Saadet Lideri Kurtulmuş, işbaşında ‘‘-mış, -muş gibi yapan bir hükümet‘‘ bulunduğunu belirterek Başbakan Erdoğan‘a tarihi bir sözü hatırlattı: Esas şiddet, milleti ekmeğe muhtaç etmektir."
Partisinin İl Başkanları toplantısında konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, önemli açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, IMF ve Dünya Bankası‘nın İstanbul‘da gerçekleştirdiği toplantılar sonucunda yayınlanan kararlara değinerek, "İstanbul Kararları diye ortaya konulan kararlar tarihsel dönüm noktasıdır. Kapitalist sistemin son tedbirlerini almaya, son oyunlarını oynamaya çalışıyor ama nafile! Kapitalizm acımasız politikalar sonucunda çöküşe girmiştir" dedi. Toplantıda konuşan Saadet Lideri Kurtulmuş, IMF‘nin İstanbul‘daki toplantılarından Ermeni Açılımı‘na kadar pek çok konuda ülke gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Kurtuluş‘un yaptığı konuşmanın başlıkları şöyle:
IMF ve DB çökmüştür
Dünyanın gündemini geçtiğimiz hafta İstanbul‘da organize edilen IMF ve Dünya Bankası toplantılarının işgal ettiğini söyleyen Kurtulmuş, "Türkiye‘nin öneminin ne kadar arıttığının ifade edildiği toplantılar aslında dünya kapitalizminin geldiği noktayı ortaya koymuş ve deşifre etmiştir. Dünya kapitalizmi nasıl bu noktaya geldi. Dünyanın mali düzeninin güçlüler lehine düzenlendiği bir sistemdir. İstanbul toplantılarına dünyanın karşı karşıya kaldığı kriz havasında girilmiştir. Yapılan toplantılarda bütün gerçekler itiraf edilmiştir. İflas eden IMF ve DB değildir, iflas eden kapitalizmin ve modernizmin mantığıdır, paradigma iflas etmiştir. Nasıl komünizm çöktü ise şimdi kapitalizmi çöküş devresine girmiştir. Bunu nerden çıkarıyoruz, IMF toplantılarının sonucu bunu söylüyor. IMF Başkanı Kahn, ‘açları da bir miktar sadaka vermezsek dünyada savaş çıkar‘ diyor. ‘Biz IMF reçeteleri ile dünyada yoksulluğu görmedik‘ diyor" dedi.
Yeni bir paradigmayı oluşturacağız
"Temelinde hak, adalet, paylaşım, insaf, değerler duygusu olmayan değerler sistemine sahip bir sistem bütün dünyayı sömürebilir başta kendi ülkesi olmak üzere yok olmaya mahkumdur" diyen Saadet Lideri, sosyal yardımlaşmayı, dayanışmayı red eden bu sistemin ilerleyeceği herhangi bir noktasının kalmadığını kaydetti. Kurtulmuş, "Türkiye‘nin insanlarına düşen yeni bir medeniyeti yeni bir paradigmayı yeni bir insan tipini bütün dünyaya verecek sağlayacak çalışmaları yapmak yeni ve adil bir dünyayı kurmaya katkıda bulunmaktır. IMF toplantılarının tarihsel bir önemi vardır. Biz dışardan eleştirince reel politikayı bilmiyorsunuz diyorlardı ama şimdi bizi teyit ediyorlar" dedi.
IMF ile anlaştılar halka açıklamanın yolunu arıyorlar
Hükümet‘in IMF ile anlaşmaya vardığını ancak bunu halka nasıl açıklayacakları konusunda sıkıntıda olduklarını vurgulayan Kurtulmuş, "IMF ile anlaştılar, sadece halka nasıl açıklayacakları noktasında çalışma yapıyorlar. Halka bunu nasıl yutturacağız, halka bunu AKP‘ye nasıl zarar vermeyecek şekilde anlatacağız. Bunun çalışmasını yapıyorlar. IMF bu anlaşma ile Türkiye‘ye ilave 45 milyar borç verecek. Değil bu borç, ne verirlerse versinler uzun vadede bu sistem ile Türkiye‘deki tezgah bir daha açılmamak üzere kapanacaktır. IMF‘nin krizden çıkmak için koyduğu reçete budur. Bu reçete acı reçete ama bu reçete artık zehirden ibarettir. Türkiye bu zehiri içerse bundan sonra ekonomisinin çökmesi mukadder olacak. İstanbul kararları diye ortaya konulan kararlar tarihsel dönüm noktasıdır. Kapitalist sistemin son tedbirlerini almaya son oyunlarını oynamaya çalışıyor ama nafile kapitalizm acımasız politikalar sonucunda çöküşe girmiştir. Çok yakın bir akibete doğru sürüklenmektedir" diyerek hükümeti eleştirdi.
Başbakan vicdanı ile koltuk arasında sıkıştı
Başbakan Erdoğan‘a ikazda bulunduğunu da dile getiren Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Başbakan‘ın vicdanı ile koltuğu arasında sıkıştığını dile getirdi. Kurtulmuş, "Başbakan‘ın ortaya koymuş olduğu davranışlarında ‘kendi vicdanını sesiyle koltuğunun sesi arasındaki sıkışıp kalma durumu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bunu politik tartışma olsun değil; bir ikaz olsun diye söylüyorum. Başbakan IMF toplantısında açıkça güzel konuştu. ‘Dışarıdakilerin sesine kulak verin‘ diyor. Dışarıdakiler ‘IMF ile anlaşmayın‘ diyor. 2002 yılından beri o koltukta IMF Başkanı oturmuyor. Siz oturuyorsunuz. Bir muhalefet partisi lideri gibi konuşuyorsunuz sokaktakilerin ‘sesine kulak verin‘ diye. Bu kadar anlaşılmaz bir tavır içerisinde olmak, bunu açıklayamıyorum" dedi.
Dört parti sınıfta kaldı
Hükümetin en son Milli Birlik Projesi ismi verdiği ‘Demokratik Açılım‘ ile ilgili de görüşlerini açıklayan Kurtulmuş, Başbakan‘ın Baykal‘a göndermiş olduğu mektubu değerlendirdi. Kurtulmuş, "Başbakan Baykal‘a mektup göndermiş Baykal cevap verecekmiş. Arkadaşlar dalga geçmiyoruz. Konuştuğumuz sorun büyük bir devlet adamı sorumluluğu ile Türkiye‘nin karşı karşıya kaldığı en önemli sorunun, bu fitnenin ortadan kaldırılmasının nasıl mümkün olacağını sorunudur. Meclisteki dört siyasi parti sınıfta kalmıştır. Hazirandan bu yana ne kadar zaman geçti. Siz bu hızla sorunu çözmek şöyle dursun bu sorunu katmerleştirmekten başka bir iş yapmadınız. Bu üsluba dikkat edin, bunlar devlet adamları sözleri mi. Grup toplantılarının birbirlerine laf yetiştirme yeri olmuş. Bu üslupla bu sorun çözülemez. AKP, CHP, MHP ve DTP bu konuda sınıfta kalmıştır" diye konuştu.
İsviçre antrenörlük yapıyor
Bu konuda endişelerini önceki dönemde dile getirdiklerini söyleyen Saadet Partisi Lideri Kurtulmuş, sürecin antrenörlüğünü İsviçre‘nin yaptığını söyledi. Kurtulmuş, Sürecin kontrolünü bütünüyle Ermenistan tarafının inisiyatifi içerisinde algılanıyor. Anlaşmanın ne şekilde nerde imzalanacağı kamuoyuna açıklanmıştır. Maalesef sürecin antrenörlüğünü İsviçre yürütmektedir. İsviçre Ermeni soykırımını reddetmenin suç olduğu bir ülkedir. Bu ülkenin gözetiminde bu işi yapıyorsunuz" diyerek anlaşmanın İsviçre‘de imzalanmasını eleştirdi. Ermeni Açılımı ile ilgili temel görüşlerinin Ermenistan‘ın Dağlık Karabağ işgaline son vermesi olduğunu da sözlerine ekleyen Kurtulmuş, "Biz Ermenistan ile ilişkilerin sürdürülmesinden yanayız ancak ve ancak Karabağ işgali bitmeden Türkiye imza atmamalıdır" dedi.
Erdoğan‘a tarihi uyarı
Erdoğan‘ın IMF politikalarını protesto edenlere karşı sarf ettiği sözleri hatırlatan Kurtulmuş, tarihsel bir uyarıda bulundu. Kurtulmuş, "Başbakan‘a tarihin çok güzel sözlerini hatırlatalım. ‘Esas şiddet, milleti ekmeğe muhtaç etmektir‘ Dolayısıyla bu şiddetin sona erdirilmesini temenni ediyorum. Bunun yolu küresel sistemin kurum ve kuruluşlarının dayattığı programların içerisinde asla kalmamaktır. Bu kuruluşlarla birlikte bir sona doğru gidiyorlar. Tarihsel uyarımız budur. Bu sevdadan vazgeçin. Türkiye‘nin IMF ile olan ilişkilerinden derhal vazgeçin" dedi.
IMF ile yapılan anlaşmanın şartlarından birinin Gelirler İdaresi‘nin özerkleşmesi olduğunu altını çizen Kurtulmuş, Osmanlı‘daki Duyun-i Umumiye‘ye benzetti. Kurtulmuş, "Bu demek oluyor ki, Türkiye‘nin topladığı vergi gelirlerinin nasıl ne şekilde kullanılacağı egemenlik hakkını IMF‘ye devretmesi demek-
tir. Türkçesi Osmanlı‘ya diz çöktüren Duyun-i Umumiye‘nin post modern adı budur. Şimdi beyler gelip vergiyi nasıl toplayacaklar onun hesabın yapıyorlar. Buna razı olmayacağız diyen Başbakan hükümetin orta vadeli programdan haberi yoktur. Mali kurallar bölümünde de bu yer alıyor zaten" dedi.
Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır‘da sebebi bilinmeyen bir şekilde parçalanmış cesedi bulunan Ceylan ile ilgili de değerlendirmede de bulunan Saadet Partisi Lideri Kurtulmuş, olayın derhal ortaya çıkarılarak sorumluların bulunmasını istedi. Kurtulmuş, "14 yaşındaki bir evladımız yiyecek ekmeği olmayan bir kız çocuğu, evden çıkıyor, ‘koyunları otlatacağım‘ diyor. Nerden geldiği, kimden geldiği belli olmayan bir patlama sonucu cesedi
paramparça oluyor. Savcı kontrol etmeye gitmiyor. Bu olay karşısında her konuda polemik yapan siyasetçilerin derin sessizliğini ise anlamak mümkün değildir. Ceylan‘ın ölümü bir insanı kahretmiyorsa o insan, insanlık vasfını kaybetmiştir. Bu çocuğu kim, hangi şekilde öldürmüşse bunun bulunup mahkeme önüne çıkarılması 72 milyonun boynunun borcudur. Bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağımızın söylüyorum" dedi.





