Reklamı Kapat

Seni şimdiden özledik ey sevgili oruç

Seni şimdiden özledik ey sevgili oruç?

Bugün bayram. Sevinç ve coşku günü. Ödüllendirilme günü. Bir ay boyu Rabbin çetin sınavından geçenleri, Rabbin ödüllendirdiği gün...

Bugün hak ediş, ödül günü.

Bugün sevinç ve coşku günü. Bayram sevinci ve ürpertisinin yanı sıra, Ramazan‘dan ayrılmanın, orucu uzak coğrafyalara göndermenin de ilk günü.

Ne güzel, ne kadar anlamlıydı değil mi oruç mevsimi? Oruç bizi zorluyor, nefsimizi zorluyor, bizi halsiz bırakıyor ve bir mıknatıs gibi hareket alanına alıyordu. Biz de giderek artan bir alışkanlıkla oruçla özdeşleşmiştik. Oruç giderek bize kolay gelmeye başlamıştı. Neredeyse alışkanlık kesbedecektik ki, oruç bütün gizemini toparlayarak dünyamızdan ayrıldı. Onu Hz. Peygamberin yaptığı gibi Pazartesi ve Perşembe günleri tekrar davet mümkün. Lâkin diğer zamanlardaki orucun tadı, lezzeti, etkisi, metafizik ürpertisi Ramazan ayındaki etkiyi uyandırmıyor.

Bu bağlamda sorulması gereken soru şu: Artık bir daha Ramazan‘a erecek, oruçla tekrar hemhal olabilecek miyiz? Tekrar onun konukluğunu görebilecek miyiz? Oruçla bir daha kucaklaşabilecek miyiz? Dünyaya oruç nefesiyle, oruçlu gözlerle ve yüzlerle merhaba diyebilecek miyiz? İşte orası koskoca bir muamma!

Bugün Bayram: Sevinç, mutluluk ve coşku günü...

Bayramlar meleklerin semalardan yeryüzüne, yeryüzünden semalara iştiyak içinde koşuştuğu mesut günlerdir. Bayramlar bir olan Allah‘ta var olmanın engin sırrının hissedildiği günlerdir. Bayramlar kulluğun idrakinin yanı sıra nimet bilincinin arş-ı âlâ da yer bulduğu kutlu vakitlerdir...

Bayramlar hakikat bilincine erip, imanın hazzını yaşayan hakikat erlerince sırların sırrına, varların en var olanını memnun edişin tezahür ettiği görkemli, iştiyaklı zamanlardır.

Bugün bayram. Sevinç ve coşku günü. Manevi yoksulluğun dünyada görülmediği, sevincin, iştiyakın bereketini artırıp ihtişama durduğu gün. Bu nedenle oruç sevgilisine serenad yapmak en önemli görevimiz...

Seni şimdiden özledik ey sevgili oruç. Yeteri kadar hakkını veremesek de teravihlerini, salâvatlarını, sahurlarını, iftarlarını şimdiden özledik. Bu yüzden on bir ayın sultanısın. On bir ayın sevinci, görkemi, zekâtı, fitresi, kısmetisin.

Affın şaha kalktığı, duaların arşın arşın semayı tuttuğu aysın.

Bu yüzden buruk bir şekilde veda ediyoruz sana.

Elveda ey Şehr-i Ramazan.

Seni özleyecek, sana merhaba diyeceğimiz günler varsa, hasretle, büyük bir arzuyla, iştiyakla, özlemle gelişini bekleyecek, gelişini gözleyeceğiz.

Bugün bayram... Bayram İslâm ümmetinin birlik ve dirlik eylemidir. Ümmetin şölenidir. Ümmetin oruç muştusuyla aydınlanıp, bayrama kavuştuğu zamandır... O yüzden bayram kardeşliktir... Evrensel inanca inanmanın, aynı inancı utku edinmenin, aynı imanı paylaşmanın sırrına erişildiği gündür.

Bugün müminlerin elleri bayramlaşma vesilesiyle birbirine kavuşacak, böylelikle musafahanın beraberinde getirdiği rahmet esintisi bütün yeryüzünü kuşatacaktır. Çoluk çocuk yüreklerde bayramın yankısı duyulacaktır.  O yüzden aşkla, şevle, büyük bir istekle "Elveda ey Ramazan ayı" derken, yine gel, yine dünyamızı aydınlat, yine bizi sarsıp kuşat, çağrısını yapmamız gereken gündür.

Sevgili oruç. Sakın ola seni unuttuğumuzu, gidişinle bayram ettiğimiz zehabına kapılma. Evet, senden ayrılırken, senin bitiminle bayram ediyoruz. Bu seninle bizi kavuşturan, seninle birlikte olmanın beraberinde getirdiği bir şölen, bir sevinç ve bir ürpertiden kaynaklanıyor.  Bayramımız firaktan dolayı değil, vuslattan dolayıdır. Bu nedenle senin bize kazandırdığın ayrıcalıkları çok arayacak, bir sevgili gibi, yeryüzünü kuşatmanı dört gözle bekleyeceğiz. Uzaklara giden bir yâr gibi seni uğurluyor ve o yolu gözlenen, arzulanan bir sevgili gibi gelişini canı yürekten bekliyoruz. Tabii beklememiz mümkün olursa. Tabii ömrümüz yeterse...

Ey sevgili oruç! Sen bir albenisin, zırhsın, kavi bir ibadetsin. Göstermelik boyutunda olmayan bir ayrıcalığa sahipsin. Sen var olan, bir olan, doğmayan ve doğrulmayan bir Yaratıcı‘nın bize lütfusun. Sen bin aydan daha hayırlı bir aysın. Sen de yapılan, seninle birlikte yapılan ibadetler binlerle çarpılırken, her ibadete bir değil, binlerce sevap kattıran bereketli bir ibadetsin. İnsan yüzlerini nurlarla boyadığın gibi, bütün bedenleri de boyayan bir güzellik giysisisin.

Ey oruç, yine gel... Yine dünyamızı aydınlat, yine ruhları yıka, yine bedenimizi arındır, ruhumuzu berraklaştır... Yine karanlıkları dağıtarak, günah kirlerini yıkayarak yeryüzünü nurlandır... Yine ilâhî hazlarla kalpleri doldurup taşır... Yine huzur ve huşu dağıt evrenimize... Yine tarifsiz duygularla gel ve bizi sarmala... Allah‘ın eşsiz bir lütfu olarak gel, ihsanı olarak gel... Yine biz bayram edelim seni kavuşturanın izni ve emriyle... On bir aydan sonra gel de hicranımızı dindir, gel de bize yeniden merhaba de... Gel de kâinata bereket getir... Gel de cümle cihan yine dolsun nimetlerinle, bereketlerinle...

Elveda ey şehr-i Ramazan, elveda...

19 Eyl 2009 - 23:15 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?