Bilkent Üniversitesi‘nin dev salonundaki "Terörle Uluslararası Mücadele" temalı seminerde yeni bir unsur yoktu. Bilinenler tekrarlandı. 80 ülkeden 461 katılımcının, salondaki davetlilerin tek ilgi odağı Org. Başbuğ idi.

Şimdiye kadar bu kadar ilgi uyandıran, Ankara‘daki büyükelçileri, dost ülkelerden gelen Genelkurmay Başkanlarını çeken başka bir seminer görmedim.

Herkesin merakı TSK‘nın nabzını tutmak, askerin yeni konumu hakkında bir fikir sahibi olmaktı. Yapılan resmi konuşmaları "kimse dinlemedi" desem pek abartmış olmam.

En ilginç yanı Org. Başbuğ‘un büyük merakla beklenen konuşmasında -yine ilk defa-  iç politikaya veya İktidar-Asker çekişmesine tek kelimeyle dahi değinmemesi oldu. Seminerden önce, söyleyeceklerini medyada söylemiş, semineri tümüyle terörle mücadeleye ayırmıştı. Yeni salvolar bekleyenler hayal kırıklığına uğradılar, ancak doğrusu da buydu.

Konuşmasının anlamına gelince; "... Bizim asıl işimiz terörle mücadeledir ve  bunu bizden iyi yapan yoktur..." Tabii bu kelimeleri kullanmadı, ancak bu mesajı verdi. Konuşması da ilk defa, sloganlı bilinen klişelerden oluşmamıştı. TSK‘nın terörle mücadele deneyimlerini anlattığı bölümler ilginçti.

Ancak, terörle ilgili diğer konuşmaların pek ilgi topladığını söyleyemem. Herkesin merakı TSK idi.  Küçük bir ima, farklı bir mimik veya yemekte olsun, resepsiyonda olsun yapılan yorumlardı. TSK‘nın nabzı tutuldu...

Muhabir: Haber Merkezi