İsrail, yeni yerleşim projesiyle sadece Ortadoğu barışını değil, ABD ve Avrupa ile ilişkilerini de tehlikeye atarken, yerleşim birimleri konusunda oldukça endişe verici bir iddia atıldı ortaya. Darfur için toplanan paralarla Batı Şeria ve Doğu Kudüs‘te kurulacak yeni Yahudi yerleşim birimlerinin finanse edildiği iddiası bu! Çok ciddi bir idda. Eğer doğruysa, ABD‘den İsrail‘e uzanan, bir insanlık dramı istismar edilerek nasıl bir kirli tezgahın kurulduğunu gösteren utanç verici bir örnek çıkacak karşımıza...

Son günlerde Batı Şeria ve Doğu Kudüs‘te yeni yerleşim birimleri açma kararı alarak, adeta bölgesel düzeyde yeni bir krize davetiye çıkaran İsrail, bu banka hesaplarıyla ilgili elbette hiç bir bilgiyi dışarı sızdırmayacak. Bankacılık yasalarına sığınacak. Ancak Darfur ve soykırım tezinin arkasındaki siyasi hesaplara, enerji kavgalarına dikkat ederken şimdi de yardım paralarının, kampanyayı yönetenler tarafından iç edildiğini düşünmek çok rahatsız edici. Buradan çıkarılacak dersler çok elbette.

Bu arada; İsrail‘in yeni yerleşim planları, sanıldığı gibi Batı Şeria‘ya yapılacak bin altı yüz konutla sınırlı değil. Kudüs çevresinde ileri vadede elli bin konut yapmayı planlıyorlar. İsrail gazetesi Haaretz‘a göre, yaklaşık yirmi bin dairenin yapımı devam ediyor, kalanların da hazırlığı.. Üzerinde tartışmalar yapılan bin altı yüz konutluk yerleşim birimi, Doğu Kudüs‘te, aşırı sağcı Ramat Sholomo yerleşimcileri için inşa edilecek.

Gelişme ABD ile İsrail arasında son otuz beş yılın en ciddi krizini çıkardı. ABD yönetimi, Ramat Sholomo yerleşim planının iptalini, barış görüşmeleri için jest yapılmmasını, Filistinli tutukluların serbest bırakılmasını, İsrail askerlerinin Batı Şeria‘nın bir kısmından çekilmesini, yol engellerinin kaldırılmasını isterken, bazı çevreler, ABD yönetiminin yeni yerleşim birimleri konusunda İsrail‘e yeşil ışık yaktığını da iddia ettiğini belirtmek durumundayız.

Bakalım şu öngörümüz doğru çıkacak mı? Bölgesel yakınlaşmanın tecrit edip hareket alanını daralttığı İsrail, Gazze, Güney Lübnan ya da Kudüs üzerinden çok ciddi bir krizi tetikleyebilir. Bu üç noktadan en önemlisi Doğu Kudüs. Kudüs üzerinden geliştirilecek bir kriz, hepsinden daha etkili olacak, bölgesel hesapları değiştirecektir...

Muhabir: Haber Merkezi