Kürtlerin kaygıları...

Kürtlerin kaygıları...

25 yıllık ‘düşük yoğunluklu savaş‘ın sonunda Kürt kimliği talebi, Türkiye‘de yaşayan Kürtlerin ezici bir çoğunluğunun temel talebi haline geldi.

Kürtler, aralarındaki siyasi farklara rağmen, anadillerinin korunup geliştirilmesi, kendi kimliklerine saygılı bir yasal yapılanmanın oluşturulması noktasında, ortak bir tutum içindeler. Bu ortak tutum kuvvetli bir toplumsal irade haline dönüşmüş durumda. Dünyanın, bölgenin ve Türkiye‘nin bugün geldiği nokta açısından Kürtlerin bu temel taleplerden vazgeçmeleri mümkün görünmüyor... Ayrıca soruna ülkemizin bütün açısından bakarsak; Türkiye‘nin demokratikleşmesi ve evrensel ölçütlere ulaşabilmesi için Kürt sorununun barışçı bir çözüme kavuşturulması zorunludur. Bunu Kürtler kadar demokrasi isteyen Türkler de görüyor ve kabul ediyor... Kürtler, Türk milliyetçiliğinden gelebilecek saldırgan tavır beklentisi konusunda haklı olabilirler. Militarist güçlerin süreci baltalamak istedikleri de bir gerçek. Bütün bunlar, Kürtlerin taleplerinden vazgeçmelerini sağlayamaz, uluslararası meşruiyeti olan demokratik taleplerden geri dönülmesi gibi bir şey söz konusu olamaz. Bundan böyle Kürt sorununun demokratik sistem içindeki asıl teminatı, Kürtlerin kolektif kimlik iradesidir. Aslolan silahlar değil, siyasi duruştur, kararlılıktır. Silahların bir teminat olarak görülmesi gerçekçi değildir, barışçı çözümün de önünde bir engeldir. Kürtlerin bundan sonraki kaderini ve yol haritasını, ne militarizmin silahları, ne de dağdaki PKK militanı belirleyebilir. Gelişmenin o aşamaları çoktan geçtiğini düşünüyorum..  Tabii ki, çözüme yönelik süreç dümdüz ilerlemeyecek. İnişler çıkışlar olacak. Militaristler, milliyetçiler, Ergenekoncular çözüm olanaklarını baltalamak, gelişmeleri engellemek için ellerinden geleni yapacaklar. Hayal içinde olunması için bir sebep yok. Süreç yine de yürüyecek. Kürtlerin demokratik talepleri, kimliklerine ilişkin tutumları haklıdır ve dünyanın desteğini kazanmıştır. Burada en gerçekçi ve kalıcı teminat, Kürtlerin bugün geldiği bilinç düzeyi ve kimlik taleplerine ilişkin geriye döndürülemez duruşudur.. ‘Bundan sonrasını silahlar değil, çözüm iradesinin kararlılığı belirleyecek‘ cümlesini (klişe olsa da) temel alarak düşünmek gereken bir noktadayız.   (ORAL ÇALIŞLAR / RADİKAL)

28 Eyl 2009 - 07:53 - Kültür-Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?