Farklı yaklaşımlarla AB‘yi tatmin etmeye ve ilişkileri ayakta tutmaya çalışıyor.
Ermeni açılımı, Kürt açılımı, İran ve Afganistan konularında AB‘yi tatmin edecek adımlar atılması, Nabucco‘nun imzalanması gibi adımlarla, genel görüntü bozulmamaya çalışılıyor. Bu durum, süreci yavaşlatmak isteyen bazı AB ülkelerinin de işine geliyor. Burada, dikkat edilmesi gereken husus, Türkiye‘nin bir deneme içine girmesidir. Türkiye, dünyanın AB‘siz de dönüp dönemeyeceğini, kendine yeni bir dünya kurup kuramayacağını deniyor. Eğer bu gidiş sorunsuz ve başarılı şekilde yürürse, Türkiye ABD ile ilişkilerini daha da sıkılaştırarak, bulunduğu bölgedeki ülkelerle daha da yakınlaşarak yoluna devam edebilir. İşte o zaman, bugün kesinlikle reddettiği imtiyazlı ortaklığı belki de Ankara isteyebilir...





