Reklamı Kapat

Şehzadebaşı nda bayram sabahı

Şehzadebaşı'nda bayram sabahı

Bayram; bâd-ı sâbâ rüzgârlarına katılıp, semadan damlayan nûr hâleleriyle süsledi yine yeryüzünü. Güneş bir başka devşirdi nöbetini. Gün; Mekke‘de, Medine‘de, Kudüs‘te, Saraybosna‘da ve İstanbul‘daki gönenenleri, masum çocukları secdede yakaladı. Bugün nûrlu simalar, gülen gözler, paklanmış gönüller, hû hûlarla bezenmiş nefesler taptaze, sabah gibi.

Çünkü, bugün bayram sabahı.

Yahya Kemal, "Süleymaniye‘de Bayram Sabahı"nı dizelere misafir edeli, 5 vaktin yanında bayram sabahlarını da bekler olmuştu, bu azametli mâbed. Yine bekliyor; iskelelerle prangalanmış, etrafı yağmalanmış bir halde. Bu bayram sabahı; muştulanmış gönüller ağlıyor, Süleymaniye ağlıyor, Sinan ağlıyor, Kanuni ağlıyor ve dahi Hürrem ağlıyor. Ve semaya çiseleyen gözyaşlarının hatırına gün ağarıyor.

Çünkü, bugün bayram sabahı.

"Ulu mâbed! Seni ancak bu sabah anlıyorum;

Ben de bir varisin olmakla bugün mağrurum;

Bir zaman hendeseden âbide zannettimdi;

Kubben altında bu cumhura bakarken şimdi,

Cedlerin mağfiret iklimine girmiş gibiyim."

diyemezdi herhalde "gözü yaşlı mabed"i bu halde görse idi Beyatlı. Süleymaniye‘yi sinesine gömüp kaçardı, Koca Sinan‘dan, Muhteşem Süleyman‘dan... İçinde Kanuni‘nin hüznünü barındıran, Sinan‘ın çıraklığını haykıran başka bir mâbed arardı. Ve bir nefes ötedeki Şehzade Mehmed Camii‘ni bulurdu. Fakat yine de diyemezdi, Süleymaniye için terennüm ettiği o ruh sarsıcı dizeleri. Çünkü bayram sabahı da olsa, her dem hüzün kokan motiflere esir vermiş, bu mabedi mimarların pirî Sinan.

Artık gün ağarmak üzere, iftarını etmiş bayram sabahının muştusuyla. Şehzadebaşı‘nın önünde bir telaş ki, sormayın! Yüce kubbenin altına bir devletli sığınmış, fakat Kanuni değil. Kullara vaaz eden bir ulu var, fakat Ebussuud Efendi değil. "İlle de namaz" diyor, cemaate ve cemaatin içindeki "Peygamber varisi" hazırûna. Acımıyor zembereği boşalmış nefislere, fakat acıtmıyor da. Tekbir ve salavatlar alnı secdelilerin bir kulağından girip, kalplerine ok gibi saplanıyor. Sonrasında bayram namazı için mî‘raca varılıp, dua için tekrar gök kubbenin altına dönülüyor.

Artık bayram. Barışma, kucaklaşma, hatırlayıp-hatırlanma ânı, zincirlerini koparan şeytanları çatlatma zamanı. İmam efendi, yüce devletli, şehr emini ve tabiin mihrapta; tebrikleri kabul ediyor.

"Beraber yürüdük biz bu yollarda..." şarkısına eşlik eden de etmeyen de, bayramı bayram etmek için mihraba yöneliyor. Yüce devletli çocukları öpüyor, gülümsüyor; bayramca. Fakat bir an geliyor, nedense esirgiyor zoraki tuttuğu ellerden, biraz önce bolca dağıttığı bayramlıkları. Devletli dediğin; Arabı, Acemi, Çerkezi, Lazı, Kürdü, Türkü bir bilirdi eskiden. "Demek ki, artık öyle değil" dememeyi çok isterdim. Fakat çok üzgünüm, maalesef öyle.

Çocuklar gibi tertemiz kalabilmek, ne zormuş meğer bayram sabahı bile. Onlar için herkes temiz, kendileri gibi lekesiz. "Kenar-ı Dicle‘de bir kurt aşırsa bir koyunu / Gelir de adl-i İlahi sorar Ömer‘den onu!" düsturunu unutanlardan habersiz. Koşuyorlar iç avluda devletlinin peşinden, elini öpmek ve öpülmek için. "Ali şu çocuklara bayram harçlıklarını ver" denilirken nasıl da bayram ediyorlar. Çocukça...

İnsan çocuklar gibi olmayı hayal ediyor bir anlığına. Ve "Başbakanım, maaşımı bu bayramda da alamadım. Ben de harçlık isterim" deyip öne fırlamak istiyor. Fakat insan kendinden değil de, koskoca devletin başbakanını utandırmaktan utanıyor.

Çünkü, bugün bayram sabahı.

Mutlu azınlığın yanında, tebaaların da mutlu olacağı nice bayramlara...

Hamiş: Bu bayramlık yazıyı, yayında olmadığımız için ancak bugün paylaşabildik. Affola...

Şehzade Mehmed Camii‘nin şadırvanının taburelerine oturup, dün haram olanı doya doya yudumladık. Su gibi akıp giden ömre, dünyanın değişik yerlerinden "Ayna" tutan Samanyolu Televizyonu‘nun "Evliya Çelebi"si Saim Orhan beyefendi ile sohbete dalıp, Suudi Arabistan‘ı, Suriye‘yi, Tunus‘u, Yemen‘i, Fas‘ı, Endonezya‘yı, Senegal‘i, Nijerya‘yı, Gana‘yı, Bosna‘yı... gezip geldik bir çırpıda. Döndüğümüzde baktık ki, hâlâ bereketiyle yerinde duruyor bayram sabahı.

22 Eyl 2009 - 22:30 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?