânlar, insanlar. Adeta geçmişini inkâr edercesine... Mesela dolaştığım semtte, ilk önce kendimize bir dünya kurduğumuz lise binası yerle bir olmuş. Yerine "Avrupa‘nın en büyük adalet sarayı" levhasının asılı olduğu, insana ürküntü veren koca bir beton yığını dikilmiş. Gönüllerde adaleti kuramayan modern insanın çıkmazı gibi duruyor bu bina... Yapılan şey, daha çok cezaevi, daha çok adliye binası, daha çok kolluk kuvveti... Ruhu alınmış insanın makineleşmesinin geldiği hazin son. Hal böyle olunca, geçmişe dair bir iz bulmak, bir hava teneffüs etmek gittikçe zorlaşıyor, hatta imkânsız hale geliyor.

Yaşadığımız hayatta geriye dönüp baktığımızda, o dönemde edindiğimiz güzel hasletlerin, bugünün kirliliği karşısında ne kadar anlamlı, ne kadar koruyucu bir kalkan olduğuna şahit oluyoruz. Geçmişe özlem duymak, şu an kendimizi bu modern çağda yabancı hissetmek boşuna değil. Biz adeta bu çağda "garip" kaldık. İnsanların saltanat kayığına binmek için birbirini çiğnediği bir zamanda gariplerden olmak güzel bir duygu olsa gerek.

13 Eyl 2009 - 21:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?