Ertan Yülek, 6 Ekim 2004 tarihli AB İlerleme Raporu‘nda, Fırat ve Dicle nehirleri ile bunların üzerindeki barajların idaresinin uluslararası yönetime bırakılması ve sulardan İsrail ve komşularının istifade ettirilmesinin istendiğini, 11-12 Aralık 2009‘da Brüksel‘de yapılacak AB zirvesinde bu konunun ele alınacağını ifade etti.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek, ABD‘nin Türkiye‘den asker istemesini sert bir dille eleştirerek hükümeti uyardı. ABD‘nin bu talebinin yerine getirilmesi durumunda bu tarihi hatayı yapanların ne tarih önünde ne de millet vicdanında hesabını veremeyeceğini bildiren Yülek, Başbakan Erdoğan‘ın ABD ziyaretinde bunun mümkün olamayacağını Obama‘ya kesin bir dille söylemesini tavsiye etti.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek, ABD‘nin Afganistan‘a gönderilmek üzere Türkiye‘den asker istemesini sert bir dille eleştirerek hükümeti uyardı. ABD‘nin bu talebinin yerine getirilmesi durumunda bu tarihi hatayı yapanların ne tarih önünde ne de millet vicdanında hesabını veremeyeceğini bildiren Yülek, Başbakan Erdoğan‘ın ABD ziyaretinde bunun mümkün olamayacağını Obama‘ya kesin bir dille söylemesini tavsiye etti.
Parti genel merkezinde dün bir basın toplantısını düzenleyen Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek, gündemdeki konulara ilişkin partisinin görüşlerini açıkladı. Afganistan için ABD‘nin Türkiye‘den asker istemesini sert bir dille eleştirerek hükümeti uyaran Yülek, "Bırakın muharip güç göndermeyi, orada ABD‘nin çıkarlarına hizmet eden askerlerimizin bile geri çekilmesini istiyoruz" dedi. Başbakan Erdoğan‘ı da bu konuda çok net olmaya çağıran Yülek, "Sayın Başbakan bu hafta sonu Obama ile yapacağı görüşmede Obama‘ya tavsiyede bulunmasını ve askerimizin kati surette gönderilmeyeceğini de ifade etmesini talep ediyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün 2001 yılında Ecevit Hükümeti döneminde Afganistan‘a asker gönderilmesi kararına karşı ortaya koyduğu tepkiyi hatırlatan Yülek, "2001 yılında şimdiki Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül‘ün ifade ettiği gibi Afganistan‘a asker göndererek bu tarihi hatayı yapanlar ne tarih önünde ne de millet vicdanında hesabını veremezler" şeklinde konuştu.
Afganistan‘da barış gücü olarak bulunan Türk askerlerinin büyük bir güven temin ettiğini belirten Yülek, şunları kaydetti: "Şimdi oraya muharip asker göndererek bu güvenin sarsılmasına askerlerimiz tarafından istemeyerek de olsa Afganlıların öldürülmesine ve askerlerimize karşı öldürücü saldırılar yapılmasına müsaade edilmemelidir. Amerika‘nın menfaatleri için askerimizin ateşin içine atılamaz, Müslümanlar arasındaki düşmanlık körüklenemez"
"Gaglet değil ; İhanet olur"
Fırat ve Dicle nehirleri ile bunların üzerindeki barajların idaresinin uluslar arası yönetime bırakılması yönündeki ‘2004 AB İlerleme Raporu‘ teklifini Türkiye tarafından kabul edildiğine dikkat çeken Yülek, bu tavrın gafletten öte ihanet olduğunu bildirdi. Yülek, şöyle konuştu: "Zaman geldi ve 10-12 Aralık 2009‘da Brüksel‘de yapılacak AB zirvesinde Çevre faslının müzakereye başlama konusunda Türkiye, AB ile uzlaşırken Fırat ve Dicle suları ile ilgili konunun kapanış kriterini kabul etti ve Türkiye‘nin en önemli haklarını AB‘ye devredecek kapıyı sonuna kadar açtı." Bu konunun her şeyden önemli olmasına rağmen hükümetin ve Meclis‘teki muhalefet partilerinin duyarsız davrandıklarını bildiren Yülek, "Bir birinizle didişeceğinize gelin şu meseleye salip çıkın. Vatanın selameti için Meclis‘e bir önerge verin, Meclis araştırması yaptırın" tepkisinde bulundu.
Sevr hortlatılmaya çalışılıyor
AB‘nin bu talebi ile Sevr‘i yeniden hortlatmaya çalıştığına vurgu yapan Yülek, bu konu ilk olarak 2004‘te gündeme geldiğinde en anlamlı tepkiyi yine Saadet Partisi‘nin koyduğunu anımsattı. Türkiye‘yi bekleyen tehlikeye dikkat çekmek için bir kitapçıkta bastırdıklarını dile getiren Yülek, şunları kaydetti: "5 yıl evvel çanlar çalıyordu ‘Sevr Hortlatılmaya çalışılıyor‘ dedik. Kamuoyu gerekli tepkiyi gösterdi. AKP hükümeti çan seslerini duymadı. Şimdi Güneydoğu Anadolu‘ya GAP bölgesine, Fırat ve Dicle havzasına sulama sistemine toplar atılıyor ama hükümet aldırmıyor. Maalesef kamuoyu da duyarsız." AB‘nin bu talebinde İsrail‘in önceliğinin bulunmasını da manidar bulduklarını ifade eden
Yülek, bu toprakların Büyük İsrail‘in ‘Arz-ı Mevudu‘, ‘Adanmış Toprakları‘ içinde yer aldığını hatırlattı. Yülek, mayınlı arazilerin de İsrailli firmalara verilmek istendiğini ancak partisinin ortaya koyduğu eylemler sonucunda buna engel olduklarını söyledi. Basın toplantısında İsviçre‘nin camilerde minareleri yasaklamasına da değinen Yülek, dünyanın en medeni, en hoşgörülü ülkesi olarak gösterilen İsviçre‘de böyle bir yasağın getirilmesinin Avrupa‘nın İslam‘a bakışının bir tezahürü olduğunu bildirdi. Yülek, "Bu yasak Müslümanların şuurlaşmasına, dinine sahip çıkmasına vesile olurken diğer taraftan da yıllardan beri diyalog adı altında İslami değerlerden taviz verenlere de bir ders olur" dedi.




