Kadir Has Üniversitesi Siyaset Akademisi‘nde düzenlenen bir programa katılan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Türkiye‘de hukuki ve siyasi bir reforma ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Anayasaların ya asker namlusu ucunda ya da AB‘nin emriyle yapıldığını dikkat çeken Kurtulmuş, "Siyasi manevralara gerek yok. Millete ‘gel ve Anayasanı yap‘ diyeceğiz." şeklinde konuştu.

Hukuk, eğitim, ekonomi kararlarıyla ilgili milletin denetimi olmadığını ve asıl sorunun bu olduğunu anlatan Saadet Lideri Kurtulmuş "Türkiye‘de bu sorunu çözecek bütün kurum ve kuruluşları milletin denetimine verecek bir siyasal sistem kurmak zorundayız" dedi. 1921 Anayasası‘nda egemenliğin kayıtsız şartsız millete verildiğinin altını çizen Kurtulmuş, "1980‘de eğitim, 2000 yılında yürürlüğe giren IMF programıyla da ekonominin üst kurullara devredildiğini kaydetti.

Saadet Lideri Prof. Numan Kurtulmuş, Kadir Has Üniversitesi Siyaset Akademisi programına katılarak öğrencilere konferans verdi. Konuşmasında Türkiye‘de iki temel sorunun varlığına işaret eden Kurtulmuş, "Türkiye‘deki hukuki ve siyasi reform sürecine bir ihtiyaç duyuluyor. Yargı- siyaset ilişkileri ve darbe iddiaları, reformlarla ilgili zorunlulukları ortaya çıkarmaktadır" dedi. "Halk oy veriyor tamam ama esas itibariyle bu sistemin yapısını iyi analiz ettiğimiz zaman ortaya bürokratik oligarşi çıkıyor. Demokraside egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Milletin de bu hukuka göre egemenliğini kullanması gerekir. Egemenliğin nasıl kullanılacağını ise siyasal sistemi ortaya koyar" ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, "1960 ihtilali ile birlikte "egemenlik yine kayıtsız şartsız milletindir ama millet bunu kurumlar vasıtasıyla yürütür anlayışı" hakim olmuştur. 1980‘de ise eğitim, 2000 yılında da yürürlüğe giren 17. IMF programı ile ekonomi millet denetiminden alınarak üst kurulara verildi. Böylece yönetim millet denetiminin dışına çıktı" şeklinde konuşan Kurtulmuş, "Hukuk, eğitim, ekonomi kararlarıyla ilgili milletin denetimi yoktur. Sorun budur" dedi.

Erzurum savcılarının yetkilerini ellerinden alan HSYK‘nın, Türkiye‘deki yargı mekanizmasını yöneten bir üst yapı olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, "Millet denetimi yok. Yüksek Askeri Şura‘da kararlar alınıyor, insanlar ordudan atılıyor ama bu insanların gidebileceği bir mahkeme yok. Anayasa Mahkemesi yapılan değişiklikleri şekil bakımından inceler. Alınan bir anayasa değişikliğini kaldırıp iptal ediyor. Türkiye‘nin temel meselesi siyasal ve hukuki bir reform sürecidir. ‘Rötuş yapalım‘la olmaz. Bu görüntüyü kurtarmaktan ibarettir. Yeni, özgür, katılımcı ve çağdaş bir anayasa yapılmalı" ifadelerini kullandı.

‘Kurtulmuş: "Yüzde 92 ile anayasayı onaylattık demek,  marifet değildir. Millete açmak ve millete açtığımız bu Anayasayı referandumla onaylamaktır. Seçim sistemi, siyasi partiler yasası değiştirilmeli, topyekun bir reform süreci yapılmalıdır. Mesele kedine demokrat olmak değildir" dedi. Siyasi partilerin kapatılmaların zorlaştırılması gerektiğini vurgulayan Saadet Lideri Kurtulmuş, "Yüzlerce yıllık kökleri olan bir milletin iç düşmanı olmaz. Milleti suçlu göremezsiniz" şeklinde konuştu.

Seçim barajı milli iradeye darbedir

Seçim sonuçlarına göre herkesin temsil edildiği bir parlamentonun kurulması gerekliliğinden bahseden Kurtulmuş, "2002 seçimlerinde milletin yüzde 45‘inin oyu çöpe atıldı. Kimin böyle bir hakkı var. 2007 seçimlerinde ise yüzde 20 oy çöpe gitti. Seçim barajı mili iradeye darbedir. Barajlar kaldırılmalıdır. Barajlar kalkarsa, siyasi irade bozulur diyen Kenan Evren‘dir" dedi. Kurtulmuş, eski seçimlerde tek liste tek parti olduğunu şimdi ise çok parti olmasına rağmen tek liste olduğunu belirtti.

İşçiye yok faize çok

Türkiye‘nin kayıtdışılık bakımdan dünyanın en kötü ülkelerinden biri olduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Üst gelir grubundan, kazanandan değil garibandan vergi alınıyor. Bu kadar çok yoksul ve işsizin olduğu ülkede sosyal refahı önceleyen bir sistemi kurmalıyız" ifadelerini kullandı. Hükümetin Tekel işçilerine bütün haklarının tamamen vermesi halinde 480 milyon TL tuttuğunu belirten Kurtulmuş, "2010 yılında iç borç faizine 56.8 milyar veriyorsunuz. Vergi alman gerekenden borç alıyorsun. Orta ve uzun vadeli özel sektör borcu 200 milyar dolar oldu" şeklinde konuştu. Yatırım ve istihdama önem verem bir ekonomik modelin kurulmasının şart olduğunun altını çizen Kurtulmuş, "İç talebi ve bölgesel talebi esas alan bir üretim imkanının ortaya koyulması gerekiyor. Sınır aşan sinerji koridorları ile Türkiye yeniden üreten ve kendi imkanlarını hayata geçiren bir ülke olmalıdır" dedi.

Siyasi tarafta özgürlüklerden yana olan reformlarla, ekonomik alandaki reformların aynı anda yapılması gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, "Bu işi millet yapmalıdır. Bu ülke yeniden güçlü bir ülke olarak ayağa kalkabilir. Bir insanın en büyük gücü iyi yetişmiş insan gücüdür" ifadelerini kullandı.

Türkiye kendi modelini kurmalıdır

28 Şubat sürecinde müdahalenin sivil darbeciler vasıtasıyla yapıldığını söyleyen Kurtulmuş. "Mecliste iktidar ortağı olan Doğru Yol Partisi‘nin 50 milletvekilini bir gece içerisinde şemsiye partisine geçirerek hükümeti düşürdüler. Milletin tanımadığı kişileri seçtiğiniz zaman parlamentolar zayıf oluyor" ifadelerini kullandı. Türkiye‘nin önündeki ikinci temel sorunun ekonomi olduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Yoksulluk, işsizlik ve üretimsizlik var. Türkiye yeniden kendi modelini kurmalıdır" dedi. 2000 yılından itibaren Türkiye‘nin tabi tutulduğu ekonomi modeli neticesinde tarım nüfusunun azaltıldığını, tarım enflasyonu adı altında alım gücünün düşürüldüğünü ve özelleştirmelerle bankacılık, finans sektörünün yabancılaştırıldığını vurgulayan Kurtulmuş, "Özel sektörün orta ve uzun vadeli borçları 200 milyar dolar civarındadır. Bunun anlamı özel sektörün yabancıların eline geçmiş olduğudur" ifadelerini kullandı.

Muhabir: Haber Merkezi