Bu kararı tanımayın
Danıştay, milyonlarca üniversite adayını ve ailelerini zora sokacak skandal bir karara imza attı.
Kamuoyunun karşı çıkmasına rağmen YÖK, 17 Aralık 2009 tarihinde, Danıştay‘ın isteği doğrultusunda üniversiteye girişte farklı katsayı uygulamasına ilişkin karar almıştı. Bunu yeterli bulmayan Danıştay, YÖK‘ün bu kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurdu. Danıştay bu kararıyla, Sınav takviminin belirlenmesine ve lise seçimlerinin yapılmış olmasına rağmen, meslek lisesi ve İHL mezunlarına katsayı zulmünün daha katı uygulanmasını istemiş oluyor.
İstanbul Barosu Başkanlığı, Yükseköğretim Genel Kurulunun (YÖK) yükseköğretime girişte farklı katsayı puanı uygulamasını kaldıran 21 Temmuz 2009 tarihli kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay‘da dava açmıştı. Danıştay 8. Dairesi, YÖK‘ün kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurmuştu. Bunun üzerine YÖK, 17 Aralık 2009‘da üniversiteye giriş sınavında adaylara ‘‘farklı katsayı‘‘ uygulanması kararı almış ve puanlar hesaplanırken adayların kendi alanıyla ilgili program tercihinde Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanlarının (AOBP) 0.15, alan dışı tercihte 0.13 ile çarpılmasını kararlaştırmıştı.
YÖK‘ün üniversiteye girişte öğrenciler arasındaki katsayı adaletsizliğini gideren kararı aleyhine Danıştay‘da dava açan İstanbul Barosu, yeni katsayı düzenlemesini de şikayet etti. 29 Aralık 2009 tarihinde herhangi bir açıklama yapmadan dava dilekçesini mahkemeye ulaştıran Baro, YÖK kararını yeterli bulmayarak iptalini istemişti. Danıştay 8. Dairesi, YÖK‘ün yeni kararının, iki, üç ve dördüncü maddelerinin yürütmesini oy birliğiyle durdurdu.
Kararın ikinci maddesi, ‘‘AOBP‘nin 0.15 ve 0.13 katsayıları ile çarpılmasını‘‘ öngörüyordu. Kararın üçüncü maddesi, ‘‘öğretmen lisesi ve meslek lisesi mezunu olanların kendi alanlarındaki programları tercih etmeleri halinde ilgili ağırlıklı ortaöğretim başarı puanlarının 0,05 ile çarpımı sonucunda bulunan puanın toplam puana ayrıca ekleneceğini‘‘, dördüncü maddesi ise ‘‘Meslek Yüksek Okullarının sınavsız geçişten boş kalan kontenjanlarına açık öğretim programlarına ve meslek liselerinin devamı niteliğindeki lisans programlarına YGS puanları esas alınarak yerleştirme yapılacağını‘‘ düzenliyordu.
Davalı YÖK‘ün bu karara itiraz hakkı bulunuyor. İtirazı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu görüşecek. İstanbul barosu‘nun talebinin kabülü, yüz binlerce öğrencinin mağdur edilmesi anlamına geliyor. Ayrıca karar iptal edilmezse başlayan sınav süreci de aksayabilecek.
Gerekçe gerçekçi değil
Danıştay 8. Dairesinin, YÖK‘ün farklı katsayı uygulaması öngören kararının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin gerekçesinde, alan içi tercihlerde 0.8, alan dışı tercihlerde 0.3 katsayısının esas alınacağına ilişkin düzenlemenin değiştirilerek alan içi 0.15, alan dışı 0.13 katsayı farkına dönüştürülmesine ilişkin dava konusu kararın hukuken geçerli bir sebebe dayanmadığı sonucuna ulaşıldığı belirtildi. Gerekçede, şöyle denildi: ‘‘Katsayı farkının belirlenmesinde davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının iddia ettiği gibi bireylerin devlete karşı korunması değil, devletin bireylere tanıdığı ve yararlandırdığı hakların tam ve gereğince kullanılmasının sağlanması amaçlanmalıdır. Yani bireylerin haklarının birbirlerine karşı korunması, sahip olunan hakların özüne ve ruhuna uygun kullanımının sağlanmasıdır. Maddi olayda ölçülülük ilkesinin hareket noktası da öğrencilerin mesleki eğitim, genel lise eğitimi ve genel liseler içinde alan, bölüm seçerek oluşturdukları birikimin adil bir değerlendirmeye tabi tutulmasını sağlamaktır. Bu ayrımların kaldırılması sonucunu doğuran bir düzenlemenin eğitim sisteminin örgütleniş biçimindeki bütünlüğü bozacağı ve yargı kararlarına aykırı olacağı açıktır.‘‘
YÖK‘ün savunması
Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının savunmasına da yer verilen gerekçede, YÖK‘ün yargı kararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü hukuki boşluğu gidermek için belirlediği farklı katsayı oranına ilişkin açıklama yaparken ‘‘yönlendirme amacıyla getirilen sınırlamanın bireyin yükseköğrenim hakkını ortadan kaldırmaması, istediği takdirde makul seviyede bir gayretle bu sınırlamayı aşabilmesine imkan verilmesi gerektiği, aksine bir yaklaşımın bireyi katlanamayacağı bir sorumluluk altına sokarak Anayasanın beşinci maddesine aykırılık teşkil edeceği, yasal kuralların ilgililerin farklı bir alanı tercih etmelerinin engellenmesi sonucunu doğuracak düzenlemeleri içermediği gibi meslek lisesi mezunlarına kendi alanlarından farklı bir alanda yükseköğrenim görmek istemeleri halinde de farklı katsayı uygulanacağına ilişkin bir düzenleme yer almadığı, farklı katsayı uygulamasının meslek liselerini olumsuz etkileyeceği, sınav sürecinin başladığı, kılavuzların hazırlandığı bu aşamada oluşacak değişikliklerin öğrencilerin başvurularında belirsizlik yaratacağı‘‘nın ileri sürüldüğü belirtildi.
Önder Genel Başkanı Hüseyin Korkut:
Kasıtlı, tarafgir ve hukuk dışı
"Danıştay‘ın aldığı bu karar hukuki değil ideolojik bir karar. Danıştay kendisini idarenin yerine koyarak bütün eğitim sisteminin önünü tıkadı. Mesleki eğitimin önünü daha da kapatmış oldu. Ortada zaten bir katsayı farkı var. Ama Danıştay bu haksızlığı da beğenmeyerek daha çok haksızlık yapın diyor. Hem de sınava kısa bir süre kalmışken, öğrenciler sınav psikolojisinin içine girmişken böyle bir tutum içine girilmesi facia. Kasıtlı, tarafgir ve hukuk dışı bir karar. Burada YÖK ya süratle yeni bir düzenleme yapacak ya da Danıştay‘ın bu kararını tanımayacak. Danıştay‘ın kararı her ne kadar bir hukuk kararı olsa da bir kaosa yol açacaksa uygulanmayabilir."
Danıştay‘ın son kararı ile ilgili düşüncelerini aldığımız Önder Genel Başkanı Hüseyin Korkut, Danıştay‘ın bu son kararı ile var olan haksızlığı beğenmeyerek "daha çok haksızlık yapın" demek istediğini ifade etti. Korkut düşüncelerini şöyle açıkladı: "Danıştay‘ın aldığı bu karar hukuki değil ideolojik bir karar. Danıştay kendisini idarenin yerine koyarak bütün eğitim sisteminin önünü tıkadı. Mesleki eğitimin önünü daha da kapatmış oldu. Ortada zaten bir katsayı farkı var. Ama Danıştay bu haksızlığı da beğenmeyerek daha çok haksızlık yapın diyor. Hem de sınava kısa bir süre kalmışken, öğrenciler sınav psikolojisinin içine girmişken böyle bir tutum içine girilmesi facia. Kasıtlı, tarafgir ve hukuk dışı bir karar. Burada YÖK ya süratle yeni bir düzenleme yapacak ya da Danıştay‘ın bu kararını tanımayacak. Danıştay‘ın kararı her ne kadar bir hukuk kararı olsa da bir kaosa yol açacaksa uygulanmayabilir."
Yarımağan: Adaylar başvurularını yapsın
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Danıştayın son kararının ardından yaptığı açıklamada, YGS‘ye girecek adayların aksatmadan, süresi içinde sınava başvuruda bulunmalarını istedi. Yarımağan, başvuru süresinin 12 Şubat Cuma günü sona ereceğini anımsatarak, gerekirse süre uzatımına gidilebileceğini de bildirdi.




