Görüştüğüm Tacik lider Burhaneddin Rabbani, Peştun Lider Hacı Zahir, Amerika ve İngilizlerin Afganistan‘a barış değil ancak kan ve gözyaşı getirir" diyorlar. Bir an önce bütün yabancı güçlerin Afganistan‘dan çekilmesini istiyorlar.

Afganistan‘a gitmeye karar verdiğimde Afganistan‘ın terör, savaş, yoksulluk gibi hep olumsuzluklar aklıma geliyordu. Ancak Afganistan‘a uzun bir bekleyişten sonra vardığımızda gördük ki Afganistan sadece olumsuzluklar ülkesi değil. Aynı zamanda Türk-İslam medeniyetine önemli hizmetleri geçen Horasan coğrafyasının da başkenti. Horasan deyince öyle bizim salt bilgilerimiz, kulaktan dolma bilgilerimize bakarak İran‘da bir şehir olarak algılamayalım.  Horasan, Türk-İslam Medeniyetini dünyaya tanıtan, Türk-İslam Medeniyetine  hizmet eden erenlerin, ünlü bilim adamları ve edebiyatçıların mekanı.

Aslında Horasan, 3. Halife Hz. Osman zamanında İslam medeniyeti ile tanışmış Herat, Merv, Belh, Nişabur, İsfahan, Semarkand gibi şehirleri içinde barındıran bir coğrafi bölge.  Herat ve Belh Afganistan‘da, Merv Türkistan‘da İsfahan İran‘da bulunmakta . Afganistan‘da bu önemli coğrafi bölgeye başkentlik eden Herat ve Belh şehirlerini bağrında taşımakta.

Sadece Horasan‘ı değil Afganistan‘ı 10 gün içinde karış karış gezip belgesel ve fotoğraflar çektik. Zorlu bir gezi oldu. Ama herşeye değdi. Uçak bulduğumuzda uçakla, bulamadığımızda karayoluyla Afganistan‘ı gezdik. Havalimanlarında saatlerce bekledik. Uçak bulamadığımız için Hindikuş Dağlarında bulunan dünyanın en yüksek geçiş noktası olan Salang Geçidinden geçmek zorunda kaldık. Ama bu bizi yıldırmadı. Afganistan gerçeklerini gözlerimizle gördük ve yerinde yaşadık.  Afganistan‘da Herat, Belh ve Celalabad şehirlerini gezerek çekimler yaptık. Herat İran Sınırında, Belh Özbek Sınırında ve Celalabad Pakistan sınırında bulunmakta. Binlerce km yol katederek, şehir ve kasabalar dolandık. Zaman zaman hava muhalefetiyle, zaman zamanda bombalarla karşılaştık. Afganistan‘ın başkenti Kabil‘de bulunduğumuz sırada 4 kez bombalar patladı.

Afganistan‘da neler olduyor?

Afganistan‘da bombalar, kulakları tırmalayan sirenler hiç bitmiyor. Bütün bunları Afganistan‘da Türk işadamlarıyla, Türkiye Büyükelçiliği‘ni ziyaret ederek Türk yetkililerle, Tacik Lider Burhaneddin Rabbani ve Peştun Lider Hacı Zahir ile röportaj yaparak anlamaya çalıştık. Afgan gerçeğini görüştük. Afganistan‘da çok önemli olaylar oluyor. Bunların yakında dünya gündemine düşeceği aşikar.

Afganistan‘da en büyük nüfusa sahip Peştu Lider Hacı Zahir‘in sözleri kulaklarımızdan gitmiyor. Hacı Zahir "Afganistan yeni bir savaşın eşiğinde" diyor

Afganistan‘da 120 bin asker bulunmakta. Bunların 70 bini ABD ordusundan.

"Keşke herkes Afganistan‘ı gidip gezebilse..."

"Uzaktan davulun sesi hoş gelir" derler. Afganistan‘a gitmeye karar verdiğimde çevremde bu ülkeye neden gidiyorsun? Çok tehlikeli. Ölümüne mi susadın? Taliban seni keser" demişlerdi. Gidip gezdikten sonra iyi ki gittim diyorum.  Keşke herkes Afganistan‘ı gidip gezebilse...  Afganistan‘ın tarihi çok önemli. Adeta Türkiye ile kader birliği içinde. Afganistan‘ın İngilizlerden kurtuluşu 1919‘a rastlar. Türkiye‘nin Kurtuluş Savaşı‘nın arifesinde Afganistan İngilizlerden kurtulmuştu.

Afganistan‘ın ilk lideri Emanullah Han Atatürk‘le çok yakın dostluk içerisindeydi. Türk Kurtuluş Savaşı‘na Afganistan büyük destek vermiş, hatta Afgan halkı maddi yardımda bulunmuştu. Mustafa Kemal Atatürk Irak, İran, Afganistan ve Türkiye olarak Sadabat Paktı Antlaşması‘nı imzalayarak sömürgeci emperyalist güçlere karşı ortak tavır almıştı. Bugün Afganistan‘da yaşayan 30 milyon insanın 10 milyonu Türkçe konuşuyor. Afganistan bir anlamda Horasan Medeniyetinin başkenti olarak Türk tarihine de beşiklik etmiş bir ülke.

Afganistan‘dan Türkiye nasıl görünüyor?

Araştırmacı gazeteci ve belgesel yönetmeni olarak imkanlarım ölçüsünde Türk -İslam Medeniyeti coğrafyası ile ilgili araştırma yaparak yazı,  fotoğaf ve kamera kayıtlarıyla tarihe not düşüp zamana noterlik yapmayı kendime kutsal bir görev kabul etim. Afganistan gerçeğini de bu çerçevede kaydetmek istiyorum.

Dünkü yazımı noktalarken şu soruları sormuştum: Türkiye‘nin Afgan politikası var mı? Türk büyükelçiliği ne yapar? TİKA başarılı mı? Türk komutan Faruk albay kaza sonucu öldü mü öldürüldü mü? Afganistan‘dan Türkiye nasıl gözüküyor? Afganistan‘dan Türkiye‘ye ve Türk dış politikasına gazeteci olarak baktığımda Türkiye‘nin Atatürk‘ten sonra milli dış politikasının olmadığına üzülerek şahit oldum.

TV5 adına Cansuyu Derneği‘nin Afganistan davetini aldığımda Afganistan ile ilgili bilgi araştırmaya başladım. Yeterli bilgiye ulaşamadım. Türkiye‘nin Kabil Büyükelçiliği‘ne mail attım. Cevap alamadım. Başbakanlık‘tan sarıbasın kartı sahibi gazeteci ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı Belgesel yapım yetki sahibi belgesel yönetmeni olarak Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığına resmi bir dilekçe yazarak Afganistan‘a gideceğimi bildirdim. Birgün sonra Dışişleri Bakanlığı Enformasyon dairesinden bir bayan arayarak Afganistan‘a niçin gitmek istediğimi sordu. Cevap olarak Afgan Türkleri, Horasan Medeniyetinin başkenti Afganistan, Gazneliler devleti, Mevlana ve Osmanlı Devleti‘nin kurucusu Ertuğrul Gazi‘nin anavatanı Belh ve Afganistan‘daki Türk-İslam tarihini belgeselleştirmek üzere Afganistan‘a gitmek istediğimi söyledim ve Büyükelçiliğimizden bilgi ve belge noktasında yardımcı olmalarını istedim.

Sadece Afganistan‘de değil yurt dışına gittiğim her ülkede Türkiye Büyükelçiliğine uğruyor yaptığım ve yapacağım çalışmalar hakkında bilgi veriyorum. Afganistan Büyükelçiliğine de uğradım. Büyükelçi yeni atandığı için göreve başlamamış. Büyükelçiliğin diğer yetkilileriyle görüştüm. Afganistan‘da bulunduğum 10 gün içerisinde yaptığım çalışmaları aktardığımda şaşırdılar. "Korkmadın mı? Çok tehlikeli iş yapmışsın" dediler ve kendilerinden bilgi istedim. Maalesef ellerinde hiçbirşey yoktu ve işin acısı bazı bilgileri  de benim yaptığım çalışmalardan öğreniyorlardı. Bu, Türkiye ve Türk dışpolitikası adına büyük bir ayıptı. Türkiye‘yı dışarıda temsil eden büyükelçiliklerimizin birçoğu Afganistan‘daki büyükelçiliğimizden farksız.

Biz büyükelçiliklerin tavır ve hareketlerine üzülmüyor, büyük düşünceleriyle iş başına gelen Dışişleri Bakanlarımızın başarısızlıklarına üzülüyoruz. Kabil‘deki Büyükelçiliğimiz adeta kale surları gibi duvarların arkasında saklanıyor.

Türkiye‘yi tanıtma adına dış ülkelerde hizmet veren bütçesi başbakanlık örtülü ödenekten tahsis edilen kısa adı TİKA olan Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı ise gerekli hizmetleri yapmıyor. Adeta sadece milyon dolarlık ihalelerin kimlere verileceğini belirliyor.  TİKA  ile ilgili ciddi bir araştırma ve soruşturma yapılamalı TBMM olaya el koymalı. Cumhurbaşkanı Gül, Devlet Denetleme Kuruluna TİKA‘yı inceletmeli.

Türk kamuoyu gerçekleri bilmiyor

Afganistan‘dan Türkiye‘ye baktığımda Türkiye kamuoyunun Afganistan‘dan hiç de haberinin olmadığını gördüm. TRT‘nin bir temsilciliği bile yok. Anadolu Ajansı Kabil‘e bir muhabiri bile çok görmüş. Kabil‘de sadece İhlas Haber Ajansı‘nın temsilciliği var. Emirüddin Kurban adlı İHA temsilcisini ziyaret edip  çok büyük yardım ve destek aldım. Afganistan‘da kaldığım 10 gün içinde Afganistan‘ın Horasan Medeniyetini başkenti olduğunu, Türk İslam Medeniyeti ve kültür tarihimize beşiklik yaptığını, Gazneli Mahmut‘tan Hüseyin Baykara‘ya, Çağatay Türkçesini edebiyat dili yapan Ali Şir Nevai‘den Molla Cami‘ye, Fahrettin-i Razi‘den Mevlana‘ya, Osmanlı Devletinin kurucularının ata yurdundan Selçuklu devletine, İmamı Azam‘dan İmam-ı Rabbani‘ye, son olarak da Türkiye Cumhuriyeti‘nin kurucusu Atatürk‘ten Afganistan Devletini kuran Emanullah Han‘a çok önemli gönül ve kültür bağımızın olduğu bir coğrafya olarak gördüm. Afganistan televizyonlardan değil, araştırılarak yerinden inceleyerek anlaşılır.

Afganistan‘da görevli Faruk albay öldü mü öldürüldü mü?

Afganistan‘daki Türk birliğinde görev yapan Faruk Albay geçtiğimiz aylarda elim bir kaza sonucu Osmanlı ve Mevlana‘nın atavatanı tarihi Belh şehri yakınlarında Mezar-ı Şerif‘te bir kaza sonucu şehit oluyor. Kaza ile ilgili bir çok söylenti ve dedikodu had safhada. Kiminle konuşursam Faruk Albay‘ın kaza sonucu değil Almanların bir operasyonu sonucu şehit olduğu söyleniyor. Faruk Albay kısa bir süre önce Almanlarla tartışmış. Kazanın olduğu gün iki esrarengiz cip Faruk Albayı takip etmişler.  Bu olayla ilgili Türk medyasında ben ciddi bir araştırma yapılmadığına şahit oldum. Bu konuda çok önemli araştırmalar yapılmalı.  Afganistan‘da Türklere ve Türk askerine ilgiden Amerika, İngiliz, Alman ve diğer ülkelerin askeri çok rahatsız. Faruk albay Hindistan‘da Babür İmparatorluğu‘nun kurucusu Babür Han‘ın Afganistan‘ın başkenti Kabil‘deki Türbesinin bulunduğu bahçeye Afgan yetkililerden gelen istek üzerine kütüphane kurma çalışmasının İngilizler tarafından engellendiğini öğrendim.

Rabbani: ABD emperyalizmi Afganistan‘da çökecek

Görüştüğüm Tacik lider Burhaneddin Rabbani, Peştun Lider Hacı Zahir, Amerika ve İngilizlerin Afganistan‘a barış değil ancak kan ve gözyaşı getirir" diyorlar. Bir an önce bütün yabancı güçlerin Afganistan‘dan çekilmesini istiyorlar. Yabancı güçler ise Afganistan‘dan çekilme yerine Afganistan‘a yeni askerler gönderiyorlar. Afganistan‘a gönderilen her asker kan demek, gözyaşı demek ve savaş demek... Son 30 yılını savaşlarla geçiren Afganistan 3 milyon kişisini bu savaşlara kurban vermiş. 3 milyon kişi sakat ve özürlü. Yüzbinlerce dul ve yetim var.

Özetle Afganistan kan ağlıyor. Fakirlik kol geziyor. Eski Cumhurbaşkanlarından Burhaneddin Rabbani ile yaptığımız görüşmede şu önemli açıklamaları yaptı. Burhaneddin Rabbani diyor ki: "İngilizlere ilk yenilgiyi 1919‘da Afganlılar tattırdı. Bu yenilgiden sonra İngilizler başta Hindistan olmak  üzere birçok sömürgesini kaybetti. Ve üzerinde "Güneş Batmayan" İngiliz İmparatorluğu tarihe karıştı.

Sovyet Rusya da ilk yenilgisini Afgan mücahitleri karşısında tatmıştı. Ve Afgan savaşlarını kaybeden "Rusya  İmparatorluğu çöktü". Rabbani "Amerika‘da ilk yenilgisini Afganistan‘da alacak ve Amerikan emperyalizmi de çökecektir" diyor.

ABD savaşı çoktan kaybetmiş

Tespitlerime göre, hem Amerika hem de İngiltere Afganistan‘a yeni askerler gönderseler de Afganistan savaşını çoktan kaybetmişler. Hiç kimse Amerika‘ya güvenmiyor. Konor valisi Seyid Fazılullah ile yaptığımız görüşmede Amerikalılar Afganlılara şirin görünmek için 40 büyükbaş hayvanı kurban kestiler. Halk Amerikalıların kestiği kurbanın etini bile almadı. Afgan halkı Türk askerlerine ve Türkiye‘ye inanıyor ve güveniyor" diyordu. Sonuç olarak Afgan savaşları Amerika‘nında sonunu getirecek. Ancak Amerika ve sömürgeci güçler Türkiye‘yi Afganistan gibi yapmak istiyorlar. Türkiye, Afganistan‘da ki İngiliz ve Amerikan oyunlarına gelmemeli. Türkiye Afganistan olmamalı.

Muhabir: Haber Merkezi