Bugünlerde Washington‘daki Ermeni lobisinin keyfi pek yerinde. Neden olmasın ki?
Ankara sanki adeta onlar için çalışıyor. Başbakanın Türkiye‘de kayıtsız bulunan Ermenistan vatandaşlarını sınır dışı etme konusundaki tehditkâr ifadesi en çok Ermeni lobisine yaradı. Bu gidişle Türkiye ABD Kongresi‘nde kendi tezlerini dinleyecek kimseyi bulamayacak. Ermeni lobisinin beceremediğini Türkiye kendisi başarıyor...
Türkiye ve ABD‘nin dış politika gündeminde İran gibi son derece önemli bir konu var. Türkiye bir an evvel tekrar bölgesel bir güç gibi davranmaya başlayarak Washington ile ilişkilerde ölçek düşürmek yerine ölçek yükseltmelidir. Bu arada tabii ki Ermenistan ile normalizasyon konusunda da yaratıcı formüller üzerine kafa yorulmalı. Ortada sınır açma ve diplomatik ilişki yönünde iki protokol olduğuna göre burada bir manevra alanı bulunabilir. Mesela, Ankara Karabağ‘da çözüm adına geçici olarak Ermenistan ile sınırı açma kararı alabilir. Ankara böylece protokollerden bağımsız olarak bir iyi niyet adımı atabilir ve karşılığında Erivan‘dan da bir iyi niyet jesti beklediğini açıklayabilir.
Geçen hafta ifade ettiğim üzere, AK Parti dış politikada popülist eğilimler yerine cesaret ve vizyon göstermeli. Başbakan, Kıbrıs ve Annan Planı döneminde yaptığı gibi bugün de hep "bir adım önde" olma stratejisine geri dönerek 2011 seçimlerine reformcu kimliğiyle hazırlanmalı. Aksi takdirde AK Parti yükselmesine farkında olmadan katkıda bulunduğu ulusalcı ve milliyetçi dalganın altında kalacaktır.





