Reklamı Kapat

Aforizmalar...

Aforizmalar...

Geniş kitlelerin ahmaklaşması, tek tek bireylerin ahmaklaşmasından daha kolay olur. Uçurumdan atlayan koyunlar da, içlerinden bir taneleri kendisini atıyor diye atlarlar.

- Öfke dolu birisini dinlemekten daha kötüsü, birilerinin öfke dolu o kimseyi can kulağıyla dinlemeleri, söylediklerini benimsemeleri ve körü körüne o görüşleri müdafaa etmeleridir.

- Doğruların zaman ve mekândan bağımsız olduğunu bilmeyenler, zamanın ruhunun ve mekânın asaletinin kaybolmasını da doğru bildikleri yanlışlarla açıklamaya çalışırlar ve çuvallarlar.

- Bir konu hakkında bilgi sahibi değilseniz, kaygı sahibi de olamazsınız. Karşı karşıya kalacağınız en büyük tehlike, cehaletinizin meyvesi olan kelamlarla zihinleri kirletmek olacaktır. Oysa bilgisine sahip olduğunuz şey, beraberinde gamsız olmamayı, dertlenmeyi ve bir şeylerin hakkını vermeyi de getirir, ki insan olmanın en sıkıntılı noktası ve günümüz muhafazakarlarının yaman sınavı da budur.

- Bir meseleyi çözmenin yolu sorunu bilmekten ve doğru tedaviyi uygulamaktan geçer. Çözümün her türlüsü çözümsüzlükten evlâdır denemez. Bir hastayı, ağrılarından ameliyatla da kurtarabilirsiniz, yanlış tedavi sonucu öldürerek de. Kimi durumlarda, insanların gözüne mesele gibi gözüken şeyler, kendi oluşlarında bir çözüm barındırırlar. Mesele, onu fark edebilmektir.

- Hakkıyla yapılmayan iş yerine eylemsizlik hali yeğdir. Niyetinde ve uygulamasında bozukluk olan işin sonuçları hasbelkader olumlu bile olsa, temiz vicdanlar nazarında yapılmamış olması tercih sebebidir. Kişi, yanlış yapmaya alışırsa, her yanlıştan doğru çıkartacağı illüzyonuna kanabilir.

- Güçlünün yanında olmayı, haktan yana olmaya tercih edenlerin terazisi doğru tartmaz. Doğru tartıyor gibi gözükse bile bilinmelidir ki, terazi bozulmuştur.

- Her daim öfkeli bir zihin, sağlıklı düşünmekten de, aklıselim davranmaktan da nasibini alamaz. Kendini meşrulaştırmak adına ya daha fazla öfkelenir, ya da kendi gibi olmayanları meşru kabul etmez.

- Güce tapınanlar, sahip olduğu güçle kendinden geçenler, Firavun‘un hikayesinin sonunu dinlememiş olanlardır. Cüz‘i iradenin, külli irade karşısında bir zerre hükmünde bile olmadığını unutmuş olanlardır.

- Hukuk, bireyi devletten korur. Devlet, öylesine bir kuvvettir ki, kontrol altına alınmadığında önünde durabilecek hiç bir şey olamaz. Hukuku kurcalayıp, istediği kıvama getirmek isteyenleri, zamanı geldiğinde, devletten kim koruyacak peki?

- Tebaasını hakir gören, azarlayan idarenin her lafının "millet" olması ne kadar da acı...

- "Bir lokma, bir hırka"daki bilgeliği ve hikmeti göremeyen gözlere, kapitalizm müminin yitik malı gibi görünecektir elbet.

- Sömürmeye, emeği suistimal etmeye karşı olmanın ön şartı sömürülen olmak değildir. Marifet, bu zulme, sömürenlerle aynı güce ulaştığında da (ve sömürenler safında olmayıp) karşı çıkabilmektir.

- Günün koşullarına uymaya çalışmak geçici bir fayda sağlayabilir. Günü kurtarabilir. Ancak, hiçbir rüzgârgülü, bir başağın ömrüne sahip olamaz. Rüzgârgülleri savrulur gider, başaklar ise büker boynunu, direnir rüzgâra. Güncele boyun eğenler rüzgârgülünden yana kullanırlar tercihlerini. İnandıklarının peşinden gidenlere ise başağın sabrı ve direnme azmi yeter de artar bile.

- Değişime konu olmamak eşyanın tabiatına aykırıdır. Süregelen bir devinim ve oluş hali, farkında olmadan yaşayan her şeyde bir değişimi mümkün kılar. Her geçen gün ve yaşanan her deneyim, zihinlerdeki eksik noktaları doldurur, yanlışları düzeltir. Ancak, değişmek demek, aksi istikamete yönlenmek değildir. Öylesi bir zihin değişmemiştir, yapıbozuma uğramıştır, zihin kayması yaşamış demektir. Şekil değiştirmek farklıdır, fikren değişmek farklı.

- Haram, tek bir lokmadır. O lokma boğazdan geçtikten sonra, vicdan kirlenir, insanın yıkımı başlar.

- Değiştiğini söyleyip kürkçü dükkanıyla ilişkilerini koparıp atanlara, her şeyin aslına rücu edeceğini birileri hatırlatmalıdır.

- İki yanlıştan birini tutmak sizi doğrudan taraf yapmaz. Olsa olsa suç ortaklığına götürür.

- Vatan, insanların kalplerindeki inanç ve sevgiden beslenen bir kaynaktır. Bunların azalması, vatan denen kaynağı kurutur. Vatanın zor durumda olmasını, besleyen kaynaklardaki azalmaya bağlamalı.

- Söylenen bir sözün doğruluğunu veya yanlışlığını, hiçbir sorgulamaya ve eleştiriye tabi tutmadan, kayıtsız şartsız kabul etmek, dediğim dedik ve otoriter kimselerin tebaası olmayı mukadder hale getirecektir. "Padişahım çok yaşa" diyenlerin akıbeti hayrolmaz.

- Hırsın fazlası ya diktatör yapar insanı, ya da kapitalist...

24 Eyl 2009 - 01:50 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?