Reklamı Kapat

Çocuklarda zekâ gelişimi ve dil gelişimi irtibatı

Çocuklarda zekâ gelişimi ve dil gelişimi irtibatı

Büyük oranda zihinle aynı manada kullanılan ‘zekâ‘ için kesin bir tarif vermenin zor olduğunu söyleyebiliriz.

Çünkü zekânın ne olduğu henüz yeterince bilinemediği gibi, nasıl ölçüleceği konusunda da ulaşılan kesin sonuç yoktur. Tarifi zor olmasına rağmen, bugüne kadar zekâ için çeşitli şeyler söylenmiştir. Kısaca ifade etmek gerekirse; "Zekâ, zihnin öğrenebilme, öğrenilenden yararlanabilme yeteneğidir." Ayrıca zekâyı, canlıyı bilinçli davranışa yönelten bir güç olarak kabul etmek de mümkündür.

Zekâ gelişimi çocuklarda bazı farklılıklarla birlikte genellikle, 1,5 ilâ 2 yaşlarından itibaren başlamaktadır. Bu yaştan önce görülen zekâ, zihnin bir fonksiyonu olup, zihnî gelişim ise ancak 1,5-2 yaşlarından sonra inkişaf edebilmektedir.  1,5 ilâ 2 yaşından itibaren başlayan gelişme seyri, 4-6 yaşlarında hızlanmakta ve bu durum 15-16 yaşlarına kadar devam etmektedir. Zekâdaki bu hızlı gelişmeyi 4-6 yaşlarında belirgin bir şekilde hissetmek mümkündür.

Dil gelişimi, çocukların zihnini de geliştiriyor!

Denilebilir ki, insan zekâsının yarısı dört yaşına geldiğinde, üçte ikisi de altı yaşına geldiğinde teşekkül etmiş durumdadır. Kelime dağarcığındaki artış ile başlayan zekâ gelişimi, en basit öğrenme olayları ve alışkanlıklar ile bu gelişim seyrine devam eder.

Yapılan araştırmalarda, zekânın her çocukta aynı hızla gelişmediği görülmüştür. Bu farklılık, yaş ilerledikçe daha da artmaktadır. Bunda gerek fizikî gelişimin, kalıtım ve beslenmenin, gerekse çevre şartlarının rolü olmaktadır. Ailenin sosyo-ekonomik durumunun yanında, eğitim düzeyinin etkisi de unutulmamalıdır. Bütün bu faktörler yanında zekânın üstünlüğü ya da geriliğinde en büyük rolü kalıtımın oynadığını da eklemeliyiz.

2 yaşlarından başlayarak çeşitli aşamalarla gelişen zekâ, bu gelişimini 20 yaşından sonra da devam ettirmektedir. Ne var ki, ergenlik çağından sonra görülen zekâ gelişimi, pratik akıl yürütmekten çok, mantıksal akıl yürütme ve kelime öğrenme şeklinde olmaktadır.

Çocuğa öğretilecek ilk sözler

Çevrenin çocuk üzerindeki etkisi ve çocuğun taklide gayet elverişli olduğu, bugün artık bilinen bir gerçektir. Hz. Peygamber‘in de çocuklardaki bu özellikleri göz önünde tuttuğu görülmektedir. O, konuşma çağına gelmiş çocuklara özel bir ilgi gösterirdi.

İbn Şuayb (ra) şöyle rivayet etmektedir: "Abdülmuttalib oğullarından bir çocuk konuşmaya başlayınca, Hz. Peygamber ona: ‘De ki, hiçbir evlat edinmeyen ve mülkünde hiçbir ortağı olmayan Allah‘a hamdolsun.‘ [İsrâ, 17/111] mealindeki ayeti, yedi defa okutarak öğretirdi."

Yine Hz. Peygamber‘in; "Çocuklarınıza ilk öğreteceğiniz kelime ‘Lâilâhe illallah‘ olsun" buyurarak, çocuk konuşmaya başladığı andan itibaren ona İslâm‘ın özü olan Kelime-i Tevhîd‘in öğretilmesini tavsiye ettiği görülmektedir.

İyi model olmak gerekir

Dil gelişimi açısından 3. ve 4. yaşlar özellikle önemli yıllardır; çünkü sözcükleri doğru olarak seslendirememe, kekemelik gibi konuşma bozuklukları bu yaşlarda başlar. Bu dönemde çocuğa yaşının düzeyinde iyi modeller vermek çok önemlidir.

Aile çevresinde çocuğun konuşmasının desteklenmesi, ailenin sosyo-ekonomik durumunun iyi, kültür seviyesinin yüksek olması çocuğun dil gelişimin hızlandırmakta; bunun aksi durumlar ise gelişimi yavaşlatmaktadır.

Ayrıca anne sevgisi ve bakımının da dil gelişimine önemli katkısı olmaktadır. Yetiştirme yurtlarındaki çocukların dil gelişiminin, anne babası tarafından büyütülmüş çocukların dil gelişiminden daha aşağı olduğu tespit edilmiştir.

Bilindiği üzere dil, zihnî bir iletişimdir. Bir kişiden diğerine aktarılacak konuları ihtiva etmektedir. Ailenin dili çocuk için konuşulan dil olmakta ve buradaki manevi hayat dile yansımaktadır.

Yine ailede kullanılan dil, o ailenin dünya görüşünü de yansıtmaktadır. Manevi hayatın ağırlık noktası dil üzerinde toplanmakta ve çocuk bu manevi atmosfer içinde gelişip olgunlaşmaktadır.

Pasif ve aktif dönem

1. Pasif dönem (1-2 yaş arasındaki dönem)

2. Aktif dönem (2-3 yaş arasındaki dönem)

Buna göre; pasif dönem denilen devrede, çocuk konuşulanları sadece dinler, anlamaya çalışır ve ancak anladıktan sonra konuşma çabaları gösterir. Bu devrede dikkat edilmesi gereken şey, çocuğa sevgiyle yaklaşarak, doğru ve yeterli bir şekilde konuşmaktır. Aktif dönemin başlamasıyla, çocuk eşyaya ad verme iktidarını kazanarak tek kelimelik cümlelerden, çok kelimeli cümlelere geçmeye muvaffak olacaktır. Konuşması giderek önem kazanacak ve çocuk bu dönemde uydurma kelimelerden de vazgeçecektir. Dilin iyi konuşulduğu bir çevrede, üç yaşındaki bir çocuğun ortalama olarak 1000 kadar kelimeyi anlamlı olarak kullandığı tespit edilmiştir.

Dil gelişiminin etkisi göz ardı edilemez

Çocuktaki zihnî gelişimin bölümlerinden biri olan dil gelişimi, çocuk tarafından ilk kelimelerin telaffuz edilmesiyle başlar.  Bazı araştırmacıların tespitine göre ilk kelimeler 8-10 aylarında duyulmaktadır. Fakat anlaşılabilecek ilk kelime belki de ancak 10. aydan sonradır. Genellikle çocuklar birinci yaşın sonunda konuşmaya başlamaktadırlar. Hem erken, hem de düzgün konuşma yönüyle kızlar erkeklerden başarılıdır.

27 Eyl 2009 - 21:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?