Öğ-Der Genel Başkanı Akkiraz, medyaya yansıyan okullarda şiddet ve cinsel suçlar haberleri üzerine yetkilileri uyardı:
Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) Genel Başkanı İsmail Hakkı Akkiraz, son günlerde medyaya yansıyan haberlerin eğitimdeki korkunç tabloyu gözler önüne serdiğine dikkat çekerek, yetkilileri acil önlem almaları konusunda uyardı.
ÖĞ-DER Şube Başkanları toplantısının açılışında gündemdeki konuları değerlendiren Genel Başkan Akkiraz, Türkiye‘de eğitim gündemine bakıldığında okullarda şiddet olayları, madde bağımlılığı, cinsel istismar ve taciz olayları, aşk kavgaları, güvenlik olayları, katsayı adaletsizliği, insan hakkı ihlalleri ve başörtüsü engeli gibi başlıkların ön plana çıktığını söyledi. Gazetelerde son günlerde eğitimle ilgili çıkan haberlerden büyük üzüntü duyduklarını belirten Akkiraz, "İşte birkaç çarpıcı haber. Taciz Gizli Kamerada: Kayseri‘de bir Yatılı İlköğretim Bölge Okulu‘nda öğretmenleri R.E. tarafından tacize uğrayan öğrenciler tacizi ispatlamak için sınıfta gizli kayıt yaptı. Anaokulunda Öğretmen Şiddeti: Hatay‘da bir okulun ana sınıfı öğretmeninin öğrencisini yere yatırıp üzerine bastığı iddia edildi. Aynı Okulda İkinci Dayak İddiası: Antalya‘nın Alanya İlçesi‘nde, 7 yaşındaki oğlu M.Z.‘nin sınıf öğretmeni 34 yaşındaki A.D. tarafından dövüldüğünü iddia eden 31 yaşındaki F.Z. polise başvurdu. Siirt‘te Sır Gibi Saklanan İğrenç Tecavüz! Siirt‘te bir ilköğretim okulunda yaşandığı iddia edilen tecavüz olayıyla ilgili soruşturmanın sürdüğü açıklandı. Samsun‘da okulda taciz iddiası. Adana‘da öğrenci kavgası üç yaralı. Beykoz‘da öğrenci kavgasına kan bulaştı. Bursa‘da öğretmenler veli ve öğrenci önünde kavga etti. İstanbul‘da liseli gençlere prezervatif dağıtıldı. Niçin okullarımızda ve buna bağlı olarak toplumumuzda bu olaylar meydana gelmektedir. Birinci sebep eğitimde maneviyatçılık yerine materyalizmin benimsenmesidir. İkinci sebep eğitim sistemimiz haçlı ve ırkçı emperyalizmin müttefik gücü ABD ve AB müdahalelerine açık hale getirilmiş olmasıdır." diye konuştu.
John Dewey raporu açıklansın
27 Aralık 1949 yılında kurulan "Birleşik Devletler Eğitim Komisyonu" vasıtasıyla Türk Milli Eğitimi‘nin idaresinin ABD‘nin gözetimine açık hale getirildiğini, bu komisyonla birlikte AB‘nin de Türkiye‘deki eğitim sistemini Yeni Dünya Düzeni‘ne uyumunu sağlama görevini titizlikle yerine getirmekte olduğunu kaydeden Akkiraz, bu komisyonda yeralan John Dewey‘in eğitimle ilgili yazdığı ve zamanın yöneticilerine sunduğu raporun eğitim sistemi üzerindeki etkisi konusunda gizliliğin devam ettiğini ifade etti. Bu raporun içeriğinin açıklanmasının zamanının geldiğini söyleyen Akkiraz, yetkililere şu çağrıda bulundu: "Şimdi yetkililere soruyoruz. John Dewey raporu, Türkiye Birleşik Devletler Komisyonu ve AB uyum yasaları çerçevesinde Türkiye‘de görev yapan kaç adet eğitim misyoneri bulunmaktadır? Bu eğitim misyonerleri hangi kurumlarda görev yapmaktadır? Lions, Rotary gibi ABD ve AB bağlantılı Siyonist örgütlenmenin bir parçası olduğu bilinen kuruluşların "Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Kurumlara Ait Açma, Kapama ve Ad Verme Yönetmeliğinin" 7. Maddesine aykırı olarak isimlerinin okullara verilmesi ve bu okullarda bu kuruluşlara birer temsilcilik odasının tahsis edilmesi hangi yüksek amaca hizmet etmek için yapılmaktadır? Yüzde 99‘u Müslüman olan bir ülkenin çocuklarına İslam dinini doğru bir şekilde öğretmek devletin görevi olduğu halde niçin bu görev ilgili kurumlar tarafından yerine getirilmemektedir? Eğitim sistemimiz niçin İslam dinine kapalıdır? Her alanda özel okullaşma teşvik edilirken niçin özel İmam Hatip Okulları açılması kanuna sonradan eklenen bir madde ile engellenmiştir? Engellenmeye devam edilmektedir? Bu ve benzeri soruları ülkemizin her kesiminden aydınlarına, fikir ve kanaat önderlerine, siyasetçilerine, öğretmenlerine, üniversite hocalarına sormayı bir görev biliyoruz ve Türkiye‘nin nereye götürülmek istendiğini bilen kimseler olarak gördüğümüz bu insanların, halkı Şuurlandırma görevlerini yapmaya davet ediyoruz"




